reklam
reklam
Akademik Personel | 05 Aralık 2016, Pazartesi

Etkili Ders Anlatmanın 8 İnceliği

29 Kasım 2014
Etkili Ders Anlatmanın 8 İnceliği
       

‘Etkili Öğrenme Semineri’nde konuşan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yıldırım Üçtuğ, ders anlatmanın inceliklerini sıraladı.

İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yıldırım Üçtuğ, üniversite öğretim elemanlarına ders anlatmanın inceliklerini sıraladı. ‘Etkili Öğrenme Semineri’nde konuşan Üçtuğ, “İstediğiniz konuda, teoriyi bilin eğer iletişimi bilmiyorsanız karşıya hiçbir şey ulaşmaz” dedi. Ders vermenin bir yerde rol yapmak olduğunu belirten Üçtuğ, ilgiyi sürekli tutabilmek için tiyatrocular gibi olmanın gerektiğini söyledi. Öğrenciyle sınıf içinde iletişim kurulması gerektiğini belirten rektör, etkin öğretim için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

Göz teması: Tüm ders bir su şişesine, bir öğrenciye veya tahtaya bakarak anlatılırsa öğrenciye hâkim olmak mümkün olmaz. Ders sınıfın tamamının gözlerinin içine bakarak anlatılmalı.

Hareket: Tüm ders bir noktada durarak verilmemeli. Sürekli hareket halinde olduğunuzda da hareket iletişimin önüne geçecektir. Hareket dengede tutulmalı ve belirli bir vücut dili kullanılmalı.

Ses tonu: Tüm sınıfa hâkim olmak çok kolay değil. Arka sıralardaki öğrenciler uyuyabilirler. Çözüm onların başlarına tebeşir atarak uyandırmak da değil. Ses tonunuzu indirip çıkarmalısınız. Bazen yavaşlamalı bazen de hızlanmalısınız. Bu, arka sıralarda uyuyan öğrenciyi uyandıracak, tüm sınıfa hâkim olmanızı kolaylaştıracaktır.

Öğrenciyi tanımak: İyi öğrenci bilinmek ister. Ortalama veya iyi seviyede olmayan öğrenci de ilgiden motive olur. Öğrenciyi tanımak, onu bilmek gerekir.

Rahat hissettirmek: Öğrenci sınıfta kendini rahat hissetmeli. Diken üstünde hissetmemeli. “Söyle Yasemin şu nedir?” şeklinde bir kişiyi işaret ederek konuşmak çok yanlış. Hem o öğrenciyi hem de diğerlerini iletişime kapatır. Öğrenci sınıfta kendisini huzurlu, mutlu hissettiği hocadan öğrenir. Huzuru kaçtığı noktada iletişim kanallarının bir kısmını kapatır.

Konu ortaya konulmalı: Öğrenciye derse başlamadan önce neden bahsedeceğinizi söylemelisiniz. Öğrenci konuyu bilmeden derse başlanmamalı.

Saygı duymak: Öğretmen öğrencisine saygı göstermeli. Öğrenci bir bireydir ve bizimle eşit bir bireydir. Öğrenci aşağılandığını, küçümsendiğini hissederse onu kaybedersiniz. Öğrencinin karşısına çıktığınız kıyafet, tavır çok önemli. Öğrenciler için hoca bir idoldür. Onu hayal kırıklığına uğratma hakkımız yok.

Esprili olmak: Öğrencilerin sınıfta dikkatlerinin dağılmadan dinleme süreleri 20 dakikadır. Dersler ise çok daha uzun. Öğrencinin bu sürede ilgisini çekmek için şaka, espri yapmak, hiçbir insan grubunu, inanışı küçültmeyecek fıkralar anlatmak uyanıklığı sağlar.

 Kaynak: Hürriyet

 

       

Yorumlar

  1. ziya diyor ki:

    Araştırmalar dinleme süresinin 20 dakika olduğunu söylüyor. Ders saatleri en az bunun iki katı. Nasıl işlenirse işlensin 30 dakikadan sonra küçük büyük herkes sıkılıyor.

  2. mustafa arslan diyor ki:

    bunlar lazım evet ama bütün bu özelliklere sahip olması o dersin etkili geçtiği anlamına da gelmez. destekleyici unsurlar bunlar.

  3. BYRM AKRS diyor ki:

    Bu anlatım şekli Ortaokul ve Lise içindir üniversite için daha farklı yaklaşımlar kullanılmalıdır:(

Yorum Yaz