reklam
Akademik Personel | 24 Mart 2017, Cuma

ÖYP Araştırma Görevlileri Mağdur Edilmemelidir

ÖYP Araştırma Görevlileri Mağdur Edilmemelidir
       

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, ÖYP araştırma görevlilerinin temsilcileriyle bir araya geldi.

Genel Merkez’de gerçekleşen görüşmede, 674 sayılı KHK ile Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) araştırma görevlilerinin 674 sayılı KHK sonrası hukuki statülerinin 33/a’dan 50/d’ye dönüştürülmesinin yol açacağı sorunları aktaran ÖYP araştırma görevlileri temsilcileri, taleplerinin ilgili makamlara iletilmesini istedi.

Latif Selvi, 33/a statüsündeki araştırma görevlilerinin, doktora öğrenimlerinin bitiminde, kendi üniversitelerinde veya bir başka üniversitede yardımcı doçent kadrosu buluncaya kadar bulundukları üniversitede ‘araştırma görevlisi doktor’ olarak çalışabildiğini hatırlatarak, “674 sayılı KHK ile ÖYP araştırma görevlilerinin statülerinin 33/a’dan 50/d’ye dönüştürülmesi, doktoralarının bitiminde üniversiteleriyle iş ilişkilerinin sonlandırılması anlamına gelmektedir” dedi.

Araştırma görevlileri arasındaki statü farkının, yükseköğretim sisteminin kronik sorunlarından biri olduğunu kaydeden Selvi, “Eğitim-Bir-Sen olarak, iş güvencesi bağlamında, 50/d statüsündeki araştırma görevlilerinin 33/a statüsüne geçirilmesi talebini toplu sözleşme süreci başta olmak üzere, her platformda savunmuştuk” şeklinde konuştu.

674 sayılı KHK ile taleplerin tam tersi yönde bir düzenlemeye gidildiğini ve 33/a statüsündeki araştırma görevlilerinin bir kısmının 50/d statüsüne indirildiğini ifade eden Selvi, şunları söyledi:

“Bahse konu düzenlemenin gerekçesi ortaya konulmadığı için bu düzenlemenin FETÖ/PDY ile mücadele çerçevesinde mi çıkartıldığı yoksa YÖK’ün ÖYP politikasındaki değişikliğin geldiği nihai nokta mı olduğu konusunda yorum yapma imkânına sahip değiliz. Yükseköğretim sisteminin niceliksel gelişmesi alanında son yıllarda atılan olumlu adımların uzun soluklu olması ve yükseköğretimin niteliğinin artırılması ekseninde ÖYP türü öğretim elemanlarının sayısını ve mesleki gelişimini artıracak programlara ihtiyaç olduğu ortadadır. Ancak söz konusu hedefe, öğretim elemanlarının iş güvenceleri ellerinden alınarak ve özlük haklarının belirsizliğe sürüklenerek ulaşılamayacağı da aşikârdır.”

Mağduriyetlerin oluşmasının önlenmesini ve uğruna pek çok emek, zaman ve kaynak harcanan ÖYP’den umulan sonucun elde edilebilmesini teminen, halen doktoralarına devam eden ÖYP’lilerin herhangi bir hak kaybı olmaması veya üniversiteleri tarafından mobbinge maruz kalmamaları için YÖK tarafından tedbir alınması gerektiğini vurgulayan Selvi, “Eğitim-Bir-Sen olarak statü farkı gözetmeksizin araştırma görevlileri başta olmak üzere, yükseköğretim çalışanlarının iş güvencelerinin sağlanması ve korunması için çaba sarf etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Kaynak: Eğitim Bir Sen

       

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz