Akademik Personel | 16 Aralık 2017, Cumartesi

Oxford’da Liseli Sunumu

Oxford’da Liseli Sunumu
       

Robert Koleji son sınıf öğrencisi Nazlı Elsa Koç, ‘Hasta tedavi süreçlerinde kötü haberin etkisi’ üzerine yaptığı çalışmayla Oxford Üniversitesi’nin düzenlediği ve dünya çapında doktorların, bilim insanlarının katıldığı Evidence Live 2015 konferansında konuşma yapmaya hak kazandı.

Nazlı Elsa Koç, Robert Koleji son sınıf öğrencisi. Geçtiğimiz aylarda dünyanın en önemli üniversitelerinden Oxford’dan çok önemli bir davet aldı. Dünya çapında doktorların, bilim insanlarının katıldığı konferansta 13 Nisan’da ilk Türk liseli olarak sunum yapacak. Küçük yaşta başlayan tıp tutkusu, lise yıllarında her yaz tatilini hastanelerde geçirecek kadar büyüdü.18 yaşındaki Elsa Koç,ameliyatlara gözlemci olarak katılıyor. Tedavi süreçlerini takip ediyor. ‘Hasta tedavi süreçlerinde kötü haberin etkisi’ üzerine yaptığı çalışmayla İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Evidence Live 2015’te konuşma yapan ilk Türk liseli olacak. Elsa, tıbba olan ilgisini şöyle anlatıyor:

HASTALANDIĞIMDA BAŞLADI

“Ailemde tıp ya da bilimle uğraşan, örnek olacak biri yoktu. Küçükken annemin hücrelerin yapısıyla ilgili bir kitap hediye ettiğini hatırlıyorum. Çok hoşuma gitmişti. O zamandan beri doktorluğa karşı bir zaafım var. 8 yaşında böbreklerimden geçirdiğim bir operasyondan sonra hastanelerden çıkmaz oldum. Birkaç yıl tedavi gördüm. Hastanelerin umut vaat ettiğini anladım. Çocuklardaki hastane korkusu bende sevgiye dönüştü. Doktorlarla iletişimi öğrendim, hastanelerdeki yaşamı gözlemledim.  Hastanelerde zaman geçirirken bir işe yaradığımın farkına varıyorum. Ben de sinemaya gidiyorum, bilgisayarda vakit geçiriyorum. Fakat hastanede günümün kayda değer geçtiğini hissediyorum. Arkadaşlarım zaman zaman isyan ediyor. Bazen bir yere gitmek istediklerinde eşlik edemiyorum. Sohbet ederken, konu hastanelere çekilebiliyor.

SORUMLULUĞUM VAR

Hastane bana umudun var olduğunu öğretti. Hastanelerde işi kitabına uygun yapmanın ne demek olduğunu ve disiplini öğrendim. Bu doğruluk ve dürüstlük umut dolu. Bana asistan tıp öğrencilerine verdikleri kadar sorumluluk veriyor doktorlar. Asıl görevim gözlemlemek, sorular sormak, sorulara yanıt bulabilmek. Cerrahlarsa ameliyatlarda anatomi soruları soruyor. “Şu doku ne”, “Neden bu işlemi yapıyorum” gibi. İlk ameliyatımdan beri kana bakmaktan rahatsız olmadım. Her nedense beni hiç rahatsız etmiyor.
Koç Üniversitesi’nden Dr. Alan Alper Sağ ile beraber bir projemiz vardı. Sorumuz şuydu: “Hastalara kötü haberin verilmesi tedavi sürecini nasıl etkiler?” Ben bu konuda yazılan tüm makaleleri okudum. Bir gün Twitter’da ‘British Medical Journal’ın ‘Evidence Live 2015’ konferansı için başvuruların açıldığını gördüm. Böyle önemli bir tıp konferansının bana geri döneceğini hiç düşünmüyordum.

BAŞVURDUM KABUL ETTİLER

Çalışmamızı özetleyen bir metin gönderdim. İlgilerini çekmiş ve benden bir sunum yapmamı istediler. Bilim dünyasında önemli isimlerin konuşmalar yaptığı böyle bir konferansta yer almak gurur verici. Umarım bu çalışma konferanstan sonra ‘English Journal of Medicine’de yayımlanmaya layık görülür. Sunumun nasıl olacağını çok merak ediyorum. Heyecanlıyım. Açıkçası konuşmaya çok hazırlanmıyorum. Bunun doğallığı etkileyeceğini düşünüyorum. Zaten çok sevdiğim bir şey hakkında konuşma yapacağım. Rahat olacağımı umuyorum.”

Boston’da tıp eğitimi

Boston, tıp eğitimi için harika bir yer. Birçok büyük ve gelişmiş merkez var. Yeni araştırmalara çok büyük bütçeler ayırılıyor. Ben de 7 yıl lisans eğitimi veren Boston School of Medicine’a başvurdum. Robert Lisesi’nde not ortalamam gayet iyi. Ayrıca lise ve ortaokul öğrencilerine özel ders vererek para kazandım. Şubatta Boston’da mülakata çağrıldım. Binlerce başvuru arasından sadece 80 kişi mülakata girmeye hak kazandı. Bunlardan 5’i hariç hepsi ABD vatandaşıydı. Yani anadilleri İngilizce. Mülakatım çok iyi geçti. Neden bu okulu istediğimi ve bu bilime olan ilgimi anlatmaya çalıştım. Birkaç gün önce okuldan bir mail geldi. Kabul edilmişim. Öncelikle travma cerrahisinde eğitim görmek istiyorum. Yüz rekonstrüksiyonu da çok ilgimi çekiyor. Boston’da konuştuğum cerrah bu konuda çok iyi çalışmalar yapıyor. Bu beni çok etkiledi.

2 bin uzmana konuşacak

Oxford Üniversitesi’nin iki yılda bir düzenlediği ‘Evidence Live 2015’ konferansına bu yıl dünya çapından 2 bine yakın davetli katılacak. Bu buluşmalarda üniversite ve kliniklerden uzman bilim insanları global çapta halk sağlığını etkileyen konularda ‘kanıtlara dayalı’ yeni bulgularını paylaşıyor, nasıl kullanabileceğini tartışıyor. İlki 2013’te düzenlenen konferans ABD, Avusturya, Kanada, Romanya, İsveç, Belçika, İspanya, Hollanda, Bangladeş, Rusya, Malezya, Mısır, Suudi Arabistan, Avustralya ve Pakistan’dan uzman konuşmacıları ağırlayacak. Evidence Live 2015 13-14 Nisan’da Oxford Üniversitesi’nde gerçekleşecek.

Ameliyattaki zor anlar

Bir beyin ameliyatına gözlemci olarak katıldım. Hastanın beyninde geniş bir tümör vardı. Çok zorlu bir ameliyattı. Birden büyük bir kanama oldu. Cerrah birkaç dakikada kanamayı durdurmayı başardı. Ancak bu stresli geçen birkaç dakikayı ve cerrahın paniğini unutamıyorum. Günün en karanlık anından sonra güneş doğar. Bu nedenle hastaların acı çekmesinin sonundaki ışığı görüyorum. Tabii zor. Ama tıbbın var olmasının nedeni de zaten bu acıyı dindirmek.

Kaynak: Hürriyet

       

BENZER HABERLER