reklam
reklam
Akademik Personel | 08 Aralık 2016, Perşembe

İstanbul Üniversitesi’nin İki Müzesi Daha Oldu

8 Kasım 2013
Resim bulunamadı
       

İstanbul Üniversitesi (İÜ), iki müzeye daha kavuştu. İÜ Beyazıt Yangın Kulesi’ne, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescilli müze statüsü verildi, bakanlık onayının ardından hazırlıkları tamamlanan “İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Kültür Tarihi Müzesi” kuruldu.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, rektör Prof. Dr. Yunus Söylet’in önemli projelerinden biri olan “İÜ Müzeleri Projeleri” adım adım ilerliyor. Öğretim üyeleri tarafından uzun yıllar boyunca büyük emekle oluşturulan müze niteliğindeki koleksiyonlar, proje kapsamında “Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylı müze” statüsüne kavuşturuluyor. İÜ’nün en önemli değerlerinden olan müzelerle ilgili yaklaşık 4 yıldır sürdürülen çalışmalar, meyvelerini vermeye devam ediyor. Proje, iki yeni müze ile Türk kültür ve sanat hayatına önemli bir katkı sağlayacak.

Rektörlüğe tahsisli bulunan İÜ Beyazıt Yangın Kulesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü uzmanlarınca yerinde yapılan incelemeler sonucunca Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescil edilerek müze statüsüne kavuşturuldu ve resmen “İstanbul Üniversitesi Beyazıt Yangın Kulesi Anıt Müzesi” adını aldı.

İÜ Edebiyat Fakültesi Prehistorya Ana Bilim Dalı’nda hizmet vermiş öğretim üyeleri tarafından oluşturulan koleksiyonlar, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü uzmanlarınca yerinde yapılan incelemeler sonucunca Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Kültür Tarihi Müzesi” adı altında müze statüsüne kavuşturuldu. Müze, İÜ Edebiyat Fakültesi’nin alt katında gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra kamuoyuna açılacak.

Hedef, müzecilikte liderlik

Açıklamada görüşlerine yer verilen rektör Prof. Dr. Söylet, geçmiş ile gelecek arasında köprü kuran müzelerin, kütüphanelerle toplumun geçmişle ilgili belleğini oluşturduğunu belirtti.

Üniversitelerde müzelerin olmasının, eğitim kurumunun gelişimini göstermesi açısından önemli olduğuna işaret eden Söylet, şöyle konuştu:
“Müzeler, bulundukları eğitim kurumlarına saygınlık da sağlıyor. Üniversitemizin bünyesinde eşsiz diyebileceğimiz müze, koleksiyon ve sanat galerileri mevcut. Ayrıca çok sayıda tarihi bina, kemer, sur, çeşme, hamam, medrese ve anıt yapılar var. İstanbul Üniversitesi farklı yerleşke ve mekanlarda, farklı çeşitlilikte ve yapıda müzelere sahip olması ile dünya üniversiteleri arasında ayrıcalıklı bir konuma sahip. Üniversitemizde şimdiye dek büyük fedakarlıklarla yürütülen müzecilik çalışmalarını artık daha profesyonel düzeyde gerçekleştirmenin, geçmişe karşı bir saygı ve borç olduğunu düşünüyorum. Yürüttüğümüz çalışmalarla üniversite müzeciliğinde lider olmayı hedefledik. Çok yoğun bir çalışma programı yürütüyoruz. Hedefimiz öğretim üyelerimizin bugüne kadar büyük emeklerle oluşturduğu ve koruduğu bütün koleksiyonları dünya kültür mirasına kazandırmak.”

Söylet, şu ana kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan özel müzeler kapsamında resmi olarak onaylı tek müzelerinin İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Müzesi’nin olduğunu, İÜ Jeoloji Müzesi’nin resmi olarak onaylı ikinci müzeleri olduğunu anlatarak, üniversite bünyesindeki diğer müze niteliğindeki koleksiyonların da resmi onay alması için çalıştıklarını söyledi.

       

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz