reklam
reklam
Akademik Personel | 02 Aralık 2016, Cuma

Olumsuzluklara Rağmen

21 Ocak 2014
Olumsuzluklara Rağmen
       

p_0786_o

Düğümlerin insanı mıyız yoksa çözümlerin mi? Akademik hayatın içinde karşılaştığımız problemlerde tek bir açıdan mı yoksa farklı açılardan mı o probleme bakıyoruz? Hata yapmaktan korkumuz mu var? Kendimizi ”ben hiç hata yapmam” şeklinde şartlandırıyor muyuz acaba? Birlikte çalıştığımız takım arkadaşlarımızın üzerinde baskı kurup özgüvenlerinin ortaya çıkmasına engel mi oluyoruz? Kendimizi  ya dev aynasında görüyorsak? Ya da şu psikolojinin içinde miyiz ” Bana ihtiyaçları var ne de olsa. O yüzden istediğim şekilde yönlendirebilirim insanları”.

Farklı karakterde ve değişik tavırları olan insanların olduğu bir yer akademik hayat. Yukarıda da bahsettiğim gibi farkında olmadan bazı olaylar,kişiler, yaşanılan durumlar gözlerimizin önünden akıp gidiyor. Büyük bir telaşın içinde debelenip dururken birlikte  çalıştığımız insanların varlıklarını görmezden geliyoruz bazen. Şunu dediğinizi duyar gibiyim ”O kadar yoğunluğun arasında başımı yukarıya kaldıracak vaktim mi var sanki!”. Size takım arkadaşınız bir şey sormak istediğinde ” Şimdi işim var …… (adı her neyse)” dediğinizde farkında olmadan görmezden geliyorsunuz karşınızdakini. Öncelik sizsiniz,sizin işiniz, sizin çalışmanız ve sizin çıkarlarınız değil mi! Bir adım önde olmak, diğerlerinden daha fazla şey bilmek, daha fazla tecrübe kazanmak ve  insanların size muhtaç olduklarını hissettiğinizde gözlerinizdeki o devasa egonuzu memnun etmek isteyişiniz!! Nereye götüreceksiniz bunca kabarık ve şişkin egolarınızı,bilginizi ve tecrübelerinizi? Öbür dünyaya giderken size yanınızda bunları getirip getirmediğinizi mi soracaklar dersiniz!?

Sağlıklı düşünen bir bilim insanı bahsettiğim davranışlara gerek duymaz. Bilgisini,tecrübelerini,insanlığını ve zamanını  diğer kişilerle paylaşması her zaman önceliğidir. Ne kendisine bir soru sorulduğunda karşısındakini tersler ne de  özgüvenini kıracak bir tavırda bulunur. O egosunu  ve hırsını dizginlemeyi çoktan başarmıştır. Kimseyle alıp veremediği yoktur ve insanlık için, evren için sevgi ve saygıyı ilke edinmiştir. Kısaca işini seven, sayan bir bilim insanında saydığımız kötü davranışlara pek rastlanmaz. Akademinin koridorlarında dolaşırken etrafa iyimser gözlerle bakan kaç kişi var dersiniz? Gözlerinize bakıp da görmemezlikten gelen insanlarla dolu bir ortamda elde edilen başarılar ne ölçüde bilime katkı sağlayıp,insanlığa faydalı oluyor acaba?

Bunların dışında eğitimci ve öğretmen adına yakışır derecede bilim insanlarımız azınlıkta da olsa onların değerini her geçen gün daha iyi anlıyoruz. Tüm yaşanan bu olumsuzluklara rağmen insanlıklarıyla ve davranışlarıyla örnek olan akademisyenlere çalışmalarında başarılar diliyorum.

Görüşmek dileğiyle.

       

Yorumlar

  1. elem yavuz diyor ki:

    Tez yazmak, makale yazmak…vs; eğer bilime bilimsel bir katkı sağlamıyor ise, kemiklerin bir mezardan alınıp, farklı bir şekilde başka bir mezara nakledilmiş olmasının bilimsel açıdan ne önemi vardır.

  2. Şukela Mukela diyor ki:

    Çok güzel yazmışsınız. Evet, önce insanlık!

  3. Hüseyin diyor ki:

    “Gözlerinize bakıp da görmemezlikten gelen insanlarla dolu bir ortamda elde edilen başarılar ne ölçüde bilime katkı sağlayıp,insanlığa faydalı oluyor acaba?” Çok doğru .

    İşe yaramayan bilgi, içi doldurulamayan ünvanlar elitistlik doğurur.

  4. Adem diyor ki:

    Güzel, olumsuz denilebilecek hemen hemen hiç cümle yok. Fakat eksik. Resmin bir köşesi ön plana çıkarılmış.

Yorum Yaz