reklam
reklam
Akademik Personel | 02 Aralık 2016, Cuma

ÖSYM’de Esnek ve Sınırsız Başvuru Dönemi Geliyor

11 Aralık 2013
ÖSYM’de Esnek ve Sınırsız Başvuru Dönemi Geliyor
       

MEB lise başarısı esasına dayalı, yılda 5 kez sınavla üniversite girişini planlarken, ÖSYM, YÖK ve TÜBİTAK üniversitelerin kendi öğrencilerini seçebildiği Amerikan sistemini mercek altına aldı

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın lise giriş sınavından sonra, üniversiteye giriş sisteminde de değişikliğe gidileceğini açıklamasının ardından gözler ÖSYM’ye çevrildi. İki yıl önce başlatılan, ÖSYM,YÖK ve TÜBİTAK işbirliğiyle sürdürülen yeni sistem üzerindeki çalışmalarda üniversiteye girişte öğrencilerin lisede aldıkları notların belirleyici olması kesinlik kazandı. Tam olarak sistemin uygulamasının biraz zaman alacağını ancak hedefin 2015 olduğunu belirten MEB yetkilileri sistemin ana hatlarını şöyle sıraladı:

2 AYDA BİR SINAV

Lisedeki başarı ortalaması üniversiteye girişte önem kazanacak. Tek merkezi sınav kalkacak.

Lise son sınıf öğrencileri 2 ay aralıklarla 5 dersten sınava girecek ve öğrenci en yüksek notu aldığı sınavla girmek istediği üniversiteye başvurusunu yapabilecek.

Öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra, sosyal etkinliklerindeki başarılarını da üniversiteye yerleştirmede değerlendirilecek. Bu sistemle dershaneye ihtiyaç kalmayacak. MEB’in çalışmaları sürerken, YÖK, ÖSYM ve TÜBİTAK uzmanları da yeni sistem oluşturmak için ABD modelini mercek altına aldı. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, modeli incelemek için ABD’ye gitti. ABD’de üniversiteler, kendi öğrencilerini seçmekte serbest. Bazı üniversiteler, hiçbir test sonucu istemiyor. Bazıları, test sonucu tercihini adaya bırakıyor. Özellikle çok talep gören üniversitelerin, öğrenci kabulünde birinci ölçütü adayın lise başarısı yani lise notları. İkinci ölçüt, merkezi üniversite giriş sınavlarındaki skorları dikkate alınıyor. Başka bir kabul şekli ise öğrencinin lise notları, okul başarısı, müfredat dışı etkinlikleri, niyet mektubu ve öğretmenlerden alınmış olan tavsiye mektubunu içeren bir dosyanın üniversiteye sunulması ile gerçekleşiyor.

‘ÜNİVERSİTELER SEÇSİN’

Her iki üniversite giriş modelini inceleyen Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, yılda yaklaşık bir milyon sekizyüz bin öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen, adayların tüm bilgilerini sadece 160 dakikada ölçen YGS’nin ciddi bir sorun ve sıkıntıya neden olduğunu söyledi. Sarıcaoğlu, adayların üniversitelerini seçebilmesi gibi, üniversitelerin de öğrencilerini seçmelerine olanak sağlanması gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Hangi kalitede, hangi notlara sahip bir öğrenciyi alacağına üniversitelerin kendileri karar vermelidir. Tıp, eğitim, hukuk, dişçilik, mimarlık ve mühendislik fakültelerine yerleştirme sınavıyla öğrenci alınırken, diğer dallarda isteyen her öğrencinin üniversite eğitimi almasına olanak sağlanmalıdır.”

MÜLAKAT ESASI

Sarıcaoğlu, ayrıca şu bilgileri paylaştı: “Bazı ülkeler, ulusal hatta uluslararası düzeylerdeki SAT, GCE gibi testlere veya bu testlere ek öğrencinin ortaöğretim başarılarına göre değerlendirme yapabiliyor. Bu sınavların yanı sıra her üniversitenin öğrenci kabul departmanları olmalı. Öğrenciyle yapılacak mülakat esaslardan biri olmalı ve başvurular kabul departmanlar tarafından değerlendirilmelidir.”

Kaynak: Sabah

       

Yorumlar

  1. ben diyor ki:

    peki torpilin çirit attığı ülkemizde üniversitelerin kendi öğrencisini seçmede rektör ve hocaların akrabalarından fakir fukaraya nasıl sıra gelecek ben çok merak ediyorum.

Yorum Yaz