reklam
reklam
Akademik Personel | 02 Aralık 2016, Cuma

Nasıl Araştırma Görevlisi Oldum?

12 Eylül 2014
Nasıl Araştırma Görevlisi Oldum?
       

Akademisyen Bir Arkadaşımızın Akademik Hayata ÖYP İle Nasıl Başladığını Anlatan Bir Kariyer Hikayesi.

Arkadaşımızdan gelen mektup şu şekilde: 

 

” Herkese iyi çalışmalar..Sizlerle 2 yılda yaşadığım üniversite çalışma hayatım ve sürecimi paylaşmak istiyorum.
2012 haziranda mezun oldum .. Son sene çok sevdiğim araştırma görevlisi olan bir hocama nasıl araştırma görevlisi olabilirim diye hep sorardım.. Sağolsun o da bana girmem gereken sınavları anlattı.. Ales’im iyiydi ancak dil pauanım 45’ti. Hocam bana okul bitmeden önce KTÜ yüksek lisansa başlamamı söyledi, ben de başvurdum ve kaydımı yaptırdım..

2012 Temmuz 3. Haftası öyp kadroları açıklandı ve Akademikpersonel.org’dan Nazmi Hoca’ma yüksek lisans yapıyor olma şartından atanıp atanamayacağımı sordum? Nazmi Hoca evet dedi ve akademik hayatım bu sorudan sonra başladı aslında. Puanlarım düşük olduğu için Güneydoğu’da bir üniversiteyi kazanabildim. ÖYP için dil kursuna gittiğim il, aynı zamanda lisanstan mezun olduğum ve yüksek lisans yapmak istediğim yerdi. Dil kursunun sonrasında sistemin değiştiği ilk YDS den 66 puanı alıp, zorunlu görev yapmam gereken üniversiteye geri döndüm..

Ancak kafama Ankara ve çevresindeki üniversitelerde çalışmayı koymuştum bir kere..7 ay Doğu’daki üniversitede görevlendirme almadan çalıştım.. Sürekli biber gazı ve olay vardı heryerde.. 2 günde bir kepenk kapatan marketler ve sonucunda aç kalan bizler (yanımdaki araştırma görevlisi arkadaşım ile), geceleri hep başka bir yere nasıl geçeriz konuşmaları ile sabah ediyorduk.

Daha sonra dil kursumun seneti bitti.. Senetin bitmesine 1 ay kala şu an çalıştığım üniversitenin cari usul sınavına girdim ve kazandım, istifa edip buraya geçtim..10 aydır burda çalışmaktayım ve mutluyum..Diğer arkadaşımda aynı şekilde istediği puanları bu süre zarfında alıp istifa etti ve şu an o da istediği bir üniversitede çalışmakta..

Buradan bu işe girmek isteyen ve puanı düşük olan arkadaşlara söylüyorum..Korkmadan Güneydoğudaki üniversitelere gidebilirsiniz..Zaten gidenlerin eğer isterlerse yarısından çoğu başka yerlere geçebiliyor..Benim şu anki dil puanımı yükseltmemdeki en büyük faktör Öyp’nin bizlere sağlamış olduğu dil kursudur.. Arkadaşlar sizler de yapabilirsiniz…İnancınızı kaybetmeyin… Herkese kolay gelsin”

Arş.Gör.Enes Bektaş

 

Editörden Not:

Akademikpersonel olarak akademisyen arkadaşımıza bizimle hikayesini paylaştığı için teşekkür ederiz. Bu ve benzeri hikayelerin akademisyen arkadaşlarımız ile bilim insanı olmak isteyen aday arkadaşlarımıza ilham verdiğini görüyoruz ve paylaşmaktan memnuniyet duyuyoruz.

Bu arada belirtmek isteriz ki, ülkemizin Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri’nde bulunan üniversiteler de önemli atılımlar içerisindeler. Uluslararası arenada saygınlığı olan dergi ve konferanslarda çalışmalara imza attıklarını sık sık görüyoruz. Bu açıdan, aday arkadaşlarımıza verilecek belki de en önemli tavsiye Doğu, Kuzey, Güney, Batı ayrımı yapmaksızın bilimin neferleri olarak Türkiye’nin gelişiminde pay sahibi olmak için yarışmak.

Daha akademik, bilimin ön planda olduğu bir ülke için hepimizin özverili olması gerekiyor….

 

Sizler de bizimle hikayenizi buradan paylaşabilirsiniz.(Haber Gönder Sekmesini Tıklayınız)

 

       

Yorumlar

  1. Özge diyor ki:

    Bence bunlar iyi örnek değil, her Öyp li bu şekilde işin içinden çıkamıyor. İmzaladığımız senetler var. İnsanları doğu ya gidin bi şekilde kaçar kurtulursunuz diye gaza getirmeyin. Gerçekten isteyen insanlar gitsin, buralar kullanılmasın… (Doğu da bir ÖYP’li)

  2. kaya diyor ki:

    sevgili arkadaşım sen güneydoğuya doğuya gidin diyorsun sonra söyle zorluk çektim böyle sıkıntılarla karşılaştım. Aç kaldım açıkta kaldım diyorsun. Bende Doğuda Fırat Üniversitesinde 2,5 yıldır arş. görüm çok şükür ne biber gazı ne kepenk indiren dükkanlar ne sokakları yagmalayan insancıklar görmedim. Arkadaşlar doğu ve güneydoğunun çoğu yerini gezdim gördüm mardinde hiç türkçe bilmeyenlerin evinde kaldım hemde hiç konuşmadan, diyarbakırda sırf misafirim diye bedava ciğer yedirildim. urfada hiç tanımadığımız bir aile aldı ağırladı saatlerce… Çok çalışmış arkadaş belli puanlarını yazmış şu kadar puanım şu kadar makalem bilmem kaçtane boyama kitabım aman posterim var demiş. umarım ilerde daha iyi yerlere gelirsin ancak posta gazetesine başlık atar gibi doğu hakkında konuşma doğu türk toplumunun can damarıdır. batının yozlaşmasına inatla direnen bir yerdir. Ankaradan çıktık bir garip tezeneyle vardık elazığa, Malatyası, Diyarbakırı, Erzurumu, Cennet Tuncelisi, Adıyamanı urfası Mardini, bir başka güzeldir güzel ülkemin.

  3. Enes diyor ki:

    Burada hikayemi paylaştım ben sadece ..Kimse eleştiremez.Benim düşüncelerim bunlar..Sizde gidin arkadaşlar sizde görün..Ben orada insanlığın ölmediğini gördüm ,samimiyeti gördüm..Ancak gitmeyen bilemez , görmeden eleştirmek kolaydır. Ben doğu yada batı ayrımı yapmıyorum , ancak oralarda sıkıntı çekildiği aşikar. Şu an görev yaptığım üniversiteye atanma şansımı yakalamasaydım eğer ben görevlendirme alıp oraya dönecektim zaten.. Bu yazı Facebookta paylaşıldı ve görüyorum ki bazı arkadaşların yorumda özellikle , vasıfsız ve puanı olmayan kişi burada yazmış yazıştırmış demiş birisi, güldüm gerçekten ..Ales 94,5 , dil ise 72,5 ..2 adet SCI indeksli makale ve 3 tane poster sığdırdım ben 2 seneye ..Sizde yapın oralara gidin , sonrada gelin eleştirin mümkünse..Neyin vasıfsızlığından söz ediyor o arkadaş anlayamadım açıkçası..Bilmem anlatabildim mi .. Bizim ülkemizde insanlar hep eleştirir , kimse anlamaya çalışmaz..Sonuç buraya geldi zaten…Bu yorumun üstüne yorum istemiyorum , Elektrik Elektronik Mühendiliği bölümündeyim ben ve üniversitenin başından beri şu an bulunduğum yer benim hayalimdi, en baştan çalışamazdım , çünkü bölümüm biraz zordur ..Bu da bir arkadaşa cevabım, yani ben buraya 45 dil puanı ile başlayarak geldim diyorum, sizde yükseltebilrsiniz diyorum , yeterki inanın diyorum ..Şunu demiyorum yani ; doğudan kaçın , ben kaçtım başardım.. Böyle birşey yok ..Herkese iyi çalışmalar..

    1. Serdar diyor ki:

      “Kimse eleştiremez”. “insanlığın ölmediğini gördüm ,samimiyeti gördüm” ” sonrada gelin eleştirin mümkünse.”
      “Bu yorumun üstüne yorum istemiyorum”

    2. Buse diyor ki:

      Merhablar Enes bey,Ktu 3.sınıf öğrenciyim ortalama henüz 2.78 bende akademisyenlik istiyorum . Nası yol izlemelıyım okul ortalamam kaç olmalı?

  4. Sibel diyor ki:

    Öncelikle yazı için teşekkür ederiz.

    Türkiyenin gelişimi için bölge ayrımı yapmamamız gerektiği söyleniyor ancak yazının sahibi arkadaş ilk imkanda oradan gitmeye çalışıyor.Aslında bunu yapan insan sayısı azımsanamayacak kadar fazla.Peki sorarım size Türkiyenin bölgesel değil de tümden kalkınması nasıl olacak bu zihniyete sahip bireylerle.

    Ayrıca editörün yazısında kullandığı “bilim adamı” ibaresi yerine çağımıza ve modern zihniyetimize uyan “bilim İNSANI” tabirini kullanması gerektiğini düşünüyorum.Zira hem erkekler hem de kadınlar bilimde yer almaktadır.Bilmeden yahut yanlışlıkla yapılmış olsa da bu tarz kelimeleri doğru kullanmaya dikkat edelim.

    İyi günler, iyi çalışmalar …

    1. aktan diyor ki:

      Bilim insanı olarak değiştirilmiştir. Katılımınız için teşekkürler.

  5. deniz diyor ki:

    Doğu ve guneydoguyla ilgili olumsuz düşüncelerinizi kınadım doğrusu. orayı bir araç olarak görmeniz de hiç hoş değil.lisansını KTÜ sinif ogretmenligi yüksek lisansını dicle unvsnde. ve 5 yıldır ogretmenligini diyarbakir in bir köyünde yapan biri olarak konuşuyorum. üniversiteye geçmek için guneydoguyu bir araç olarak görmeyin ülkemizi çok seviyorsanız gidin oralara hizmet edin. sevgi ve saygilarimla

  6. ferhat diyor ki:

    “Sürekli biber gazı ve olay vardı heryerde.. 2 günde bir kepenk kapatan marketler ve sonucunda aç kalan bizler.. Belki kötü niyetli değil ama düzensiz, tutarsız, mantık hatalarıyla dolu ve popüler söylemin sığlığında boğulmuş bir yazı….
    ” Sürekli,,, her yerde,,, iki günde bir…” bu yazıyı yazan arkadaş her kimse bu ifadelerini düzeltmeli ve yalan beyanda bulunduğu için özür dilemelidir. Zira Akademisyen kimliğine birazcık saygısı varsa gerçekleri çarpıtmadan ve abartmadan aktarmalıdır.
    1- Sürekli biber gazı sıkmak ve olay olması gibi bir durum akla mantığa mugayir bir durum.
    2- Kepenk kapatma meselesi günaşırı değil, (kapatanlar açısından) hayati derecede ciddi görülen ve nadiren meydana gelen belli başlı olayları protesto etmek için takınılan (şidetsiz) bir tavırdır. (ki doğruluğu ve yanlışlığı konusunu burada tartışmanın doğru olmadığını düşünüyorum) Ayrıca kepenk kapatılan günlerde ekmek fırınları ve eczaneler kesinlikle açıktır.
    Bütün bunlara rağmen… “Buradan bu işe girmek isteyen ve puanı düşük olan arkadaşlara söylüyorum..Korkmadan Güneydoğudaki üniversitelere gidebilirsiniz.” ifadesi de trajikomik bir şekilde yazının tutarsızlığını ortaya koymaktadır.
    Bütün akademisyenlerin vicdanlarını ellerine alarak yazmaları gerektiğini hatırlatan güzel bir örnek yazı olmuş. akademikpersonel.org’a teşekkürler, istemeden de olsa bizlere bunu hatırlattığı için.

    1. Sibel diyor ki:

      Kesinlikle haklısınız hem korktuğu için batıdaki illere atanmak istiyor hem de korkmadan doğuda da görev yapabilirsiniz diyor.Ne büyük ironi ama 😀

  7. can diyor ki:

    benim hikayem:

    adana’da bir perşembe akşamı yeni mezun arkadaşlarla kebap yiyorduk.
    “öyp diye bişi var” dediler,
    “o neymiş” dedim.
    “böyle böyle…” diyerek anlattılar, “… yarın son gün başvuru için”
    güney kore yüksek lisans bursu için girmiş olduğum toefl puanı ve kardeşimin sabah dürte dürte uyandırıp zorla götürdüğü, hasbelkader girmiş olduğum bir ales’in puanı ile başvurdum, 1-2 ay sonra atanmıştım.

  8. caner diyor ki:

    olmaz olaydım…

  9. hazal sarıyar diyor ki:

    Yaziniz beni cok etkiledi bizimle paylasitiginiz icin de cok tesekkur ediyorum. Bende öyp hedefi olanlardanim.yeni mezun oldum yuksek lisans yapmiyorum ve dil puanim 50nin altinda.kasimdaki ales sinavi icin cok calisiyorum.Oypde yuksek lisans sarti aranmiyor diye biliyorum ancak yine de sormak istiyorum size yuksek lisans yapmadan da öyp ye girme sansim nedir ? Simdiden tesekkur ederim

    1. zulfikar diyor ki:

      problem yok, çalışmaya devam.

  10. faruk diyor ki:

    merhabalar,
    yazınınz cok bılgılendırıcı ve aydınlatıcı çok teşekkürler. yalnız bırkac adet sorum olucaktı.

    bu oyp kadroları acıklandıgında cogunda yuksek lisans yapıyor olma sartı var. Ben su anda işletme son sınıftayım.. bu son senemde okulu bıtırmeden nasıl yuksek lısansa baslayabılırım kı öyp kadrolarına gırmek ıcın?

    Teşekkürler.

  11. adil diyor ki:

    burada başlık ve içerik hatalı.

    “büyükşehire ya da istediğim ünviersiteye nasıl araştırma görevlisi oldum” olmalı. zira arkadaşımız gittiği şehri yeterli görmemiş ve beğenmemiş olabilir. ancak (bunu hoş görmemekle beraber, söyleyecek bir şeyim yok) yasal yolları kullanarak istediği yere gitmiş. hayırlı olsun.

    öyp ile gittiğiniz yerde de araştırma görevlisi değil miydiniz?

Yorum Yaz