reklam
reklam
Akademik Personel | 11 Aralık 2016, Pazar

ÖSYM’den “KPSS” Açıklaması

9 Aralık 2014
ÖSYM’den “KPSS” Açıklaması
       

ÖSYM tarafından yapılan açıklamada, Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) puan üstünlüğüne ve mezuniyet alanı uygunluğuna göre yapılan KPSS yerleştirme işlemlerinin, yüzde 100 doğruluk ve şeffaflık prensibi ile gerçekleştirildiğine işaret edilerek, “Hiçbir aday, mezuniyet alanı uyuşmazlığından dolayı atamasının yapılamayacağı bir kadroya yerleştirilmemekte ve hiçbir aday puanı yetmediği bir kadroya asla yerleştirilmemektedir” denildi.

ÖSYM’nin internet sitesinde yer alan açıklamada, 7 Aralık 2014’te bazı basın yayın kuruluşlarında yayımlanan haberlerde bir siyasi parti genel başkan yardımcısı ve parti sözcüsü milletvekilinin, KPSS uygulamalarına ilişkin iddialarıyla ilgili olarak açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.

Açıklamada KPSS,  657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak çıkarılan Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kamu kurum ve kuruluşları tarafından, açıktan atama yapacakları B grubu kadrolar için ilgili mevzuatı uyarınca yetkili makamlardan izin alındıktan sonra, bu kadroların koşullarının belirlenmesi amacıyla yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarının, YÖK Başkanlığına başvurduğu anlatıldı.

Bunların dışında kalan diğer kamu kurum ve kuruluşlarının Devlet Personel Başkanlığına başvurduğu ve KPSS’nin usul ve esasları, içeriği, yapılacağı yer ve zamanı, sınavın duyurulması, KPSS’de yer alacak konular ile testler ve bunların ağırlıkları, puan türleri ve hesaplama yöntemi, başvuru yapacakların öğrenim düzeyi, adayların başvurusu, sınavdan elde edilecek puan türlerinin yerleştirmede ve giriş sınavına çağrıda kullanılmasına ve KPSS sonuçlarının adaylara ve kurumlara bildirilmesine ilişkin esasların, Devlet Personel Başkanlığı (DPB) ve ÖSYM tarafından müştereken belirlendiği kaydedildi.

“Talimat alınması söz konusu değildir”

KPSS’nin, mevzuatla veya DPB ile belirlenen kurallar dışında gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığına işaret edilen açıklamada, “6114 sayılı kanun gereği ÖSYM, bu kanunla ve diğer mevzuatla verilen görev ve yetkilerini kendi sorumluluğu altında, bağımsız olarak yerine getirip kullanmakta olup, yürüttüğü iş ve işlemlerin yerine getirilmesinde, hiçbir organ, makam, merci veya kişi tarafından talimat alınması söz konusu değildir” ifadesine yer verildi.

Açıklamada, 31 Ekim 2010’da gerçekleştirilen ve ardından iptal edilmek zorunda kalınan 2010-KPSS Lisans Eğitim Bilimleri testinin ardından yeni bir kuruluş kanunu ile yeniden yapılanan ÖSYM’nin özellikle sınav güvenliği ve gizliliği hususlarında ciddi önlemler almak durumunda kaldığı ve bu doğrultuda konulan kuralların taviz vermeden titizlikle uygulandığı ifade edildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“ÖSYM bu kapsamda; görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapmak ve kılavuzlar hazırlamak yetkisine sahip olup, sınav uygulamalarına ilişkin kurallar gerek idari düzenlemeler, gerek kılavuzlar ve gerekse adaylara yapılan duyurular ve ayrıca sınava giriş uyarılarında defalarca ilanetmektedir. Her aday ÖSYM’ye önceden bildirdiği kişisel durumları dikkate alınarak kendisine özgü engel durumlarına uygun şekilde sınava alınmaktadır.

Ancak genel kurallara istisna şeklinde tanınması istenen diğer bireysel talepler, sınava giren tüm adaylar arasında fırsat eşitliğini zedeleyici olmamalıdır. ÖSYM, hakkaniyet ölçülerine uygun, adil ve fırsat eşitliğini gözeten sınavlar yapmak durumundadır ve yapmaktadır. Münferit bir takım haklı olmayan taleplerin öne çıkarılarak, önceden belirlenip defalarca duyurulan kurallara aykırı olarak istisna uygulanması gerektiği şeklinde ortaya çıkan ve kamu vicdanına haklı talep olarak sunulmaya çalışılan durumlar asla kabul edilemez.”

“Yerleştirme işlemi tamamen şeffaf”

Açıklamada, DPB adına yapılan merkezi yerleştirme işlemlerinde adayların tercihleri alınırken adayların mezuniyet bilgileri ile DPB tarafından belirlenen kadro niteliklerinin kontrol edildiği ve kadro niteliklerine uymayan mezuniyet bilgisine sahip adayların tercihlerinin alınmadığı belirtildi. Bu şekilde her adayın sadece mezuniyetinden dolayı yerleşebileceği kadrolar için tercih yapabildiğinin anlatıldığı açıklamada, “Yerleştirme işlemi tamamen şeffaf bir şekilde yapılmaktadır. Yerleştirme sonuçları ile birlikte her kadro için oluşan en küçük ve en büyük yerleştirme puanları yayınlanmakta ve adaylar tercih ettikleri kadrolara en son kaç puanla yerleştirme yapıldığını görebilmektedirler” ifadesi kullanıldı.

Kadroların yerleştirme sonrası oluşan en küçük yerleştirme puanı değerlerinde kadroların niteliklerinin etkili olduğu, belirli alan mezunlarının tercih yapabildiği kadroların en küçük yerleştirme puanı değerlerinin bütün adayların tercih yapabildiği kadrolara göre daha küçük olduğunun anlatıldığı açıklamada, bu konuya örnek olarak “KPSS-2014/2 yerleştirmesinde “Sosyal Çalışmacı” kadrosuna sadece Sosyal Hizmet Lisans Programı mezunları başvurabildiği için en küçük yerleştirme puanı 62,63277 olarak gerçekleşirken bütün lisans mezunu adayların başvurabildiği “Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni” kadrosunun en küçük yerleştirme puanı 88,27254 olarak gerçekleşmiştir. Bu sebeple sadece KPSS Puanının yüksek olması bir kadroya yerleşmek için yeterli değildir” açıklaması yapıldı.

Merkezi yerleştirme işleminin ÖSYM tarafından yapıldığı, fakat atama işlemlerinin yerleştirme yapılan ilgili kurumlar ve DPB tarafından gerçekleştirildiğine işaret edilen açıklamada, kadrolar için tanımlanan mezuniyet nitelikleri ile birlikte bilgisayar sertifikası, ehliyet, yabancı dil puanı, cinsiyet gibi adayların atanmaları için gerekli olan özel şartların da belirlendiği aktarıldı.

Bu sebeple yerleştirmesi yapılan adayların atanmaları için ilgili kadroya tanımlanmış özel şartları sağlamalarının gerektiğinin kaydedildiği açıklamada, bununla ilgili olarak tercih kılavuzlarında “Dikkat: Koşullarından herhangi birini karşılamadığınız bir kadro ya da pozisyona tercihleriniz arasında yer vermeniz ve yerleştirilmeniz halinde ilgili kurum tarafından atamanızın yapılmayacağını göz önünde bulundurunuz. Mağduriyete uğramamanız ve diğer adayları mağdur etmemeniz için tercihlerinizi internetle ÖSYM’ye göndermeden önce tüm tercihlerinizin durumunuza uygun olduğundan mutlaka emin olunuz” ifadelerinin bulunduğuna vurgu yapıldı.

Açıklamada, “Bu sebeple tamamen KPSS puan üstünlüğüne ve mezuniyet alanı uygunluğuna göre yapılan KPSS yerleştirme işlemleri yüzde 100 doğruluk ve şeffaflık prensibi ile gerçekleştirilmektedir. Hiçbir aday mezuniyet alanı uyuşmazlığından dolayı atamasının yapılamayacağı bir kadroya yerleştirilmemekte ve hiçbir aday puanı yetmediği bir kadroya asla yerleştirilmemektedir. Yerleştirmesi yapılan her aday emeğinin karşılığı olarak hakkı olan sonucu elde etmektedir” denildi.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Peki Bu Açıklamaya Neden Yapıldı?

CHP’den torpil listesi iddiası

'AKP'lilerin yakınları sınavsız atandı'

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, KPSS üzerinden hükümeti eleştirdi. “İş umutları binlerce gencin başka bir bahara kalıyor. Ya da bir AKP yetkilisinin bir kartvizit tavsiyesine kalıyor. İntihar eden 20 gencimizin katili, bu uygulamayı yapanlardır. Nasıl rahat uyuyorsunuz. 1100 odalı değil, 5500 odalı sarayın olsa ne olur? Nasıl rahat yatabiliyorsun. 20 genç kara toprakta” dedi.

Basın toplantısı düzenleyen Haluk Koç, “AKP iktidarı döneminde Kamu Personeli Seçme Sınavı’nın nasıl kadük edildiğini, hakkaniyetin nasıl çiğnendiğini, kayırmanın ve siyasi himayenin devlet memuru olma noktasında nasıl hayata taşındığını acı örnekleri ile paylaşacağız” dedi.

Koç, “Milyonlarca öğrencimiz, kurslara gidiyor yeterli bir puan alıp kamu personeli olmak için. İlk çıkarıldığında siyasette kim erk kullanıyor ise o gücün dışında hak edenin görevlere gelmesi için konulmuş bir düzenlemeydi. AKP iktidarı döneminde maalesef bu da tarumar edildi. Hani deyimdir saray dalkavuksuz olmaz. Siyaset de yalakasız olmaz. Tersine de çevirebilirsiniz. AKP eş dost birinci halka da kendi yakınlarını ön palan alarak siyasette kendi yandaşlarına kadro ulufesi dağıtmayı kendisine görev bilmiş durumda. Son 12 yılda KPSS sınavına giren kişi sayısı, 20 milyona yakın. 610 bin kişi devlet memuru olarak atanabiliyor. Devlette hak ederek bir kadroya girme şansını bu sınavlara bağlayan yüzde 97 yurttaşımız hayal kırıklığı yaşıyor. Sınavlara girenlerin ancak yüzde bir buçuğu devlette kamu görevlisi olarak atanabiliyor” ifadelerini kullandı.

“İŞ UMUTLARI BİR AKP YETKİLİSİNİN BİR KARTVİZİT TAVSİYESİNE KALIYOR”

Koç, “İş umutları binlerce gencin başka bir bahara kalıyor. Ya da bir AKP yetkilisinin bir kartvizit tavsiyesine kalıyor. AKP’li olamayıp sade vatandaş olursa bu yolla kadroya girmek istersen bazılarını sınava bile almıyorlar. Saç rengi yüzünden sınava alınmayanlar var. KPSS imtihanına girip başarı elde edip atanamayan 20 gencimiz intihar ediyor. Bu intihar eden 20 gencimizin yerine, birinci halkadaki AKP yanlıları hülle yapılarak sınavsız bir takım aşamalardan geçirilerek kadroya taşınıyor” diye konuştu.

“1100 ODALI DEĞİL 5500 ODALI SARAYIN OLSA NE OLUR? 20 GENÇ KARA TOPRAKTA”

Cumhurbaşkanı Sarayı üzerinden eleştirilerine devam eden Koç, “İntihar eden 20 gencimizin katili, bu uygulamayı yapanlardır. Nasıl rahat uyuyorsunuz. 1100 odalı değil, 5500 odalı sarayın olsa ne olur? Nasıl rahat yatabiliyorsun. 20 genç kara toprakta” dedi.

“AMPULLÜ BİR KARTVİZİTİN VARSA HİÇBİR SIKINTIN YOK”

Koç, “Memur olmada, yer değiştirmelerde torpil. İstifa sonrası dönüşlerde torpil, işçi alımında torpil, Adalet bakanlığına alımlarda torpil. Varsa AKP’den bir yakının bir yandaşın, ampullü bir kartvizitin varsa, bu işlemleri yapmak için hiçbir sıkıntın yok. Sudan kolay işlemler” dedi.

“BİR TOPLUM ADALETSİZLİK VE GÜVENSİZLİKLE ÇÜRÜR”

Bir toplumun adaletsizlik ve güvensizlikle çürüdüğünü söyleyen Koç, “Mesela Şırnak’ta KPSS sınavında, AKP İlçe Başkanı’nın kardeşi, puanı yetersiz olmasına rağmen büro görevlisi olarak işe alınıyor. Bu torpil iddiası ile mahkemeye taşınıyor. Bir toplum adaletsizlik ve güvensizlikle çürür” dedi.

“VALİLİK ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜKLERİ BİR KÖPRÜ AYAĞI VAZİFESİ GÖRDÜ”

Görevlendirmelerde valilik özel kalem müdürlüklerinin bir köprü ayağı vazifesi gördüğünü söyleyen Koç, “Nasıl işliyor buy torpil çarkı? AKP’li bakan ve milletvekillerinin birinci dereceden akrabaları, arkadaşları KPSS’yi kazanamamalarına rağmen hüllelerle devlet memuru yapıldılar. Bunun için kullanılan basamaklardan bir tanesi valilik özel kalem müdürlükleri. Bir köprü ayağı, vazifesi gördü. KPSS’yi kazanamayan birinci derece yakınlar, valilik özel kalem kadroları ile bir iki gün orada bulunduktan sonra derhal devlet memuru kadrosuna başka bir yere atlatıldılar. Devlete kapı attıktan sonra dha organize işlere girmeye başladılar” ifadelerini kullandı.

“TRT TAM BİR ÇİFTLİK”

Koç, “Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, EPDK, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı, TRT tam bir çiftlik. YURT Kur zıplama yerlerinden. Adeta AKP çiftliğine dönüştürüldüler” dedi.

“ÖMER FARUK CAN SINAVSIZ OLARAK…”

Koç, “Mesela Erdoğan’ın AKP Genel Başkanlık makamındaki özel kalem müdürü Fatih Can’ın kardeşi Ömer Faruk Can, sınavsız olarak Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nda işe alınıyor uzman yapılıyor” dedi.

“İBRAHİM EREN DAHA BALLI MAAŞ ALSIN DİYE…”

Koç, “Erdoğan’ın özel kalem müdür yardımcısı Ahmet Demiralp’in oğlu Muhammet Demiralp, İstanbul Sultanbeyli belediyesi özel kalem müdürlüğü görevine getiriliyor. Açıktan devlet memuru kadrosu alması sağlanıyor sınavsız. Erdoğan’ın oğlu, şu son gemisini geçen gün denize indiren Bilal Erdoğan’ın Kartal İmam Hatip Lisesi’nden sınıf arkadaşı İbrahim Eren, ATV’den başbakanlığa alınıp istisnai kadrodan memur yapıldıktan sonra TRT Genel Müdür yardımcılığı görevine getiriliyor. Bununla da yetinilmiyor. Daha ballı maaş alsın diye Türk Telekom yönetim kurulu üyesi yapılıyor” diye konuştu.”

Cemil Çiçek’İN OĞLU AHMET ÇAĞRI ÇİÇEK…”

Koç, TBMM’de açıkça Atatürk’e küfür edilmesini yönetimi sırasında başını eğerek karşılayan Cemil Çiçek’in oğlu Ahmet Çağrı Çiçek, 2000 yılında TBMM dış ilişkiler ve protokol müdürlüğünde işe başlıyor. 2005 yılında başbakanlık özelleştirme idaresi başkanlığında başkan danışmanı olarak görev alıyor…hepsine sorarsanız vicdanları rahat. Hak hukuk peşindeler bir lokma, bir hırka” diyerek bu duruma tepki gösterdi.

“MEHMET ŞİMŞEK’İN BALDIZI ESİN KARA…”

Koç, “Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, coğrafya öğretmeni baldızı var. Esin Kara, herhangi bir sınava girmeden TOKİ’de göreve başlatılıyor. Şimşek’in basın danışmanı Sibel Tokgöz, Türkiye Gazetesi’nde muhabirlik yaparken başbakanlıkta istisnai memur olarak göreve başlatılıyor. TRT’de araştırmacı kadrosu veriliyor. Şimşek’in yanında basın danışmanı olarak çalışmaya devam ediyor” dedi.

“TİB’TE UZMAN OLACAK BAŞKA HİÇ KİMSE YOK HİÇ İNSAN YOK”

Koç, “Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın abisinin bacanağı, Mustafa Yaman, sınavsız olarak Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nda işe alınıp uzman yapılıyor. TİB’te Uzman olacak başka hiç kimse yok. Hiç insan yok” dedi.

“İÇİŞLERİ BAKANI EFKAN ALA’NIN KIZ KARDEŞİ ELİF ALA…”

Koç, “İçişleri Bakanı Efkan Ala, hani şu “Kapıyı kırın alın kardeşim” diyen var ya. “Hukuk mukuk vız gelir” diyen var ya. Kız kardeşi Elif Ala, sınavsız olarak Şırnak Valiliği’ne özel kalem müdürü yapılıyor. Hiç bekletilmeksizin önce memleketi Erzurum’a sonra da Ankara’da Gençlik ve Spor Bakanlığı’na memur olarak atanıyor. Ne ballı akrabalıklar bunlar” dedi.

Koç, “Beşir Atalay, kızının arkadaşı olarak tanıttığı Melahat Çelebi Öz’ü, önce sınavsız olarak bakanlık müşavirliğine göreve başlatılıyor. Sonra da Atom Enerjisi Kurumu’na uzman olarak tanıyor. Einstein bile intihar ederdi herhalde duysa” dedi.

“FATMA ŞAHİN ERKEK KARDEŞİ ÜNAL KIYMIK…”

Koç, “Fatma Şahin erkek kardeşi Ünal Kıymık, açıktan Muş valiliği özel kalem müdürlüğüne atanıyor. Devlet memuru olması sağlanmıyor. KPSS o nedir bir kesim için öyle bir şey yok. AKP vesayetinde olmak var” dedi.

“SADIK YAKUT’UN OĞLU KPSS’Yİ KAZANAMIYOR AMA..”

Koç, “TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, oğlu KPSS’yi kazanamıyor. Sınavsız bir şekilde Malatya valiliği özel kalem müdürlüğüne atanıyor. Sonra Ankara’da bir kamu kurumuna birinci hukuk müşaviri olarak atanıyor. Reva mı bu? Kim kimi denetliyor. Kediye ciğer emanet edilmiş” dedi.

HEP SÖYLÜYORLAR YA “E ÇALIYORLAR AMA İŞ DE YAPIYORLAR”

Koç, “Hep söylüyorlar ya “E çalıyorlar ama iş de yapıyorlar” Bu bir vicdan, ahlak sorunudur. Bu vicdansızlardan hesap sorulacak. Hiç birinizin hakkı bunların bir tarafında bırakılmayacak. Bu sıkıntılı bir durum teşhir edilmesi lazım” dedi.

       

Yorumlar

  1. gokhan diyor ki:

    güvendiğim takip ettiğim bir site oldugunuz için şaşırmıştım hocam. ben teşekkür ederim.

    1. akademikportal diyor ki:

      Teşekkürler hocam, yazımızı güncelledik.

  2. gokhan diyor ki:

    haluk koç un açıklamasını vermeyip ne oldugu belli ösym nin açıklamasını vermekle bu site neyi amaçlıyor anlamadım.

    bilmeyenler için söyleyeyim bakan millet vekili tanıdıkları kızlarının arkadaşları bile devlette en iyi kadrolara sınavız getirildi ösym nin işbirliği ile kpss ye girmeden.

    1. akademikportal diyor ki:

      Merhaba, diger haberin verilmemesi ile hic bir sey amaclanmamistir tamamen gozden kacirilmis bir durumdur ve en kisa surede eklenecektir. Uyariniz icin tesekkurler.

Yorum Yaz