reklam
reklam
Akademik Personel | 09 Aralık 2016, Cuma

Modern Akademik Dünyanın Çok Gerisindeyiz!

18 Şubat 2014
Resim bulunamadı
       

Akademik yayınlar kariyerin ilk yıllarında kariyer yükseltmek için kullanılıyor sonrasında ise tamamen keyfi hal alıyor!

 

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) tarafından yapılan araştırmaya göre, iktisat bilimi alanında 1990-2011 döneminde bin 906 doktora tezi hazırlandı.
SAÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Kutlar tarafından yürütülen çalışmada, 1990-2011 yıllarında iktisat bilimi konusunda yapılan doktora tez çalışmaları ve uluslararası bilime katkısı incelendi.
Araştırmaya göre, yüzde 10′unu yardımcı doçent, yüzde 27′sini doçent, yüzde 63′ünü profesörlerin oluşturduğu 617 öğretim üyesi tarafından iktisat bilimi alanında bin 906 doktora tezi yönetildi. Tezlerin 80′i ise Türkçeden farklı dilde yazıldı.

Üç üniversite liste başı

İstanbul, Marmara ve Dokuz Eylül üniversiteleri, 947 teze ev sahipliği yaparak iktisat bilimi alanındaki doktora çalışmalarının yarıya yakınını kapsadı.
Üç üniversitede öğretim üyesi başına düşen tez sayısı İstanbul Üniversitesi için 3,7, Marmara Üniversitesi için 4,5 ve Dokuz Eylül Üniversitesi için 3,9, tez danışmanı başına düşen “WoSci” yayın sayısı ise İstanbul için 0,22, Marmara için 0,36 ve Dokuz Eylül Üniversitesi için 0,29 oldu.
“WoSci”de en yüksek yayını bulunan ilk üç üniversite arasında Bikent, Boğaziçi ve ODTÜ yer aldı. 76 tezin yapıldığı bu üniversitelerde tez danışmanı başına düşen sayı ikiden az, akademisyen başına düşen WoSci yayın sayısı Bilkent için 12,42, Boğaziçi için 8,5 ve ODTÜ için 5,04 olarak belirlendi.
Bu tezleri yöneten öğretim üyelerine Google Scholar’da 33 bin 736 kez vurgu yapıldı, bilimsel etkinliği belirten WoSci endeksinde 670 ve Scopus endeksinde ise 749 adet ilgili öğretim üyelerine ait yayın yer aldı. Tüm öğretim üyelerine ait “WoSci”de 3 bin 187 ve Scopus’ta ise 2 bin 893 atıf yer aldı.
“WoSci”de yer alan yayınların yaklaşık yüzde 49′u ve Scopus’taki yayınların yaklaşık yüzde 50′sinin Bilkent, ODTÜ ve Boğaziçi üniversitelerine ait olduğu tespit edildi.

Akademik yayınlar, kariyer yükseltmek için kullanılıyor!

Çalışmada Türk akademisyenlerin iktisat bilimine katkı açısından hem öğretim üyesi başına düşen yayın hem de bu yayınlara yapılan atıf bakımından modern akademik dünyanın çok gerisinde bulunduğu, bunun nedeninin Türk üniversitelerin çoğunluğunun yaygın öğretim kurumları olarak dizayn edilmeleri olduğuna işaret edildi.

Akademik yayınların sadece kariyerin ilk yıllarında yükselme için gerekli olduğu, sonrasında ise tamamen keyfi hal aldığı öne sürülen araştırmada, şu ifadelere yer verildi:

“Bir akademisyenin profesör olduktan sonra hiç yayın yapmaması durumunda, ona hiçbir maddi kayıp vermemektedir. Özellikle birkaç üniversite ülke ortalamasının üzerinde performans gösterirken, diğerleri çok geride yer almaktadır. Genelde kamu üniversitelerinde akademik yayın kaynaklı performansın ödül veya ceza şeklinde kaydadeğer bir karşılığı yoktur. Ayrıca, üniversite yönetiminin devletin kendilerine imkan olarak sunduğu araştırma ödeneklerini bilimsel yayınlara dağıtmak yerine, yıl sonu genel bütçeye iade etmeyi tercih etmektedir.

“Bilimsel faaliyetlerin bizzat engelleyicisi konumundalar” 

Böyle bir tutum, merkezi yönetimin kusurundan ziyade üniversite yöneticilerinin bilimsel faaliyetleri özendirmemeleri veya önemsememelerinden kaynaklanmaktadır. Kamu üniversitelerinin büyük bir kısmı, TÜBİTAK’ın yayın-teşvik grubunda yer alan dergilerde yayın yapan elemanlarına bile hiçbir ödemede bulunmayarak, bilimsel faaliyetlerin bizzat engelleyicisi konumunda bulunmaktadır.
Bu çalışmada öne çıkan birkaç üniversitede ise akademik yükselme ve ücretlendirme, ağırlıklı olarak yayın performansıyla ilişkilendirilmiştir. Dolayısıyla birkaç üniversitede akademisyenler, kariyerinde yükselmeyi, ek ders yükünü artırmaya tercih ederek, uluslararası prestiji olan yayın yapmayı seçmek durumundadır. Sonuçta iki farklı üniversite tipi ve bu tiplere özgü akademisyen grubu gözlemlenmektedir.”

Kaynak: Yeniçağ

 

       

Yorumlar

  1. öğretim üyesi diyor ki:

    aşağıda “yeni nesil” hakkında yazdıklarımı doğrular nitelikte bir demeci bizzat başbakan vermiş. “Erdoğan, korku imparatorluğunun yıkıldığını ve yağmur gibi bilgi ve belge yağdığını belirterek, “Adam KPSS sınavına girmiş, karısı ile beraber aynı cevapları vermiş” dedi. yeni nesil bu işte.

    http://siyaset.milliyet.com.tr/erdogan-mit-krizinde-icimde/siyaset/detay/1839521/default.htm

  2. öğretim üyesi diyor ki:

    19 Şubat 2014, 20:25, şaka mı yapıyorsun, yoksa okuduğunu anlamadığın gibi, hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyler hakkında yanlış ve yanıltıcı bilgiler vermeyi marifet mi sanıyorsun. sen benim eğitim durumu mu? hangi üniversiteden mezun olduğumu, yılda kaç yayın yaptığımı, akademik çalışmalarımı bilmeden bunları yazma cürredini ancak perde arkasında saklanarak bulabildiğini düşünüyorum. ben yrd. doç. dr. um, mühendislik fakültesinde bölüm başkanıyım, ankaradaki köklü bir üniversitede lisans+y.lisans+doktora yaptım, amerikadan North Carolina dan post doc um var ve şuan doçentlik sözlü sınavına gireceğim. SCI indeks dergide + uluslararası 2 dergide yayın kurulu üyesiyim, 2 konferans eş başkanlığım ve çok sayıda konferansta da komite üyeliğim var. ne yayın ne de akademik eksikliğim yok. sen bunları bilmeden böyle manasızca hakaret edici, hor görücü bir üslupla bana bu yazıyı nasıl yazarsın ve de bu nasıl yayınlanır anlamış değilim. senin akademisyen odluğundan da şüpheliyim. öyle olsan bir öğreti üyesi 6000 TL alıyor bir araştırma görevlisi 3000 TL alıyor yazmaszın. sanırım fanatik bir akp lisin ve akp yi savuncağım düşüncesiyle insanları yanıltmaya çalışıyorsun.. çünkü bir arş. gör. maaşı 3000 değil 2350 TL dir. bir yrd. doç. dr. maaşı 6000 değil 2800 TL dir. ben yazımda siyaset yapmadım. akp düşmanı da değilim. fakat senin bu çıkışlarından eğerki akademisyensen camianın gerçeklerini savunmaktansa siyasi biatının kölesi gibi davranmayı kendine iş sayıyor demeksin. bunun yanında bu ülkede odtü ve boğaziçi üniversitelerinden daha önde bir bilkent üniversitesi var. ankarda, izmirde, istanbulda ve ülkemzin diğer illerinde çok başarılı akademisyenlerin çalıştığı başka üniversiteler de var. son olarak “yeni nesil akademisyen” ne demek anlamadım. birilerinin grubuna dahil olmuş, yayın yapmayıp torpille, bağlı olduğu gruplar yoluyla sınav sorularına erişen ve bu haksız yolla ales, yabancı dil vs. sınavlarda aldığı yüksek puanıyla akademik vd. kadrolara başvuran, anlının teriyle, bilgisiyle sınav puanı alan gençlerin hakkını yiyen bir nesil var bu dönem sanırım onu kastediyorsunuz. geçenlerde açmış olduğumuz bir öğr. gör kadrosuna 30 un üzerinde başvuru oldu. ilk dört ales ve y.dil puanına göre sıralandığında gördümki içlerinde bir tane büyük üni. mezunu yok. ankara, istanbul, izmir, bursa daki üni.lerden mezun gençler ilk dörrde giremezken. karsdaki üniversiteden mezun ve belli bir bölgeden olan genç birinci sırada diğer üçü ise aynı ilden ve malum bölgeden ve hepsi de en düşük puanla öğrenci alan üni.lerden. ancak bu profilde olan birisi bu yazıyı bana yazabilir sanırım. sana bir akp li akademisyenin yazdığı ona gönül vermiş daha sonra bu forumda vahdet bey in de paylaştığı bir yazıyı okumanı öneririm. Vahdet Demiş ki:

    Bir üyemizin AK partiye yolladıklarını okuyunca gerçekten durumun ne kadar vahim olduğunu anladım:

    ”Dünyanın en iyi üniversitelerinin birinde 6.5 yıl boyunca master, doktora ve post-doktora yapmış biri olarak sizlere soruyorum: Nasıl olur da bir polis memuru, bir şube müdürü, bir daire başkanı bir Yrd. Doç. Dr. ‘dan daha yüksek maasş alır? Bunu neresinde ADALET. Nasıl olur da üniversiteler bilim üretmeden ülkede KALKINMA olur. Bunlar sizin partinizin kuruluş amacı iddi. Ben 10 yıl boyunca AK Partinin başarısı için çalıştım çevremdeki insanların size oy vermesini isteyerek ve sizlerin başarısı için dua ettim ama artık ben bile sizin bu uygulamanıza isyan ettim. Benim o kadar yakın akademisyen arkadaşım var ki onlar da artık sizin bu uygulamanıza isyan ediyor. Ne yazıkki bu kritik yerel seçimlerde oy kullanmayacağım, genel seçimlerde de desteklemek için başka bir parti arayışına girmeyi düşünüyorum benim emeğime saygı duyacak. Lütfen bana çıkıpta çalışmalar devam ediyor, bütçe yok demeyin. O zaman çıkın diğer meslek gruplarına nasıl o kadar iyileştirmeleri yaptığınız açıklayın. Umarım bu tepkiler size bizim için birşeyler anlatır. Lütfen beni arayın konuşalım eğer söyleyecek birşeyiniz.

    Umarım siyasi saplantılarından kurtulup, objektif süşünebilen, karşı fikirlere açık, sorgulayabilen, çalışıp , öğrenip bilgi üretebilen bir akademisyen olmayı başarabilirsin.

  3. Araştırma görevlisi diyor ki:

    Bir öğretim üyesi en az 6000 tl alırken bir argör en fazla 3000 tl almakta. sizleri #akademikzam konusunda yanımızda görememişken böyle bir habere gereksiz siyasi yorumlarınızı yazıp bizim #akademikzam konusundaki çalışmalaramızı ket vurmanıza göz yumamayız. odtüdeki boğaziçindeki hocalarda memur kadrosunda. bakın nasıl yayın yapıyorlar. bize örnek teşkil ediyorlar. Yaşasın Yeni Nesil Akademisyenler.

  4. öğretim üyesi diyor ki:

    başbakan diyorki bu paralel yapılanmadan da kurtulalım, önümüz açılacak. sayın başbakan, biz bu kafayla hiçbir prangadan kurtulamayız. Allah aşkına hiç mi farkında değilsiniz, siz hükümet olmadan önce akademik personelin mali durumu nispeten de olsa iyiydi, siz hükümet olduktan sonra gittikçe kötüleşti.öyle oldu ki sizden önce 2 kat maaş farkıyla fazla maaş aldığımız memurlardan sizin döneminizde daha az maaş alır hale geldik. Allah aşkına bir yrd. doç. dr. nasıl olur da lise mezunu bir sekreterden, polisden daha az maaş alır. dünyada bunun başka bir örneği yok. bu eğitim camiasını kim bu hale getirdi. öğrencilere tablet dağıtmak güzel, üniversite açmak güzel fakat bu öğrencileri, bu üniversiteleri adam edecek olan, bilim yuvalarına dönüştürüecek olan öğretmenlere, akademisyenlere hakettikleri değeri vermiyorsunuz. eğitimcilere bu kadar kötü davranılan dünyada başka bir örnek olamaz. en düşük memur maaşı eğitim camiasının oldu olacak hale geldi. oysaki akademisyenler dünyanın heryerinde en yüksek maaşla çalışam memur kesimidir. gerekeni yapmadığınız takdirde yukarıdaki haberleri daha çok okuruz. bu ülke de bir arpa boyu yol alamaz.

Yorum Yaz