reklam
reklam
Akademik Personel | 02 Aralık 2016, Cuma

Erdoğan: ‘Bilim Teknolojide Treni Kaçırmaya Niyetimiz Yok’

19 Haziran 2014
Erdoğan: ‘Bilim Teknolojide Treni Kaçırmaya Niyetimiz Yok’
       

Başbakan Erdoğan, “Bilim teknoloji alanında treni kaçırmaya niyetimiz yok. 12 yıl öncesinin Türkiye’si değiliz. Bilim teknoloji, yenilik alanında da tarihi bir atılım içindeyiz” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bilim teknoloji alanında bu treni kaçırmaya asla niyetimiz yok. Çok açık ki Türkiye olarak 12 yıl öncesinin Türkiye’si değiliz. Birçok alanda olduğu gibi bilim teknoloji, yenilik alanında da tarihi bir atılım içindeyiz” dedi.

Başbakan Erdoğan, Ankara Vilayetlerevi’nde düzenlenen Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 27. Toplantısı’nın açılışında, toplantıda ülke, millet ve bilim dünyası için hayırlara vesile olacak kararlar alınacağına inandığını ifade etti.

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’na 18. kez başkanlık ettiğini dile getiren Erdoğan, “Tüm bu süreç boyunca burada aldığımız kararların bütün kurumlarca sahiplenmiş ve hızla hayata geçirilmiş olmasından da memnuniyet duyuyorum. Geriye dönüp baktığımızda ülkemizde katma değer oluşturan bilim, teknoloji ve yenilik alanındaki gücümüzü ileriye taşıyan tüm gelişmelerin Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu kararlarına dayandığını görüyoruz” dedi.

Erdoğan, bilim, teknoloji ve yeniliğin bir ülkenin gelişmesindeki en önemli itici güçlerden biri olduğuna inandıklarını ve bu nedenle ülke gündeminin en yoğun olduğu dönemlerde bile bu toplantıları yapmaktan ve toplantılara bizzat katılmaktan vazgeçmediklerini söyledi.

Bilim ve teknolojiyle ilgili konuların daima gündemlerinde üst sıralarda yer aldığını anlatan Başbakan Erdoğan, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunda himaye altına aldıkları ve öncelik verdikleri alanlardaki gelişmeleri çok yakından takip ettiklerini bildirdi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Toplantılarımızda giderek daha tematik alanlara yöneliyor, ülkemiz için öncelik arzeden konulara odaklanıyoruz. Bu şekilde üzerinde durduğumuz alanlarda önemli mesafe katettiğimizi memnuniyetle görüyorum. Örneğin son toplantımızda, 2010 yılında yine burada, öncelikli alan ilan ettiğimiz enerjiye odaklanmış, yerli enerji kaynaklarının ve yerli üretim teknolojilerinin kullanımını artırmak için önemli kararlar almıştık. Bu kararlar doğrultusunda ülkemizde bolca var olan güneş, rüzgar, su ve jeotermal enerji gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırmaya yönelik çalışmalar hız kazandı. Yine Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığımız ile ilgili bakanlıklarımız arasında imzalanan protokoller çerçevesinde yerli üretim teknolojilerine dönük santrallerin kurulması, yerli teknolojilerin geliştirilmesi çalışmaları hızlandı.”

“Amacımız 2023 yılında elektrik üretimi içerisinde yenilenebilir enerji payının en az yüzde 30 olmasını sağlamak, hedefimiz bu” ifadesini kullanan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

“Bir önceki toplantımızın gündemini oluşturan e-devlet ve üstün zekalı çocukların eğitimi kapsamında da önemli ilerlemeler sağlandı. Vatandaşımızın kamu hizmetlerine bizzat kurumlara gelmeden en kısa sürede ve kaliteli şekilde ulaşabilmesi için yürüttüğümüz çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Türkiye olarak en önemli amaçlarımızdan biri de eğitim temelli, araştırma geliştirme temelli bilgi ekonomisine ulaşmak. Toplantılarımızdan birini tamamen bu konuya ayırmış milli eğitim sistemimizle bilim ve teknoloji politikalarımızı bütünleştirmeye yönelik önemli bir karar almıştık. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığımız ve TÜBİTAK başta olmak üzere eğitim müfredatımızı bilimsel kriterler doğrultusunda yeniledik.”

Erdoğan, 2023 yılında tüm illere yaymayı hedefledikleri bilim merkezlerinin Konya ve Bursa’da hayata geçirildiğini, Kayseri ve Kocaeli bilim merkezlerinin ise tamamlanmak üzere olduğunu belirterek, okullarda yaygınlaştırdıkları bilim fuarları ile araştırma ruhunun ve projeciliğin tüm öğrenci gruplarına yayılmasını sağladıklarını kaydetti.

“Ülkemiz yabancılar için bile cazibe merkezi haline gelmeye başladı”

Bu kapsamada geçtiğimiz dönemde binin üzerinde okula 6 trilyon liralık destek verdiklerini, öğrencilerin tamamı için fırsat eşitliği sağlayan bir alt yapı kurarak dersleri video ortamına yaymak suretiyle öğrencilere sunduklarını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Girişimcilik ve yenilikçilik, eko sistemin etkinleştirilmesi başlığı altında aldığımız kararları uygulamalarının neticelerini elde etmeye başladık. Girişimcilere yönelik yeni destek programlarına, genç nesile girişimcilik ruhunu aşılayacak ders programlarından akademisyenlerimizin girişimci faaliyetlerini teşvike kadar birçok çalışmayı hayata geçirdik. Öyle ki artık ülkemiz sadece Türk girişimci ve yatırımcılar için değil, yabancılar için bile cazibe merkezi haline gelmeye başladı. Kaynaklarımızı genç yaşlı ayrımı yapmadan parlak fikri olan tüm girişimcilerimizin önüne serdik. Üniversitelerde teknoloji transfer ofislerinin kurulumu çalışmalarını yoğunlaştırdık. Bu yönde faaliyet gösteren teknoparkların kurulması, geliştirilmesi için TÜBİTAK kararıyla üniversite başına yeni rakamla 1 milyon, eskisiyle 1 trilyon destek sağlıyoruz. Ülkemizde girişim sermayesi fonlarına destek vermeye başladık. Girişimci adaylarına geri ödemesiz destekler, pazarda başarılı olabilmeleri için danışmanlık hizmeti veriyoruz. Her yıl girişimci, yenilikçi üniversite isimlerini yayınlayarak üniversitelerimizi girişimciliğe yönelik niteliklerini artırmaları yönünde teşvik ediyoruz.”

Başbakan Erdoğan, BTYK’nın gündemini de “ulusal yenilik sistemi ve medikal biyo teknoloji” olarak belirlediklerine işaret ederek, şöyle konuştu:

“Toplantımızda geleceği şekillendirecek en kilit alanlardan biri olan medikal biyo teknoloji alanında kamu, özel sektör ve üniversitelerde atmamız gereken adımları bütün boyutlarıyla masaya yatıracağız. Bunun yanı sıra ARGE ve yenilik sistemimizle eğitim konusunda yapılan çalışmaları değerlendireceğiz. Günümüzde biyo teknoloji ürünleri sadece sağlık alanında değil, tüm sektörlerde önemli hale geldi. Hedefimiz ülkemizde bu alanda faaliyet gösteren sektörü biyo teknolojik, biyo benzer ürünler başta olmak üzere daha yüksek katma değerli ilaçlar üreten rekabetçi bir yapıya kavuşturmaktır. Bunun için de yurt içi tıbbi cihaz, tıbbi malzeme ihtiyacının yüzde 20’sini, yurt içi ilaç ihtiyacının yüzde 60’ının yerli üretimle karşılanmasını hedefliyoruz. Sağlık hizmetlerinde kendi önceliklerimiz ve hassasiyetlerimize uygun olarak biyo teknoloji odaklı atılımları gerçekleştirme mecburiyetinde olduğumuz bilinciyle hareket ediyoruz.”

“Treni kaçırmaya asla niyetimiz yok”

“Bilim teknoloji alanında bu treni kaçırmaya asla niyetimiz yok” diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Çok açık ki Türkiye olarak 12 yıl öncesinin Türkiye’si değiliz. Birçok alanda olduğu gibi bilim teknoloji, yenilik alanında da tarihi bir atılım içindeyiz. Son yıllarda yaşanan o sıçramayla ülkemiz, 2000 yılında 3,4 milyar lira olan ARGE harcamasını 2012 yılında 13 milyar liranın üzerine çıkardı. ARGE harcamasının GSYİH oranı, yaklaşık iki katına çıkarak 2000 yılındaki yüzde 0,48 oranından, 2012 yılında yüzde 0,92 oranına ulaştı. Yeterli mi, yeterli değil. Bunun daha da artması lazım. Bilim teknoloji ve yenilik atılımlarımızın en önemli sonuçlarından biri de özel sektörün bu alandaki çalışmaları önem arz etmeye başladı. Özel sektörün ARGE harcamaları, 2012 yılında 5,9 milyar liraya ulaşarak 2000 yılı değerinin 5 katına çıktı. Yine 2012 yılında tam zaman eş değer ARGE personeli sayısı 105 bine, araştırmacı sayısı 82 bine ulaştı. Bunlar 2000 yılındaki değerlerin 4 katı.”

Özel sektörde istihdam edilen ARGE personeli sayısının da bu arada arttığına dikkati çeken Erdoğan, şunları belirtti:

“2009 yılında ilk kez özel sektör ARGE personeli sayısı yüksek öğretim ARGE personeli sayısını geride bıraktı. Bu eğilim daha sonraki yıllarda da devam etti. Özel sektör, ARGE personeli sayısı 2000 yılına göre 8 kata yakın artışla 2012 yılında 52 bini geçmiş bulunuyor. Tüm bu gelişmeler Türkiye’nin bilim, teknoloji ve yenilik alanındaki atılımın yakaladığı ivmenin göstergesidir. Bugün artık uluslararası arenada diğer alanlarda olduğu gibi bilim, teknoloji alanında da bir Türkiye modelinden söz ediliyor. Bu gelişmeleri, bu hızı kesintisiz bir şekilde sürdürmemiz gerekiyor. Şimdi atacağımız atılımlar bu bakımdan önem arz ediyor. Motivasyonumuzu, hızımızı kaybetmeden hedeflerimize kilitlenerek el birliğiyle hareket etmemiz gerekiyor. Gelişmiş ülkeler göre, orta halli olan konumumuzu bir üst lige taşımazsak o zaman gerilememiz kaçınılmazdır. Bunun yolu da ARGE ve eğitime önem vermekten geçiyor. Artık yarıştığımız kurumları değiştirmemizin zamanı gelmiştir. Bunun için de verimlilik ekonomisi yerine bilgi ekonomisine geçmenin hazırlıklarını süratle tamamlamalıyız.”

“Genç ve dinamik nüfusuyla tüm dünyada bilimin, yeniliğin ve kalkınmanın öncüsü olabilecek bir ülke potansiyeli taşımamız en büyük avantajımızdır” ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de bilgiyle, bilimle atılan temeller üzerinde yükselmesini sağlamada hepimize düşen görevler var. Birlik ve beraberlik içinde kararlıkla çalışmalarımızı devam ettirmeli, ARGE’ye yönelik alanlarda atacağımız sağlam adımlarla Türkiye’nin büyüme hikayesini yazmayı sürdürmeliyiz. 2023 hedeflerimize doğru emin adımlarla ilerlerken 2053’ü, 2071’i planlamayı ihmal etmiyoruz. Böylesine derinlikli bir perspektifimiz olmadan günlük olayların, anlık gelişmelerin tüm bu gelişmelerle beraber o rüzgar önünde sürüklenerek hedeflerimize ulaşamayız. Bunun için biz bir yandan önümüze çıkan sorunlarla mücadele ederken asıl geleceğimiz, çocuklarımızın, torunlarımızın Türkiye’sini kurmanın çabası içindeyiz. Bizim bu millet için ülke için çok büyük hayallerimiz var. Ulaştığımız hedefler, hayallerimizi daha da genişletiyor, hedeflerimizi daha da büyütüyor.”

“Geçtiğimiz 200 yıllık dönemde çok acılar çok üzüntüler çok kayıplar yaşadık” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

“1923 yılında kurduğumuz cumhuriyetimiz kayıplar döneminin sonuna geldiğimizin müjdecisiydi. Şimdi ekonomide, bilimde, ticarette, diplomaside, sanatta diğer tüm alanlarda yeniden yükselişe geçtiğimizin heyecanını yaşıyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde çok daha kazanımlar, başarılar elde ettiğimiz, sevinçler yaşadığımız bir dönem olacak. Bilim Teknoloji Yüksek Kurulu’muzun bu süreçte kendi alanlarında önemli kararları alıp, yol haritalarının belirlendiği öncü rolünü sürdüreceğine inanıyorum. Kurulumuzun 27. toplantısının milletimiz, insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Toplantıya, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem ve diğer ilgililer katıldı.

Kaynak: Anadolu Ajansı
Muhabir: Kurbani Geyik, Enes Kaplan
       

Yorumlar

  1. osman diyor ki:

    yök başkanının tespitlerine ve taleplerine kulak verilmeli. akademideki problemler çözümsüz bekliyor. lafla peynir gemisi yürütülmez.

  2. akademi diyor ki:

    üniversitelerin problemlerini çözüme kavuşturmadan bilim ve teknolojide ilerleme kaydetmek olanaksız. başbakanın öncelikle bunu anlaması gerekir. milli eğitim, ilköğretimden üniversitelere kadar çıkmaza girmiş durumda. nitelik problemi giderek büyüyor. önümüzdeki dönemlerde nitelik problemi daha da artacak. çünkü objektiflikten, bilimsellikten giderek uzaklaştığımız bir dönem yaşıyoruz.

  3. ERKAN diyor ki:

    Sizin neler kaçırdığınızı gördük, ne gemileri ne trenleri kaçırmazsınız, pardon gemicikleri…

  4. kan kaybediyoruz. eşik aşıldı diyor ki:

    sayın başbakanım, akademisyen maaşlarını belki farkında olmayarak ancak o kadar düşürdünüz ki, iş bulamayanların son tercihi akademisyenlik olur hale geldi maalesef.hatta bazı bölümlerde kadrolara başvuru bile olmuyor. oysa ki üniversitelerin en başarılı mezunlarının tercih etmesini sağlayacak adımlar atılmalıydı. akademik çalışmalar bir ülkenin geleceğinde ilk sırada gelirken hükümetiniz bu konuda şahsi görüşüm en düşük notla sınıfta kalmıştır. biraz araştırsanız bu işin de arkasında belki dış güçler çıkacaktır. öğretim elemanlarının sorunlarını çözme vakti fazlasıyla aşıldı.kan kaybediyoruz. eşik aşıldı.

  5. doç.dr. diyor ki:

    bir tek doğru var. 12 yıl öncesinin üniversiteleri, bilimi, akademisi noktasında değiliz. 12 yıl önce akademinin her bakımdan durumu bundan çok daha iyiydi. sayın başbakanın, yök ün, seta’nın üniversiteler için sunduğu raporlardan haberi yokmuş gibi konuşması hayret verici. üniversitelerde durum vahimden de öte. söylenecek o kadar çok şey varki. anlatmaktan yorulduk, usandık artık. özetle şunu ifade etmek gerek. ülkemizde akademik hayat cumhuriyet tarihinin en karanlık ve içler acısı dönemini yaşamaktadır. biz bunu biliyor ve yaşıyoruz. bize bir şey anlatmayın artık. seçmene yönelik konuşmalar bunlar. işin içinde olanlar gerçekleri çok iyi biliyor.

    1. KEMAL diyor ki:

      hadi iyisin prof oluyorsun. aman ha ünvanını yaz çok önemli.

      1. akademi diyor ki:

        dam üstünde saksağan vur beline kazmayı, madem yüzme bilmezdin neden çıktın ağaca. kıvamında ve alakasında gereksiz bir yorum yazmışsınız. maalesef sizin gibiler de var bu camiada. “fikirsiz, saplantılı, kompleksli ve siyasi eğilimleri her türlü akli melaikesinin önünde”. hoca yorumunu yazarken akademik ünvanını kullanmış. pardon burası Gündoğdu pastanesi mi? akademikpersonel.org akademisyenlerin yuvası. ancak “aşağılık kompleksi” toplumun hastalığı maalesef. akademi de unvanlar kullanılır. başarabiliyorsan çalış doçentte ol profesör de. ancak bunlar belli ki sana uzak kelimeler. konuyla alakalı yorum yazmaktansa sataşmak bir tür ruh hastalığı sanırım. tedavi şart.

        1. Mahmut diyor ki:

          Dr. yazsa yeterdi, geri kalan tüm ünvanlar uyduruktur.

          1. akademi diyor ki:

            hayırdır, neden rahatsız oldunuz. habere yorum yazacağınız yerde böyle saçma sapan bir tartışmayı yaratmanız çok tuhaf. yani yazacak cevap bulamayınca bir şey yazmak zorunda değilsiniz ki. yanlışa yanlış diyemiyorsanız susmayı deneyin. akademisyen yanlışı savunacak kadar sabit fikirli ve ilkesiz olamaz.

Yorum Yaz