reklam
reklam
Akademik Personel | 08 Aralık 2016, Perşembe

Sizce Ben Çok Para mı Kazanıyorum?

25 Eylül 2014
Sizce Ben Çok Para mı Kazanıyorum?
       

Doğu’da Çalışan Bir Akademisyenimizin Yaşadığı Maddi, Manevi Sıkıntılar ve Geliştirme Ödeneği

 

Doğu’daki Üniversitelerin Geliştirme Ödeneği ve Miktarları Hala Tartışılacak Gibi Gözüküyor ve Bizlerde Siz Değerli Takipçilerimizin Mesajlarını En Kısa Sürede Değerlendirerek Yayınlamaya Çalışıyoruz. Konunun bu denli ilgi çekmesinin sebebi ise galiba geliştirme ödeneğinin ilk defa akademisyenler tarafından değerlendiriliyor olması..

Bakalım meslektaşımız geliştirme ödeneği ve doğudaki akademik kariyer hakkında neler ifade etmiş..:

 

Merhaba değerli akademisyen arkadaşlarım, meslektaşlarım ve hocalarım.

İki yıldır Erzurum Atatürk Üniversitesi Oltu Yer Bilimleri Fakültesi’nde Araştırma Görevlisiyim. Fakültemiz Oltu ilçesinde ki kendisi yerel halk tarafından Erzurum’un en gelişmiş ilçesi olarak bilinir, anılır. Fakat biraz daha modern yerleri görmüş olan her kimi getirirseniz getirin size buranın gelişmemiş bir yer olduğunu söyler. Yaklaşık 30 bin nüfusa sahip olan Oltu Doğu’nun geneli gibi dağlar ile çevrili. Çevrede Batı’daki gibi sosyal etkinlik alanları (at çiftliği, paintball, yüzme havuzu, yürüyüş yapılabilecek bir alan vb.) yok. Varolan sosyal etkinliklerimiz ise dersler, okul içi ortam ve çok nadir olarak düzenlenen öğrenci gezileri.

Son zamanlarda sıkça gündeme gelen ödenek tartışmalarına değinmek istiyorum.

Yaklaşık 2 yıldır buradayım. Yüksek Lisansımı Batı’daki bir üniversitede yaptım. Keyfimden mi? Hayır, kendi üniversitemde kendi bölümümde lisansüstü eğitim yok. (Lisansüstü eğitim yapabileceğim en yakın yer karadan ulaşım ile 7 saat süren Karadeniz Teknik Üniversitesi) Şimdi basit bir matematik ile aylık gider hesabı yapalım.

Ders döneminde ortalama olarak 2 haftada 1 lisansüstü eğitim yaptığım üniversiteye gittim. Yaklaşık 17 saat süren bu yolculukta;

190 TL otobüs bileti (Gidiş-Dönüş)
50 TL molalarda 2 yemek (Gidiş-Dönüş)
60 TL 1 gece konaklama
50 TL şehir içi ulaşım, öğle yemeği vs.
Muazzam bir yol yorgunluğu (Bunu ücretten saymıyorum, benden olsun.)

Toplam 350 TL. Ayda 2 gidiş yaptığımıza göre bu demek oluyorki benim aylık toplam 700 TL sabit giderim var. (Elde var 1)

 

Akademisyenlerden Tepki: Geliştirme Ödeneği Kaldırılmasın

 

Şimdi gelelim bireysel ihtiyaçlara…

Ailem, sevdiklerim, dostlarım ve kız arkadaşım benden 22 saat uzaklıkta bir yerde yaşıyor. Hem ben hem de onlar insan evladı, özlüyoruz haliyle. Buradaki yaşam koşulları ise özlemimi daha da sıklaştırıyor ve arttırıyor. Haydi özlemi biraz düşük tutalım ve ayda bir değil de iki ayda bir onların yanına gittiğimi düşünelim. Zengin değilim, uçak hesabı yapmayacağım, yine otobüs ile gideceğim.

230 TL otobüs bileti (Gidiş-Dönüş)
100 TL Oradaki giderlerim. (Elimi cebime attırmadıklarını varsayarak…)
Muazzam bir yol yorgunluğu (Bunu da ücretten saymıyorum, benden olsun.)

Toplam 330 TL. Ay bazındaki gideri bulmak için 2’ye bölelim, 165 TL. (Elde var 2)

Aaaa, söylemeyi unuttuğum bir şeyi fark ettim. Tüm bu gidiş gelişlerimiz görevlendirmeler ile oluyor. Görevlendirme sınırımız ise 30 gün. Sonrasında maaşımızdan günlük 18 TL kesiliyor. Arada bir sempozyum ve kongreler oluyor, onlara katılmak için de görevlendirme alıyoruz. Dolayısıyla bu 30 günü fazlası ile aşıp, 60 güne ulaşıyoruz. Bu da yıllık ortalama 540 TL miktarında bir kesintiye sebep oluyor. Yani aylık 45 TL’lik bir ücret. (Elde var 3)

Şimdi genel toplama geçelim.

700 TL + 165 TL + 45 TL = 910 TL Ortalama aylık sabit gider. Değerleri her ne kadar düşük tutmaya çalışsam da illaki bir şeyleri abarttığımı düşünmüşsünüzdür, itiraf edin. Bu düşüncenizden dolayı da aylık 110 TL (Yıllık 1320 TL) atıyorum, geriye kalıyor 800 TL.

 

Geliştirme Ödeneği 15 Yılını Dolduran Üniversitelerde Sona Erecek.

 

Peki benim aylık aldığım ödenek ne kadar? 576 TL. Bu durumda ne oluyor? Siz benden daha avantajlı konumda oluyorsunuz. Büyük ihtimalle bulunduğunuz üniversitede Lisansüstü eğitim var ki yoksa bile git-gel sonucu harcadığınız ücret benim harcadığımdan kat be kat daha az. Aynı şekilde sevdiklerinizin yanında olmak için harcadığınız ücretler de. Yolda geçen zamanınıza değinmiyorum bile…

Doğu’da yaşam ucuz diyen biri var mı aranızda? İstanbul, İzmir ve Ankara’yı çıkardığımızda kesinlikle ucuz değil.
Ben aylık 500 TL kira veriyorum.
Dolmuş parası 1.5 TL, gidiş-dönüş 3 TL. Öyle 90 dk içinde aktarma falan yok, indi-bindi hesabı.
Sizinle aynı elektriği kullanıp aynı kaçak kullanım faizini ödüyorum. Farkımız 0.
Su? Su’da farklı olan ne olabilirki.
Ekmek? Heryerde aynı.
Sebze? Burada üretim çok olmadığı için Batı’dan daha pahalı, inanın.
Et? Hayvancılık burada gelişmiş mi? Evet. Dolayısıyla ucuz mu? Evet dediğinizi düşünüyorum ancak değil. Düşündüğünüz bu ucuzluk satış reyonuna girmemiş ürünlerde geçerli. Ucuza getirmek için ne yapayım? Koyun alıp kendim mi keseyim? (Dana eti kg 30, tavuk eti kg 7.50 TL)

Şimdi yukarıdakilerin hepsini okudunuz. Bu durumda, sizce ben çok para mı kazanıyorum?

Not: Değerli Takipçimiz Siz de Haber Niteliği Taşıdığını Düşündüğünüz Şeyleri Bizimle Paylaşabilirsiniz. (Haber Gönder Sekmesini Tıklayınız)

       

Yorumlar

  1. Ekrem diyor ki:

    Buradaki yazılanlar akademik camianın % 99’u için geçerli. Gerisi faso fiso.

  2. Ömer diyor ki:

    Akademisyenlik para için yapılacak meslek değildir. Kazancımın çoğunluğu kitaba kırtasiyeye gidiyor. Bunlar bu meleğin cilveleridir.

  3. felsefe yapmak istemezdim diyor ki:

    Biz söz var derdi dünya olanın dünya kadar derdi olur. Şairin tek dişi kalmış canvar olarak tarif ettiği medeniyetin bizleri kendine esir ettiği kağıt parçalarıysa bu hayatın anlamı işimiz çok ama çok zor. Bence çok mu kazanıyorumdan önceki ilk soru şu: ben niye bu dünyadayım ne için geldim yada gönderildim. 2. soru ise şu kazandığım para helal mi yani hakkını veriyormuyum. Bu soruları cevapladıktan sonra hala akademisyenin maaşı az diyen var mı? Aslında aklıma bir kaç soru daha geldi şuan araç nedir? amaç nedir? mesela para amaçmıdır? yoksa araçmıdır? eğer araç ise amaç ne ola ki.. Birisi bu konuyu çok iyi özetlemiş demiş ki bu dünyada ençok neyi seversen o senin sahibin olur.

    Son olarak bir ayet-i kerime de birde hadis nitelğinde kıssa eklemek istiyorum

    “Sizi, bir imtihan olarak, şer ve hayırla deneyeceğiz. Hepiniz de nihayet bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya, 21/35)

    Ayet açıkca diyor ki sınav sadece “şer” ile değil “hayır” ile de sınav var o yüzden ne istediğimize dikkat etmek lazım galiba.

    Kıssa ise şöyle:
    Hz. Ömer (ra), sessizce, Efendimizin dinlenmekte olduğu odaya girer. Bir an çevresine göz gezdirir. Odasının bir yanında işlenmiş bir deri, bir diğer köşesinde de, içinde birkaç avuç arpa bulunan küçük bir torba vardı. İşte Allah Resûlü’nün odasında bulunan eşyalar bundan ibaretti. Bu manzara karşısında ağlamaya başlayan Hz. Ömer (ra)’in hıçkırıkları O’nu (asm) uyandırır. Kalkınca hasırın vücudunda iz yaptığını, kan oturduğunu gören Hz. Ömer (ra) ise omuzları sarsıla sarsıla ağlamaya başlar. Hz. Muhammed (asv) hayretle sorar:
    “Ey Hattab oğlu! Niçin ağlıyorsun?”
    “Ey Allah’ın Elçisi! İranlılar imparatorlarını saraylarda yaşatırken, Bizanslılar Kayserlerini lüks ve ihtişama boğmuşken sen ki Allah’ın Elçisisin… İzin versen de, biz de seni…”
    Maksat anlaşılmıştır, Allah’ın Elçisi (asm), gelecekteki halifesinin sözünü hüzünlü bir tebessüm, tatlı bir el işareti ile keser ve
    “Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı “(Ankebut, 29/64)
    ayetini okuduktan sonra ekler:
    “İstemez misin ey Ömer? Dünya onların olsun, ahiret te bizim!.

  4. Ali diyor ki:

    Her zaman para önemli değildir. Bir gün bankada 2 saat geçirin veya bir tapu kadastro da 2 saat geçirin. Paranın ne kadar boş olduğunu anlayacaksınız.Orada çünkü sizin sadece paranız önemli, suratınıza bile bakmadan işlem yapan insanlar var karşınızda. Aslında onlarda ekmek parası derdindeler, laf etmiyorum.

    Aslında para 2 yerde çok önemli gerçekten. Birincisi, ölmeden önce hastanede iyi bakılmanız, özel odalarda tedavi görmeniz; diğeride 7 yaşında başlayıp yaşam boyu süren eğitim hayatınızda. Parası olan insan iyi şekilde bakılıp ölüyor veya eğitiliyor.

    Üniversitede emekliliği yaklaşmış bir abimiz var: kendisinin passat model ve çocuğunun altında bir arabası daha var, 10 evi, dükkanları, tarlaları v.s. var. 20 milyon tl malvarlığı vardır. Her ay kiralarından 5-7 bin tl arası geliri var. 3 bin tl de memur maaşı vardır. 10 bin tl yi gören bu abimiz, lise mezunu olduğu için kendisini sadece parası ile(babadan kalma) öne çıkarmakta. Bir Prof. Dr. Bölüm başkanının yanına gittiğinde “eski kürsü sekreterimiz burda, çay içiyoruz” lafına içerlediğini ve kendi çocuklarına sırf bu yüzden “hukuk, tıp” okuttuğunu her zaman dile getirmekte.

    Yani para her zaman geçerli değildir..

  5. muaddib diyor ki:

    Pamukkale üniversitesinde Öyp’den araştırma görevlisiyim çalışma şartlarından dolayı artık kendimi akademisyen olarak değil memur olarak görüyorum üniversitedeki 2.öğretimden dolayı sabah 8 akşam 5-6-7 zorunlu mesailerimiz var denizli gerçekten pahalı bir yer öyle normal daire bulamıyorsun her yer apart kiram 700 faturalarımla birlikte 1000lira. aylık mutfak giderim minimum 600 lira okulda yeme içmem aylık 400 lira lisans ve y.lisans öğrenim kredilerimin geri ödemesi aylık 617 lira çalışma ve gizli mobbingten stressten sigaraya başladım o da aylık 300 lira. eee maaş 3200 geriye 283 lira kalıyor ki kalmıyor 1 yıl önce atanmış olmama rağmen göya rektörlük seçimlerinden dolayı öyp ödeneğimi alamıyormuşum alamadığım için kırtasiye masrafım aylık 100 lira. Hadi bi maceraya atıldık evlenelim dedik yüzükler çikolatalar, çiçekler, yol masrafları, takım vs. oda halkbank paraf kartıma 4000 lira girdimi!!! Yani anlayacağın kardeşim ben eksilerdeyim hayatım boyunca hep mücadele ettim 2012 yılında babamı kanserden kaybettim işçi emeklisiydi kıt kanaat geçindik beni okutmasını da bildi şimdi memleketim de bi anam bide kardeşlerim kaldı bak onları parasızlıktan görmeye bile gidemiyorum halimden şikayetçimiyim değilim seni öldürmeyen şey güçlü kılar her zaman her türlü mücadeleden sağ çıkmasını bildim yani şikayet etmeyi sızlanmayı bırak şükretmesini bil yaşamana bak. Öyp’den atanmasaydın ne yapacaktın.

  6. akademisyen2 diyor ki:

    yazmasaydın doğuyu.. herkes senin gibi değil.. ben de batıda akademisyenim ancak ailem doğuda.. bende çok harcama yapıyorum haliyle.. sen benden 600 lira fazla alıyorsun.. hani adalet.. hükümet artık görsün gerçekleri.. kesilsin geliştirme ödeneği.. saygılar..

  7. Faruk Kaldıran diyor ki:

    Kişisel olarak siz haklı gibi gözüküyorsunuz, ancak hesabınızın ikinci kısmına katılmak pek mümkün değil ailesinden uzakta olan her akademisyenin durumu sizinle aynı. Sosyal yaşamla ilgili olarak dediklerinize de katılamayacağım Erzurum eskiden sanat başkentiydi de iki yılda mı değişti? Yani bir yere atanmayı kabul ederken tüm olasılıkları da düşünmek lazım. Eğitim için yol masraflarınızda haklısınız ancak bunun da çözümü ya ÖYP olmalıydı ya da size yolluk ve yevmiye çıkartması okulunuzun. Kişisel olarak bakınca pek çok insanın özel durumu olabilir ancak bu kalkındırma ödeneğinin yarattığı genel haksızlık tablosunu kaldırmıyor. Kişisel yorumuma bakarsanız en temel hata zaten köylere üniversite açılması; üniversite şehri kalkındıran bir unsur değil bilime katkı sağlayan bir yer olmalı. Bilime katkı da sanatla, kültürle herşeyden önemlisi sanayi ile beslenmeyen bir yerde zor çıkar.

  8. akademisyen diyor ki:

    Yazilanlara kesinlikte katiliyorum. Cok yerinde ve dogru bir tespit. Ayrica ars.gor. nickli arkadasa yaziyi daha dikkatli okumasini tavsiye ediyorum. Batida akademik kariyer yapmak icin 7 8 saat mesafede bir baska uni ye gidiyor mu ? Egitimini calistigi yerde aliyor batidaki ve cogu sehirdeki arkadaslar.

  9. Araş. Gör. diyor ki:

    Evet çok kazanıyorsun.. Neden mi? Batıda yaşayan biri olarak doğuya gitmişsin, hesap yapıyorsun, peki ya doğuda yaşayan biri batıya giderse? Senin saydıklarının aynısı onlar için geçerli değil mi ? Ama o senden 600 lira az maaş alıyor. Bu durumda kim çok kazanıyor ? Lütfen elinizi vicdanınıza koyun, aynı harcamalar herkes için geçerli zaten. Senin bu teorine göre Şırnaklı olan biri Şırnakta akademisyen olursa az maaş alsın nasılsa yukarıda belirttiğiniz artı harcamalar yok!!! Artık devir değişti, literatüre her yerden erişebilirsiniz, manasız tartışmalarla kendimizi kandırmayalım..

  10. Yusuff diyor ki:

    Eğer bir şeyler üretmen gerekirken para hesabı yapıyorsan gerçekten az kazanıyorsun. Sana hesap yaptıran sistem utansın.

Yorum Yaz