reklam
Akademik Personel | 19 Ocak 2017, Perşembe

KHK İle Mağdur Edilen ÖYP’liler İçin Başbakana Yeni Soru Önergesi

8 Eylül 2016
KHK İle Mağdur Edilen ÖYP’liler İçin Başbakana Yeni Soru Önergesi
       

BOZKURT: SON KHK İLE ÖYP’Lİ ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ MAĞDUR EDİLMİŞTİR

CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, 2 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan bir düzenleme ile iş güvenceleri ortana kaldırılan araştırma görevlilerinin durumunu Meclis gündemine taşıdı.

Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlanması için soru önergesi veren Bozkurt, Öğretim Üyesi Yerleştirme Programı kapsamında atanan binlerce araştırma görevlisinin 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda yapılan değişiklik ile statülerinin değiştirilerek mağdur edildiğini ifade etti.

Önergesinde “Düzenleme öncesi 33/A ile ÖYP’li araştırma görevlileri, maksimum 3 yıllık bir sözleşmeye tabi idi ve sözleşmeler üniversitenin inisiyatifine bağlı olarak uzatılabiliyor, sözleşme uzatılmasa dahi idari mahkemeye başvurarak dönebiliyordu.” ifadelerine yer veren Bozkurt, bu son KHK ile ÖYP’li araştırma görevlilerinin hukuki yollara başvurarak dönüşünün önüne geçilmiş olduğunu, düzenleme doğrultusunda 50/D’li personelin, öğrencilik süresi boyunca asistan olarak çalışabileceğini ancak sonrasında başka kadro alamayacağına dikkat çekti.

ÖYP ile atanmış binlerce araştırma görevlisinin iş güvencesinin ortadan kaldırılmasının gerekçesini, ÖYP ile atanan araştırma görevlilerinin kazanılmış bütün haklarının geri alınmasının adil bir karar olup olmadığını soran CHP’li Bozkurt ayrıca şu soruları yöneltti:

– ÖYP’li araştırma görevlileri arasında FETÖ ile bağlantısı olduğu düşünülen kişiler varsa neden onlar ile ilgili bir yaptırım uygulanmamış, bunun yerine suçlu suçsuz ayrılmaksızın, binlerce genç aynı kefeye konmak suretiyle mağdur edilmiştir?
– ÖYP’lilerin kadro tiplerinin değiştirilmesi, FETÖ ile mücadeleye ne gibi bir katkı sağlayacak, 33/a kadrosunda yapılamayan hangi uygulama 50/d’de yapılacaktır?

Kaynak: CHP

       

Yorumlar

  1. Mağdur2 dedi ki:

    Batman Üniversitesi’nde eğitim programında olmayanların görevden ilişik kesmeleri başlamış. Umarım bu hatalarından dönerler bir şekilde. Çünkü hukuktan anlamayan biri bile bunun hukuksuz olduğunu anlamalıdır. Birkaç gündür kendi Personel Daire Başkanlığıma gidip durumu izah etmeye çalışıyorum. Herkes kendi kişisel fikrinde, özellikle vasıfsız memurlar.
    Madem bu iş üniversitelere bırakılmış, diğer üniversiteler de umarım insiyatifli kararlar alırlar. Aksi halde ileride bir çok mahkeme ve tazminat ile uğraşmak durumunda kalabilirler.
    Av. Ceyhan Mumcu #öyp50d mağduru asistanlar kadrolarının bulunduğu üniversiteye karşı idare mahkemesinde dava açabilmesi için bir emsal karar sunmuştur. Ayrıca aşağıdaki yorumu da eklemiştir.
    “İşlem Bakanlar Kurulu tarafından geri alınmadığı takdirde yargı devreye girecektir. Bu noktada biz iki yol olduğu düşüncesindeyiz. Bunlardan birincisi ana muhalefet partisi veya 110 milletvekili tarafından ilgili maddenin iptali istemiyle 60 gün içinde Anayasa Mahkemesinde dava açılmasıdır. Her ne kadar Anayasa’nın 148. Maddesinin ilk fıkrası, olağanüstü hal ve sıkıyönetim kanun hükmünde kararnamelerinin yargısal denetim yolunu kapatmış ise de Anayasa Mahkemesi, Anayasanın bu yasağını 10 Ocak 1991 ve 3 Temmuz 1991 tarihli kararlarıyla aşmıştır. Türk hukuk doktrininin çoğunluğu da Anayasa Mahkemesinin bu içtihadını desteklemektedir.”
    Umarım bu çıkmazdan kurtuluruz.

Yorum Yaz