Akademik Personel | 26 Mart 2017, Pazar

Hocalar Uzlaşamadı İntihal YÖK’e Gitti

31 Mayıs 2016
Hocalar Uzlaşamadı İntihal YÖK’e Gitti
       

İki öğretim üyesi arasında yaşanan intihal olayında sorunun bağış yoluyla çözümü de mümkün olmadı. Konu Yök’e taşındı ama intihal tespit edilmesine rağmen yaptırım uygulanmadı.

Sakarya Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Seyyar, 2012’de engellilere dair bir sempozyumda sunduğu tebliğin hemen hemen aynısının daha sonra yine engelliler üzerine düzenlenen sempozyumda Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yakup çiçek tarafından sunulduğunu ve her iki sempozyum kitabının da yayımlandığını tespit etti. Bunun üzerine Çiçek ile temasa geçip bundan duyduğu rahatsızlığı iletti. Ayrıca kendisiyle aynı fakültede görev yapan Prof. Dr. Faruk Beşer’e de durumu anlatarak Çiçek ile uzlaşmak istediğini, bunun için ne yapabileceğini sordu.

Miktarı çok buldu

İddiaya göre Beşer de daha önce benzer bir olay ile karşılaştığını, bağış yoluyla uzlaşma sağlandığını, kendisinin de aynı yolu izleyebileceğini söyledi. Bunun üzerine Seyyar, makalesini yapan hocaya kendisinin de üye olduğu ve öğrencilere burs veren bir derneğe 10 bin lira bağış yapması halinde uzlaşabileceklerini söyledi. Seyyar’ın iddiasına göre teklifi ilk başta olumlu karşılayan Çiçek, daha sonra miktarı çok bularak parayı yatırmadı.

‘Cezası yok!’

Seyyar bunun üzerine ‘Bari 5 bin lira olsun!’ diyerek uzlaşma miktarında indirim yaptı. Ancak Çiçek buna da yapmaya yanaşmadı. Seyyar, bunun üzerine 1 Ekim 2015’te YÖK’e başvurarak ‘Yakup Çiçek’in kitabında yer alan ‘Engelliliğin Fıkhi ve Hukuki Sorunları’ isimli 7 sayfalık makalesinin 4 sayfası makalemden kelime kelime kopyalanmıştır’ diyerek şikayetçi oldu.

YÖK durumu, Prof. Yakup Çiçek’in görev yaptığı Marmara Üniversitesi’ne bildirdi. Yaklaşık 6 aylık soruşturmanın ardından 29 Nisan 2016’da Prof. Dr. Seyyar’a ‘gizli’ ibareli bir yazı gönderen Marmara Üniversitesi Rektörlüğü, soruşturmanın sonucunu bildirdi. Yazıda intihal yaptığı iddia edilen profesör hakkında disiplin soruşturması açılıp gerekli soruşturmanın yapıldığı belirtildi. Varılan netice ise şöyle açıklandı: “Soruşturma sonucu intihali disiplin suçu olarak düzenleyen bir mevzuat hükmü bulunmadığından Rektörlüğümüzce Prof. Dr. Yakup Çiçek hakkında disiplin cezası verilmemesine karar verilmiştir.”

Makalesinden intihal yapılan Prof. Seyyar da karşı bir yazı yazarak karara itiraz etti. İtiraz dilekçesinde YÖK disiplin yönetmeliğinin 11. maddesinin kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren ‘Bir başkasının bilimsel eserinin veya çalışmasının tümünü veya bir kısmını kendi eseri gibi kaynak göstermek’ maddesine de yer verdi. Seyyar, Çiçek hakkında bu maddeden yeniden soruşturma açılmasını talep etti.

‘Sehven oldu’

İntihalle suçlanan Prof. Dr. Yakup Çiçek ise şunları anlattı: ‘Kitap basılırken dipnotlar sehven konulmamış. Haberdar olunca yayınevini aradım. Ancak basım aşamasında olduğu için değişiklik yapılamadı. Herhangi bir kasıt yok. Zaten akademik bir çalışma da değil, tebliğ. Bana akademik olarak bir katkısı da yok. Seyyar hoca benimle temasa geçti. ’10 bin lira bağış yaparsan, uzlaşırız dedi. Ben de bir kasıt olmadığını ifade ettim. Maddi durumunun da müsait olmadığını söyledim.’ Bu yöntemi önerdiği iddia edilen Prof. Dr. Faruk Beşer ise konu hakkında sadece bilgilendirildiğini, bağış yapılarak uzlaşılması yönünde telkinde bulunup bulunmadığını ise hatırlamadığını söyledi.

Milliyet
       

Yorumlar

  1. Fatih dedi ki:

    Herşey bir tarafa yazı tam Türkçenin katli olmuş. Örneğin şehven değil, sehvendir

  2. Ekrem dedi ki:

    Amerikaya uçmana gerek yok Bogazici ODTU gibi yerlerde ilk derslerin konusudur plagiarism.

  3. faruk dedi ki:

    Amerika’da kıytırık bir dil okulunun ilk dersinde ‘plagiarism’ nedir, yapıldığında sonuçları ne olur uzun uzun anlatıldı. Yine Amerika’da yüksek lisansın ilk haftasında bilimsel çalışma etiği seminerleri verildi ve her dersin başında bu konu tekrar hatırlatıldı.

    Bizim disiplin yönetmeliğimizde yok, unutmuşum, matbaa hatası, bağış yap affedeyim vs…
    Ayrı bir dünyada yaşıyoruz kardeşim. Madem durum buydu, milyonlarca dolar harcayıp niye bizi yurtdışına gönderiyorsunuz?

  4. hasan dedi ki:

    Marmara’nın imzacı akademisyenlere soruşturmalar açıp, kadrolarını engelleyip intihalciyi koruması iktidarın akademi üstünde nasıl baskı kurduğunu gösteriyor.Bu durumda nasıl bir bilimsel gelişme hedefliyorlarsa bu gidiş değil, anlamalılar.

Yorum Yaz