reklam
reklam
Akademik Personel | 11 Aralık 2016, Pazar

Politik Krizlerin De Tahmin Algoritması Var!

25 Şubat 2014
Politik Krizlerin De Tahmin Algoritması Var!
       

Bir ülkede olabilecek isyan, ayaklanma, etnik ve din kökenli şiddet eylemleri ve krizleri oturduğumuz yerden tahmin edebilmek mümkün mü?

 

Sondan başa doğru ilerleyelim; Ukrayna’da yaklaşık bir aydır süren protestolar ve sonucunda gerçekleşen devrim, Almanya’da NSA’in internetteki her hareketimizi izlediğinin ortaya çıkması sonucu yapılan protestolar, Brezilya’da yapılan hükümet karşıtı protestolar, Türkiye ’de yaşanan Gezi Parkı eylemi, Arap Baharı adı verilen; Tunus, Mısır, Libya’da devrimle sonuçlanıp Suriye’de halen sürmekte olan iç savaş ile devam eden uluslararası kriz, Amerika’da yaşanan Occupy Wall Street hareketi… Bazıları çok öncelerden geliyorum diye bağıran, bazıları görünüşte önceden sinyal vermeyen, bazıları ufak bir hareket iken toplumsal bir tepkiye dönüşen olaylardı.
Hiç şüphesiz her ülkenin yönetimi tüm bu saydıklarımın ve daha atladığım bir çok krizin, ayaklanmanın, şiddet eylemlerinin ve devrimin nerede, nasıl ve hangi şiddette olacağını bilmek, adımlarını buna göre atmak ister.
Peki bu tip olayları yani bir ülkede olabilecek isyan, ayaklanma, etnik ve din kökenli şiddet eylemleri ve krizleri oturduğumuz yerden tahmin edebilmek mümkün mü?

İç savaşın algoritması Bu tip olayları önceden tahmin etmekle ilgili ilk çalışmalar Pentagon’un Ar-Ge birimi olan DARPA tarafından 90’ların başında başlatılmış.
Yürütülen projede tamamen yakın gelecekte yıkılma olasılığı yüksek olan hükümetleri tespit edebilecek bir yazılım geliştirilmesi üzerine odaklanılıyor. Öncelikle nüfusu yarım milyonun üzerindeki 29 Asya ülkesindeki CIA ajanlarını sorguluyorlar; çalıştıkları ülkedeki durum stabil mi değil mi; yakın zamanda ayaklanma çıkar mı çıkmaz mı şeklinde son durumun analizini alıyorlar.
Görülüyor ki ajanların tahminlerindeki başarı oranı yüzde 60 civarında.
Buradan yola çıkan DARPA, tahmin yazılımının başarı hedefini yüzde 80 olarak belirliyor ve çok geçmeden bu hedefine ulaşıyor. Yazılımı ICEWS (Bütünleşik Karışıklıklar için Erken Uyarı Sistemi) olarak adlandırıyorlar.
Anlıyorlar ki yazılımın CIA ajanlarının tahminlerini kolaylıkla geçmesinin en büyük sebebi, duygusal faktörlerin öne çıkmamış olması. Her ajan kendi çalıştığı bölgeyi ve bu bölgede uzun süre çalışarak elde ettiği bilgileri aşırı önemsediğinden bir miktar abartarak sunuyor. Diğer taraftan bir yazılım için bu tip bir duygusallık tabii ki söz konusu değil.
Bu başarısının ardından ICEWS, Pentagon’un çok gizliden de gizli projelerinin arasından yerini alıyor. 90’larda başlayan bu projenin büyük veri analizi, veri madenciliği, makina öğrenmesi ve yapay zeka alanlarında son 20 yılda yaşanan gelişmelerden kesinlikle istifade ettiğini de göz önüne alırsak ICEWS’in şu andaki tahmin yeteneğinden korkmak gerekir herhalde.
Tabi ICEWS’in ne kadar iyi bir yazılım olduğunu hiç bir zaman öğrenemeyeceğiz.
Ancak şanslıyız ki iç savaşları tahmin etme işi, artık sadece gizli servislerin yürüttüğü bir proje olmanın ötesine geçip bir akademik çalışma alanı haline gelmiş durumda.
Hem de çalışmaların tamamı açık kaynak!

Aylık kriz raporu veren laboratuvar Amerika’nın prestijli üniversitelerinden Duke Üniversitesi’ndeki Ward Laboratuvarı’nda geliştirilen CRISP adlı yazılımın tek bir görevi var:
Her ay toplamda 167 ülke için isyan, ayaklanma, etnik veya din kökenli şiddet eylemi, ulusal veya uluslararası kriz çıkma olasılıklarının raporunu vermek!..
Tabii bunu yapması için yazılımı dünyanın her yerinde meydana gelen olaylarla beslemek gerekiyor. Ancak bu artık hiç sorun değil çünkü tüm ihtişamıyla internet diye bir şey var!
Artık dünyada yaşanan olaylar, Pentagon’un yazılımı ICEWS’in ilk çıktığı 90’ların başındaki gibi sadece belirli kesimlerin bilgisi dahilinde değil. Örneğin dünyanın her yerinde yaşanan her önemli olayın tutulduğu açık kaynak veritabanı GDELTS var. CRISP yazılımı da bu veri tabanına dayanarak Paraguay’da ayaklanma olup olmayacağını, Suriye’de yaşanan iç savaşın nereye gideceğini tahmin etmekte kullanılıyor.
Üstelik de oldukça başarılı bir biçimde!
Medya ve internet yoksa politik başarı da yok!
İşin özü, ister çok gizli olsun ister açık kaynak, her iki yazılım da ağırlıklı olarak medya kaynaklarından besleniyor. Pentagon gibi CIA ajanlarının raporlarından da faydalanmıyorsanız başka türlü dünyadaki her olayın çetelesini nasıl tutacaksınız zaten!


Çizimin açıklaması: GDELTS ve ICEWS yazılımlarının Gezi Olayları esnasında kaydettikleri olayların kıyaslaması.
Tabii hem medyanın hem de internetin sansüre uğradığı ülkelerde işin rengi değişiyor. Çin ve Uygurlar arasında kan gövdeyi götürürken, bölgedeki olaylara dair haberlerin sansürlenmesi yüzünden CRISP’in bölgedeki şiddet eylemi olasılığını yüzde 33 vermesi gibi…

Yani bir yazılım düşün, sana ülkende çıkabilecek karışıklıkları belirli olasılıklarla önceden söylüyor. Eğer zaten mevcut bir karışıklık varsa artacak mı azalacak mı bilgisini de veriyor!
Bir politikacıya hangi adımları atarsa kazanacağını hangi adımları atarsa kaybedeceğini bilimsel olarak söyleyen bir yazılım.
Mükemmel liderin can dostu!
Ve bunu yaparken kullandığı ana kaynak internet ve medya.
Hal böyleyken, başarılı olmak isteyen her hükümetin reçetesi belli:
İnternet ve medya sansüründen mümkün mertebe uzak durmak ve acilen işe bilimsel yaklaşıp böyle bir yazılım yaptırmak.
Aksi halde her ay Ward Laboratuvar’ının darbe ve kriz tahmin raporlarını, sınıfta kalacak bir öğrencinin bölüm koridoruna asılan not listesine koşarken yaşadığı heyecan ile takip edip ter dökmemek mümkün değil!

 

Kaynak: Radikal

       

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz