reklam
reklam
Akademik Personel | 08 Aralık 2016, Perşembe

Kader mi? Tedbirsizlik mi?

14 Mayıs 2014
Kader mi? Tedbirsizlik mi?
       

Türkiye’de Yaşanılan Maden Kazaları ve Yaşanılan Kayıplar Kamuoyunun Vicdanını Sızlatmakta. Ancak maden işçilerimizin vefatına kader deyip geçmek çok da mantıklı gözükmüyor.

 

Türkiye ve Almanya’yı madencilik konusunda ele alan Posta gazetesinin bu yazısı önemli gerçekleri bir kez daha yüz üstüne çıkardı:

 

” Dünyada 132 ülke arasında toplam kömür üretim değeri itibarıyla 28‘inci sırada yer alan Türkiye, madençeşitliliği açısından 10‘uncu sırada bulunuyor. Almanya’nın ise en önemli doğal kaynağı kömür… Almanya dünyanın en büyük kömür üreticisi. Ülkede 2.5 milyar ton taş kömürü ve 40.5 milyar ton linyit rezervi bulunuyor.

 

ORADA TAMAMEN DEVLETİN KONTROLÜNDE

Almanya’da bile ‘maden’ gibi hassas bir konu tamamı ile devlet kontrolündeyken Türkiye madenleri 2004 yılından itibaren taşeronlara açılıyor ve ölümler 3 kata kadar artıyor. Sonrasında ise işçi ölümleri artıyor.

 

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK MADEN FELAKETİ KOZLU’DA: 263 CENAZE

3 Mart 1992 tarihinde Zonguldak’ın Kozlu ilçesindeki taş kömürü maden ocağında saat 19.45 – 20.00 arasındaki zincirleme grizu patlamaları nedeniyle 263 maden işçisi hayatını kaybetti. Bu trajik olay yakın tarihimizin en büyük faciaları arasında yer alıyor.

Ne yazık ki sonrasında yaşanılan işçi ölümlerinin önüne bir türlü geçilemiyor. 13.05.2014 tarihinde yaşanılan bu son kazada tedbirsizliği ve ihmalkarlığı gözler önüne seriyor.

 

ALMANYA’DA 40 YILDA SIFIR ÖLÜM

Almanya madenlerinde 2013 Ekim ayına kadar 40 yıllık süre zarfında hiç ölüm meydana gelmiyor. Ayrıca son yasa değişikliyle birlikte 2018 yılına kadar tüm maden ocaklarının kapatılması isteniyor. Bu kararın alınmasındaki neden ise 2013 yılında meydana gelen kazadaki 3 maden işçisinin ölümü.
İşte dünyanın en büyük kömür üreticisi Almanya ile Türkiye arasındaki ölüm istatistiği: “

Görsel tıklanınca büyümektedir.

 

Önemli resim

 

Not: Türkiye, ekonomik büyümeyi kendisine hedef edinmiş ve bu kapsamda enerjiye yatırım yapan bir ülke. Hatta, gelecek seneler içerisinde nükleer santrale de sahip olacağız.

Ülkenin ekonomik büyümesi ve gelişimi adına (üzerinde tartışmalar yaşansa da) yatırım yapmanın bazen çok hoşumuza gitmese de kaçınılmaz olduğu durumlar olmakta. Ancak, bu yatırımların şekli, yüksek standartta kaliteye sahip olması ve devletin kontrolü altında olması çok önemli.

Çünkü, en tabiatında beşere hizmet etmek için olan ekonomik faaliyetler, masum insanların canını kaybetmesine neden olmamalı. Bu açıdan, ekonomik gelişmenin hedeflenmesinin yanı sıra; özlük hakları ve iş güvenliği unsurlarına da gereken önem verilmeli.

 

 

 

 

 

 

       

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz