Akademik Personel | 14 Aralık 2017, Perşembe

ÖYP’yi Bekleyen Adaylar Tepkili!

ÖYP’yi Bekleyen Adaylar Tepkili!
       

Yüksek Öğretim Kurulu’nun Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı’nı kaldırma kararı almasının ardından adaylar isyan etti. YÖK’ün 2010 yılında üniversitelerde yaşanan torpil ve kadrolaşmanın önüne geçilmesi için yürürlüğe koyduğu nitelikli bir akademisyen yetiştirme programı olan ÖYP’nin kaldırılması kararı, adaylar ve kamuoyundan tepki almaya devam ediyor.

ÖK’ün 5 yıldır devam ettirdiği merkezi atama yöntemi ile ALES, YDS ve Lisans Not Ortalaması puanlarına göre düzenlenen ÖYP Programı, ne yazık ki talep yetersizliği gerekçe gösterilerek kaldırıldı. Adayların tepkisine neden olan bu karar, ÖYP’nin önüne geçtiği üniversitelerdeki kadrolaşma ve torpil korkusunu ise yeniden ülke gündemine taşıdı.

 

Twitter üzerinden örgütlenerek #ÖYPkaldırılmasın etiketi ile taleplerini YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta SARAÇ’a ileten adaylar, YÖK tarafından aldatıldıklarını belirtiyorlar. YÖK’ün 14 Mayıs tarihli Genel Kurul kararı ile ÖYP programına getirdiği ve sınav tarihinden itibaren 2 yıl geçerliliği olacağı duyurulan alan sınavı uygulamasının ardından kaldırma kararının gelmesi, sınavlara giren adaylarda şok etkisi yarattı.

 

Eğitim Sen ve Eğitim İş Sendikaları’nın alan sınavı kararını yargıya taşıdığı ve davaların halen Danıştay 8. Daire’de sürmekte olduğu biliniyor. CHP Konya Milletvekili Dr. Mustafa Hüsnü BOZKURT’un Başbakan Ahmet DAVUTOĞLU’na cevaplaması için sunduğu meclis soru önergesi ise henüz cevaplarını alabilmiş değil. TBMM’de tatilin sona ermesinin arından işleme alınan soru önergesi, YÖK’ün aldığı alan sınavı kararının ÖYP programı ile uyuşmadığı ve iktidar partisinin kadrolaşma girişimi şüphesini taşıdığı yönündeydi.

 

Adaylar, sosyal medyada tepkilerini dile getirmenin yanında başlattıkları dijital imza kampanyası ile de kamuoyunun ve YÖK’ün dikkatini çekmeyi planlıyorlar. Duyarlı tüm vatandaşlardan, bu torpil ve kadrolaşma girişiminin önüne geçilmesi çağrısını yineleyen adaylar, imza kampanyasına destek verilmesini bekliyorlar.

 

İmza Kampanyası İçin TIKLAYINIZ

 

BİMER ve YÖK üzerinden ilettikleri dilekçeleri ile sorularının cevaplandırmasını isteyen adaylar, acilen bu mağduriyetin giderilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Adayların gönderdiği dilekçelerde ise şu ifadeler yer aldı:

 

TC

YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA

ANKARA

TC Yüksek Öğretim Kurulu bünyesinde 2010 yılından bu yana devam eden Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı, Kurul’un resmi internet adresi üzerinden 22/09/2015 tarihi ile yapılan açıklama neticesinde sona erdirilmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda;

 

1- Yüksek Öğretim Kurulu kontrolünde 5 yıldır devam ede gelen nitelikli bir akademisyen yetiştirme programı olarak ÖYP’nin kaldırılması kararının hukuki dayanakları nelerdir?

 

2- Kurul, söz konusu kaldırma kararını, internet adresi üzerinden yaptığı açıklama ile 1/09/2015 tarihinde aldığını beyan etmektedir. Söz konusu trajik kararın, bu programa güvenerek eğitim hayatlarını şekillendiren binlerce akademisyen adayının ve kamuoyunun takdirine duyurulması için neden 21 gün boyunca beklenilmiştir?

 

3-  Görevi  kötüye  kullanma  suçu,  Türk  Ceza  Kanunu’nun  (TCK)  2.  kitabının “ Millete ve Devlete Karşı Suçlar ” başlıklı 4. kısmının “ Kamu  İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ” başlıklı 1. bölümün de yer almaktadır.  Buna göre, “ Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle,  kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası  ile cezalandırılır. Ayrıca görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya  kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu  görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır…

 

denilmektedir. Bu bağlamda, 5 yıldır uygulamada olan ÖYP Temmuz atamalarının, YÖK tarafından uygulatma – dayatması ile aday öğrencilerin katılımına açılan 14/05/2015 Genel Kurul kararı ile duyurduğu Alan Sınavları neticesinde, Temmuz ÖYP atamaları kurulun hataları sebebiyle gerçekleştirilememiştir. Yaklaşık olarak 4 aydır maddi ve manevi zarara uğratılan adayların yanı sıra YÖK’ten Güz dönemi için araştırma görevlisi talebinde bulunan üniversitelerin ihtiyaçları da karşılanamamıştır.  Adaylar süreç içerisinde aldatılmış, yetkililer tarafından yayımlanan bildiriler doğrultusunda kamuoyu nezdinde yanıltılmaya çalışılmıştır. YÖK’ün resmi internet sitesi üzerinden “Üniversitelerden gelen yoğun talepler” doğrultusunda alındığı ifade edilen alan sınavı kararı için, 6 Ağustos tarihinde söz konusu talepkâr üniversitelere yeniden alan sınavı için görüş sorulma yöntemine gidilmiştir. Alan Sınavlarında uygulanan yöntemler hukuk devleti kararları ile uyuşmamakta olup, Danıştay 12. Dairesi’nin aldığı içtihat kararı doğrultusunda kayıt altına alınmayan sözlü mülakatların her hangi bir geçerliliği de bulunmamaktadır. Mevcut bir hükümet bulunmamasına rağmen ve aynı zamanda 10 Haziran – 16 Haziran 2015 tarihli Danıştay 8. Daire’de görülmeye başlanan Eğitim İş, Eğitim Sen Sendikaları’nın Alan Sınavı kararının Yürütmeyi Durdurma ve İptal istemi davalarının devam ederken, sınavların ve bu doğrultuda da atamaların yapılması hukuk devleti ilkeleri ile bağdaştırılamayacak bir durumdur. Bütün bu veriler ışığında; Yüksek Öğretim Kurulu Başkanı Yekta Saraç, ÖYP Komisyon Yürütücüsü Prof. Dr. Yavuz ATAR, üyeler; Prof. Dr. İbrahim HATİBOĞLU, Prof. Dr. Durmuş GÜNAY, Prof. Dr. Muhittin ŞİMŞEK, Prof. Dr. Mustafa SAFRAN’nın yasal yükümlülüklerini yerine getiremediği ve binlerce akademisyen adayının yanı sıra Türk Halkı’nı kasti olarak yanılttığı ve görevini kötüye kullandığı açıkça görülmektedir. Kendilerini savunmak için görüşleri nelerdir?

 

4- Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik, Psikoloji ve Felsefe Bölümleri alan sınavı başvuruları 1/09/2015 tarihi saat 18.00’da sona ermiştir. Son yapılan ÖYP’nin kaldırılması kararı açıklaması neticesinde, alan sınavı başvuruları öncesinde kaldırma kararının alındığı da açıkça görülmektedir. Sınava katılan öğrencilerin, 2 yıl geçerli olacağını düşündükleri bu sınava zorlanmaları ve hiç bir geçerliliği olmayan vaatlerle Ankara’da 8-9-10/09/2015 tarihinde alan sınavına sokulmalarının açıklaması nedir?

 

Yukarıda yer alan sorularımın cevaplandırılmasını ve gereğinin yapılmasını arz eder, bu dilekçeyi resmi kanallar aracılığı ile tarafınıza sunarak şikayetimi dile getirmekte olduğumu bildiririm. Saygılarımla,

Kaynak: Radikal

       

BENZER HABERLER