reklam
Akademik Personel | 23 Ocak 2017, Pazartesi

Sağlık Alanında Doktora İçin Yeni Düzenleme

30 Mayıs 2016
Sağlık Alanında Doktora İçin Yeni Düzenleme
       

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) sağlık bilimlerinde doktora programı açılma şartlarında değişikliğe gitti. Buna göre sağlık alanında doktora programı açılabilmesi için gerekli altı öğretim üyesinin de aynı alandan olma şartı kaldırıldı. Altı öğretim üyesinin üçü aynı alandan, üçü ise ilgili veya yakın alandan olabilecek.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, sağlık bilimleri çalıştayında yaptığı konuşmada ilgili değişikliği, “11 Mayıs’ ta YÖK Yürütme Kurulu’nda aldığımız bir kararı paylaşmak istiyorum. Sağlık alanındaki doktora eğitimleri planlanırken bazı alanlarda eğitici kriterinin sağlanmasında zorluklar yaşanıyor. Bu zorluğu aşmak için YÖK olarak sağlık alanında doktora programı açılmasına ilişkin ilkelere; ‘Sağlıkla ilgili anabilim dallarında doktora programı açılabilmesi için lisansüstü eğitim öğretim programı açılmasına ilişkin ilkelerin  birinci ve ikinci maddesi uyarınca, üniversite kadrosunda önerilen alandan en az ikisi doçent veya birisi profesör olmak üzere üç öğretim üyesi olması gerekiyor. Diğer üç öğretim üyesi ise, ilgili veya yakın alandan olabilecektir’ ibaresi eklenerek doktora eğitimi verecek hoca sıkıntısı çekilen alanlarda doktora programlarının açılabilmesine imkan sağlandı” sözleriyle açıkladı.

‘Sanayi odaklı doktora’

Prof. Dr. Yekta Saraç, çalıştayda Türkiye’deki doktora eğitimine de değindi. YÖK Başkanı, doktorada iki önemli kavrama önem verdiklerini belirterek şöyle konuştu:

“Avrupa yükseköğretim alanında öğrenci sayısı açısından ikinci büyük ülkeyiz. 193 üniversitemizde 6 milyon 785 bin 535 öğrenci okutuyoruz. 148 bin 903 öğretim elemanımız var. 100 binin üzerinde uluslararası öğrencimiz var. 2015-2016 yılında 78 bin 223 kız öğrenci ve 45 bin 535 erkek öğrenci doktora çalışması yapıyor. Önemli olan bu yüksek sayısal büyüklüğe hızla kalite kültürünü getirmek. Doktora konusunda özellikle vurgulamak istediğim diğer iki önemli kavram; Sanayi Odaklı Doktora ve Disiplinlerarası Yeni çalışmalar’dır. Bu değerler, ancak ortak çaba ve yüksek sorumluluk anlayışı ile gerçekleşebilir. Ben bütün üniversitelerimizin istenirse bu kavramları yakalayabileceğini düşünüyorum. “

Doktora eğitimine kalite kavramını yerleştirmeliyiz”

YÖK Başkanı Saraç, Yükseköğretim Kalite Kurulu’ndan da bahsederek doktora eğitime kalitenin ısrarla ve hızla yerleşmesi gerektiğini de dile getirdi.

“Yeni YÖK olarak, hemen her konuşmamda ısrarla üzerinde durduğum önemli bir konu, bu yıl kurduğumuz Yükseköğretim Kalite Kurulu’dur. Üniversitelerimizde kalite kavramı, fevkalade önemsediğimiz ve asla ödün vermeyeceğimiz çalışma alanımızdır. Bugünkü çalıştayın önemli bir konusu da kalite kavramı olmalı. Bu kavramı, doktora eğitiminde de ısrarla ve hızla yerleştirmeliyiz.”

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

  1. symo++ dedi ki:

    not : bu üstteki metin de baya yazım hatasından kaynaklı anlatım bozuklukları var. matematik böyle bir şey işte bu arada ,bir bulmaca gibi çözmek isteyen duyarlı insanlar da olur zannetmiştim. halbuki hemen herkes bir açık arıyor ,bu tarz insanlara acıyorum doğrusu zavallıcık bilmiyor ki istesem en tirajlı haber kanalında sunuculuk bile yapacak diksiyonum vardır.

    yinede anlayışınız için teşekkür ediyorum.

  2. symo++ dedi ki:

    bence bu iyi oldu. üstünkörü ile okudum ama fena değildi. yani her ne kadar türkiyede olsak arada sırada doğru kararlar aldığımız da olmuyor diil hani.

    yani türk insanının dışarıdaki haline bakıyorum ,cahillik diz boyu diyorum tek kelimeyle hani herife desen ki ben matematikçyim ama moleküler biliyorum desen hhhyyy akıl var mantık var diyecek hiç olur mu öyle şey, yahu sen matematikçisin aklını başına topla matematikçi adam napsın moleküler biology yi diyenleri görür gibi olmuştum.

    ayrıca bu fikir muhtemelen bizim bu kararları alan devlet alilerimize de yansımış olacak ki , hiç ben interdisiplin çalışmaya uygun bişiler görmüyorum. halbuki canada ,abd gibi okulların bazı hocalarına -okullarına baktığınızda interest alanına “math-biology” yazılı olduğunu görmek mümkün.

    neyse renkli eklemeler yapayım bari; bizim bu türk insanlar varya abi sadece ben mi öyle anlıyorum bilmiyorum ama mesela sokaktan bir doktor üniforması ile yürüyo olsa ,yani izlenimlerim milletinin onu peygamber gibi bir varlığa benzetiyor oldukları. hatta bide stetohchope si de boynunda takılı olsa ay ve ben gibi genç yakışıklı birşey olsa olay tamam ay amannn artık yoldan gelen geçenlerden belkide tatlı ısmarlayanlar , ne bilim bomboş sebeplerden iltifat edenler “ay ne kadar sihirl görünüyorsunuz ” dugularını gözlerinden ışın gibi saçanlar filan filan filan bööyle şeyler görmek mümkün caaanım türk insanından hani.

    neyse demeye çalıştığım şey sen lisanstan şurayı bitirdin o zaman sen o alanın mucidisin hani matematikçisin ya zaman zaman beni bernhard riemanndan , gauss gibi kadim matematikçilerden daha evla görenleri bile görmüşümdür mesela , ve bu çok yanlış. zeki olduğum doğrudur ama riemann farklı birdir ona ulaşmak için eminim önce birkaç fırın ekmek daha yemek lazım

    üstelik gauss un he matematikçi hem de fizikçi olduğunu bilmiyorlar mı ne..

    kısaca diyorum ki..

    çok şey öğrenebilirsiniz , o alandan mezun olma zorunluluğu yok olmamalı da , olamaz da ..çok şey öğrenebilirsiniz,öğrenebilmelisinizde.

    (bu arada , çoğu kişi türk hekimliğinin kaliteli olmadığını bilmiyor galiba,isterseniz şyle gözlemleyebilirsiniz belki : hastaneye hiç hasta olmadığınız ,hiçbir şikayetiniz olmadığı halde gidin. ancak kendisine birkaç şikayet söyleyin. doktorun size birkaç ilaç karalayıp görürseniz hiç şaşırmayın (!))

Yorum Yaz