reklam
reklam
Akademik Personel | 08 Aralık 2016, Perşembe

Geleceğin Üniversiteleri: Mikro Üniversiteler

9 Nisan 2014
Geleceğin Üniversiteleri: Mikro Üniversiteler
       

DaVinci Enstitüsü’nün kurucu başkanı ve kıdemli gelecek bilimcilerinden biri olan Thomas Frey, günümüz eğitim sisteminin geleceğe göre tasarlanmadığını ve teknolojinin öğrenme stillerini tamamen değiştirdiğini söyledi. Frey, okullarda beş yıl sonra bilginin yüzde 50’sinin online verileceğini belirterek, “2020’de internete bağlı aletler dünyada insan sayısını geçecek. İşler, meslekler yeni formlar alacak. 2020’de 50 milyon alet internete bağlı çalışacak. Geleceğe hazırladığımız öğrenciler bu dünyada nasıl ve nerede iş bulabilecek? 2030 itibarıyla mikro üniversiteler ortaya çıkacak. Geleneksel üniversite yerine çok özel konularda uzmanlaşan iki-üç aylık mikro üniversiteler çıkacak” diyor.

Günümüz sınıfları geleceğe hazırlanmıyor

“Şu anda etrafımızda gördüğümüz her şey geçmiş ile ilgili. Geleceğin ihtiyaçlarını ve isteklerini yapmayı planladığımız işlere aktaramazsak, gelecek yaptığımız her işi yok edecek güce sahip. Hayata geçirmek istediğimiz her proje için bunu düşünmemiz gerekir. Bu özellikle eğitim alanı için oldukça önemli bir gerçek. Günümüz sınıflarında eğitim gören öğrencileri yakından ilgilendiren şey geleceğin iş ortamı yok olacak, ardından yerine gelecek yeni endüstrilerdir. Örneğin elektrik, otomobil, uçak, telefon sektörü gibi örnekler yeni endüstriler tarafından yenilenecek. Şimdiye kadar geçmişe baktığımızda yok olmuş endüstriler görürüz. Öğretmenler size sesleniyorum: Sınıfınızda, okulunuzda karşınızda duran öğrencileri nasıl bir dünyaya hazırlayacaksınız? Şu anda mevcut endüstriler 2024 itibariyle tepe noktasına ulaşarak daha sonra düşüşe geçecek, yeni boyutlar kazanarak devam edecek. Ancak bu sektörlerdeki markalar kendilerini bu yaratıcı inovasyona adapte edemezlerse o zaman büyük sorunlar yaşayacakları kaçınılmaz bir gerçek.”

FREY’E GÖRE ÖNÜMÜZDEKİ YILLARIN EĞİTİMDEKİ 5 TRENDİ

Online eğitim başlıyor

Trend 1: Teknoloji eğitim stilini değiştiriyor
Eskiden kütüphanede katalog taraması, kitap bulma ve okuyarak istediğin bilgiye ulaşma süresi ortalama 10 saat iken günümüzde bu 10 dakikaya indi. Gelecekte ise insanlara soru sorulduğunda bu süre nanoteknoloji sayesinde 10 saniyeye inecek. Kim, ne, nerede, ne zaman sorularının yanıtları artık sorun olmaktan çıktı. Geleceğin asıl soruları, ‘Neden, nasıl’ olacak. Bunu eğitim sistemimize ve öğrenme stilimize adapte etmeliyiz. Bugün teknoloji sayesinde her 60saniyede 204 milyon e-posta, 1.87 milyon ‘like’ (facebookta), 1.4  milyon Skype konuşması, 47 bin aplikasyon indirimi yapılıyor. Bu hızın içinde artık müfredatta yer alan kim, ne, ne zaman ve nerede soruları öğrencilerin gerçekliğinden çok uzak görünüyor. Harvard Üniversitesi araştırmacıları, 2019 yılı itibariyle k-12 okullarında bilginin yüzde 50’sinin online verileceğini belirtiyor. Yaratıcı inovasyonla, işler, meslekler yeni formlar alacak. Buna hazırlıklı olmalıyız, eğitim öğretim ortamlarını da bu paralelde düşünmeliyiz.

Aletler insan sayısını geçecek

Trend 2: Geleceğin endüstrileri

Fiziksel ortamın software ortamına taşınması ile internete bağlı aletlerde artış olacak. 2020 itibariyle internete bağlı aletler dünyada yaşayan insan sayısını geçecek. 2020’de 50 milyon alet internete bağlı çalışacak. 2024’ten sonra trilyonlarca sensör etrafımızda olacak. Bu da inovasyonun parçalara ayırılacağını gösteriyor. Akıllı evler, akıllı arabalar, akıllı kıyafetler gibi. Ayakkabınıza indireceğiniz bir aplikasyonla saniyeler içinde ayakkabının işlevini değiştirecek. Akıllı lenslerle etrafa bakıp, saniyeler içinde havanın derecesini, nemini ölçmeniz, ya da tabağınızdaki yiyeceğin kalorisini görmeniz mümkün olacak. Böyle bir ortamda eğitim alanların farklı işgüçlerine sahip olmaları, bunlara paralel becerilerle donatılmaları gerekir.

Mikro üniversiteler geliyor

Trend 3: Geleceğin becerileri

Geleceğe hazırladığınız öğrenciler bu dünyada nasıl, nerede iş bulacaklar? 2030’dan sonra mikro üniversiteler ortaya çıkacak. Uzun yıllar alan eğitim yok olacak bir noktada. Çünkü hız, bilgi bizim şu anda algıladığımızın çok ötesinde gerçekleşeceğinden, yıllar alan geleneksel üniversite eğitiminin yerine çok özel konularda uzmanlaşılan 2-3 aylık mikro üniversiteler çıkacak. 3D baskılar olacak. İstediğiniz ilacı basabileceksiniz. Çinliler örneğin yeni bir böbrek baskısı yaptılar, yani organlar basılarak elde edilmeye başlandı bile. Tüm bu bahsettiğim şeyler o kadar uzak değil aslında. Peki bu eğitimi nasıl etkileyecek? 3D baskı okullar olacak artık. İnsansız hava araçları olacak etrafta. Mesela 3D programlama eğitimi /sertifikasyonu gibi. Klasik bir ekonomiye giriş dersi bir aplikasyon, oyun tasarımı, film ya da sanal gerçeklik gibi konularla öğretilebilecek. Paylaşılan ekonomi önem kazanacak. Bir gün işimize yarar diye aldığımız, evimizde bulundurduğumuz, arabadan, çeşitli mutfak setlerine kadar birçok şeye sahip olmayacağız artık onlar paylaşılır olacak. Örneğin – zip-araba, 15 kişisel araba yerine geçecek. Etrafta bir yerden bir yere giden arabalarda taşıyıcılar olacak ve kişiler bunlardan online taşıma isteği ile yararlanacak. Aplikasyon geliştirme, 3D programlama, hızlı ulaşım (kapsülle) gibi sektörler ön plana çıkacak. Sektörleri günümüzde var olan sektörlerin yenilikçi inovasyonla dönüşmemiş haline göre kalacaklarını varsayarak öğrencilere meslek edindirmek gerçekçi değil maalesef. Her yok olan meslek yerine 2.6 milyon yeni iş olanağı gelecek.

Makineler insan yerine geçecek

Trend 4: Akıllı aletlerle vücudumuzun ihtiyacının belirlenmesi

Quantified – Self, vücudumuzdaki her şeyin hesaplanması, vücudumuzun dışarıdaki bilgiyi de ölçebilmesi demek. Akıllı aletlerle vücudumuza bağlanan sensörlerle ölçülmesi demek. Örneğin yeni nesil dövmeler aç kapa düğmeleriyle görünür-görünmez olabilecek. Makineler insan yerine geçebilecek. 1970’lerde kokpitte beş kişi varken bunun üçünü elemiş bulunuyoruz. Vinod Khosla’nın araştırmasına göre gelecekte de örneğin doktorların yüzde 80’inin yerini onlar kadar ve hatta onlardan daha etkili ve hızlı karar verecek akıllı makineler alacak. Vücutta yapılacak bir tarama ile kişinin hangi alanda kendini geliştirmesi gerektiği, hangi kitapları okumaya ihtiyacı olduğu gibi konular kolaylıkla ve hızlı bir şekilde belirlenebilecek.

Eğitimli insan artacak

Trend 5: Öğretmensiz eğitim formları

Yapılan bir araştırmaya göre dünyada şu anda 18 milyon öğretmen açığı var. Yüzde 23 oranında çocuk eğitim olanağına sahip değil. İleride insanlar günümüzdeki her bireyin üç katı kadar eğitimli olacak. Harvard Üniversitesi profesörlerinden ve ‘The Innovations of Dilemma’ kitabının yazarı Clayton Christiansen yaptığı araştırmada 2019 itibariyle tüm k-12 okullarının yarısının online eğitim vereceğini belirtti. Bu da öğrencilerin kendi hız, ilgileri ve beceri düzeylerine göre bireysel eğitim alma imkânı demektir. Gelişen ve gelişmekte olan ülkelerde okula başlayan bir çocuğun, gelecekte 3D baskı evlerde oturup, sürücüsüz arabalar, insansız hava araçları ile donatılmış bir dünyada birden fazla robotla yaşayacağı bir ortama hazırladığımızı unutmamamız gerekir.

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz