reklam
reklam
Akademik Personel | 02 Aralık 2016, Cuma

Kızlar İngilizce’ye 1-0 Önde Başlıyor

9 Şubat 2015
Kızlar İngilizce’ye 1-0 Önde Başlıyor
       

Uluslararası birçok araştırmaya göre kadınlar erkeklerden daha iyi İngilizce konuşuyor. En son Education First Uluslararası Dil Merkezleri’nin Kasım 2014’te yayımladığı raporda, 63 ülkenin İngilizce yeterlilikleri mercek altına alındı.

Buna göre Türkiye’de kadınların ortalama EFI puanı 50.14, erkeklerin ise 45.58 çıktı. Peki kadınlar erkeklere göre yabancı dilde neden daha başarılı oluyor? İşin içinde biraz biyoloji, biraz da ilgi var.

Dil süreci farklı işliyor

Erkek ve kadınların dil öğrenme süreçleri farklı gelişiyor. Araştırma, lisan öğrenirken kızların beyinlerinde dil kodlamalarının yapıldığı bölümün daha aktif olduğunu gösteriyor. Erkek çocuklarının beyniyse görsel ve işitsel fonksiyonlarla ilişkili alanlarda faaliyette. Bunun anlamı şu: Kızların beyni dilin soyut parçalarını daha etkili bir şekilde değerlendiriyor. Erkeklerse dili öğrenmek için duyusal desteklere ihtiyaç duyuyor, soyut olarak öğrenmede kadınlara oranla daha etkisiz kalıyor. Erkekler için dili öğrenmenin en etkili yolu görseller kullanmak. Yazı ya da imajlarla beyinleri dili çok daha rahat kavrıyor.

Erkeklerin strateji eksikliği

Kimi araştırmalar, kadınların yabancı dil öğrenirken işe yarayan yöntemleri daha iyi kullandıklarını da gösteriyor. Kadınlar dil öğrenirken daha fazla konuşuyor, okuyor ve dinliyor. Kelime hazinelerini geliştirmek ve kalıcı hale getirmek için erkeklere oranla daha fazla yöntem geliştiriyorlar. Bu sayede kadınlar dili hem daha hızlı hem de çok daha az sıkıntıya katlanarak öğreniyorlar. Ayrıca dil öğrenmeyi keyif olarak da görüyorlar.

Ana dili İngilizce olanlarla iletişim

Dil öğrenme sitesi Busuu tarafından yapılan bir çalışma da kadın üyelerin yabancı dilden kişilerle, erkeklere oranla çok daha fazla iletişim kurduğunu gösteriyor. Kadınlar bu tür platformlarda hem daha aktifler hem de soru soru sorma ve iletişim kurma konusunda istekliler.

Ana dili İngilizce kişilerle yapılan konuşmalar ve yazışmalar, telaffuzu geliştirmek, grameri öğrenmek ve günlük dili kavramak konusunda daha çok işe yarıyor. Arkadaşlıklar da dili öğrenme konusunda motive edici. Kadınlar sosyal ilişkilere daha fazla meyilli oldukları için dil doğal bir süreç halinde rahatça kazanılıyor.

Kızlar daha çok motive ediliyor

Kanada’da faaliyet gösteren Applied Linguistics’e göre ise kızlar lisan öğrenmede daha fazla motive ediliyor. Yabancı dil öğretmenlerinin genelde kadın olması, kız öğrenciler için bir rol model oluşturuyor. Ayrıca çoğu yabancı dil kursunda ağırlıklı nüfusun kız öğrencilerden oluşması da bunda etken. Kızlarda motivasyonun daha fazla olmasının bir nedeni de yabancı dilin bir kadın uğraşı olarak değerlendirilmesi. Tüm bunlar bir araya geldiğinde kızlar dili daha çabuk ve iyi öğreniyor.

DİL ÖĞRENİRKEN YAPILAN YANLIŞLAR

Ödev olarak öğrenmek

İşi keyifli hale getirin. İngilizce müzik dinleyin, film izleyin. Ancak hiçbir zaman odanıza kapanıp bu süreci eziyete dönüştürmeyin.

Çok hızlı başlamak

Büyük bir şevkle ancak ne zaman ara verileceğini bilmeden ve plansız olarak dil öğrenmeye başlayanlar çabuk bıkıyor.

Konuşmak için beklemek

İstediğimiz kadar kelime bilelim yabancı dil, konuşurken öğrenilir. Çoğumuz konuşmadan önce dile tam hâkimiyet gerektiği düşüncesine kapılıyor. Oysa konuşurken telaffuz ya da gramer hatalarıyla birlikte pratik de yapmış oluyoruz.

Yeterince dinlememek

Hepimiz kopyalayarak öğreniyoruz. Dili en iyi kopyaladığımız aktiviteyse dinlemek. Dinledikçe telaffuzu da daha iyi öğreniriz.

Tek anlamda takılmak

Örneğin İngilizce’de ‘set’ sözcüğünün, kullanıldığı cümleye göre yaklaşık 464 anlamı var. Böyle durumlarda metinden kelimenin anlamını çıkarmaya çalışmalı, tüm kullanımları öğrenmeliyiz.

Birebir çeviri

Her dilin kelimeleri sadece kendine özel. İngilizce’deki bir sözcüğün Türkçe’de birebir karşılığı olmayabilir. Özellikle konuşmada dilin kalıplarını öğrenmek ve o çerçevede düşünmek çok önemli.

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

  1. Ali diyor ki:

    İngilizce okuduğumuz bir metni ingilizce olarak yorumlayabildiğimiz anda artık “ingilizce” dünyasına girmişiz demektir.

Yorum Yaz