Akademik Personel | 24 Mayıs 2017, Çarşamba

Engelliler YÖK’ün Kararını Sevinçle Karşıladı

Engelliler YÖK’ün Kararını Sevinçle Karşıladı
       

Sivil toplum kuruluşları, YÖK’ün “engellilerin üniversitelerin özel yetenek programlarına ayrı bir sınavla girebilmesi ve YGS’de 100 puan uygulamasına zihinsel engellilerin de dahil edilmesine” yönelik kararıyla ilgili mutluluklarını dile getirdi.

Yükseköğretim Genel Kurulunun (YÖK) “engelliler için üniversitelerin özel yetenek programlarına kendi içlerinde yapılacak ayrı bir yetenek sınavıyla girebilmesi ile Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) 100 puan şartıyla üniversitelere özel yetenek sınavı ile girebilecek engelli öğrencilere zihinsel engellilerin de dahil edilmesine” yönelik kararı, engellilere yönelik çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarınca sevinçle karşılandı.

Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva, Engelliler Konfederasyonu Başkanı Turhan İçli ile Zihinsel Engelliler Federasyonu Başkanı Ömer Koç, YÖK’ün engelli üniversite adaylarına ilişkin aldığı kararları değerlendirdi.

Ayva, YÖK’ün engellilere yönelik çok güzel uygulamaları olduğunu belirterek, alınan yeni kararları da memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.

Ayva, “YÖK’ün engelliler için aldığı bu kararlar çok güzel, çok önemli. Fakat özel yetenek ile alımlarda önce YGS şartının aranmasını anlayamıyorum. Sınava girmek şart olmamalı. Çünkü bu durumdaki çocukların felsefe, coğrafya sorularını yapamaması, onların beceriksiz olduğu anlamına gelmiyor.” dedi.

Engellilerin doğrudan yetenek sınavı ile değerlendirilebileceğini aktaran Ayva, “YÖK’ün kararı çok güzel ancak bu kararın geliştirilmesi, desteklenmesi anlamında ilk aşamadaki YGS şartı tamamen kaldırılabilir. Örneğin, öğrenciler okulun tavsiye kararına göre üniversiteye alınabilir. Yetenek sınavı ise kesinlikle devam etmeli.” diye konuştu.

“Sıra dışı insanları yakalamaya çalışmalıyız”

Topluma “tuhaf” gelen insanların olağanüstü yetenekleri olabileceğini vurgulayan Ayva, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Maalesef şu anki eğitim modeli, insanları belli gruplara ayırıyor, sınıflandırıyor ve bu grupları eleme usulüyle ilerliyor. Bu, sıradan insanları elemek ve yakalamakla ilgili, buna bir sözümüz yok. Fakat biz sıra dışı insanları da yakalamaya çalışmalıyız. Yetenek avcılığı da yapılmalı. Otizm, Asperger sendromu gibi durumları olan ama çok büyük yetenekleri de bulunan insanlar var. Mesela Einstein bu sınav sisteminde elenir, üniversite okuyamazdı. Sıra dışı insanlara yönelik de üniversiteye girişlerine yönelik model oluşturulmalı. İcat yapsın, müzik yeteneğini göstersin gibi. Böyle bir sisteme evrilmemiz lazım.”

YÖK’ün eğitim aşamasında üniversite ortamlarını herkes için uygun hale getirmesine de değinen Ayva, “YÖK’ün bu şekilde kararlar almaya başlamasını sadece Türkiye için değil, Türkiye’nin içinde bulunduğu medeniyet için de bir şans olarak değerlendiriyorum. Bu karar engellilere yönelik olarak görünüyor ama bir sürü sıra dışı insanların da önünü açacak bir karar.” dedi.

Ayva, ayrıca birden fazla engeli olan bireyler için de sınav altyapılarının geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Kaynaştırma eğitimi” çağrısı

Zihinsel Engelliler Federasyonu Başkanı Koç da YÖK’ün özellikle zihinsel engelli öğrenciler için aldığı karara yönelik, “YGS’de 100 puan şartıyla üniversitelere özel yetenek sınavı ile girebilecek engelli öğrencilere zihinsel engellilerin de dahil edilmesi mutluluk verici. Bu tür çabaları biz de memnuniyetle karşılıyoruz, fakat esas sorun ilköğretim, lise seviyesindeki eğitimlerde. Bu öğrencilerin üniversite aşamasına gelebilmesi için ilk eğitimlerinden itibaren bir çalışma yapılması gerekiyor.” görüşünü dile getirdi.

Bu kararı duyduklarında çok mutlu olduklarını ama üniversite seviyesine gelebilecek zihinsel engelli öğrenci sayısının çok az olduğuna dikkati çeken Koç, şunları kaydetti:

“Zihinsel engellilerin kaynaştırma eğitimleriyle ilgili acil bir çalışma yapılması gerekiyor. Sınıf öğretmenleri kaynaştırma yapamaz. Bu konuda yurt dışında olduğu gibi zihinsel engelli öğrencilerin bulunduğu sınıflarda özel eğitim öğretmeni ve meslek lisesi mezunu yardımcı elemanlar da yer alarak, ortak bir çalışma programı hazırlanmalı. Örgün eğitimde engelliler kendileriyle ilgili formasyon almamış öğretmenler tarafından eğitildikleri için kaynaştırma, bütünleştirme olmuyor. Yeteri kadar özel eğitim öğretmeninin olması gerekiyor. Aksi halde sınıflarda akranları ile eşdeğer eğitimi alamadan okullarını bitiriyorlar. Bunun da çocukların gelişimine bir katkısı olmuyor.”

Koç, ayrıca Türkiye genelindeki zihinsel engelli sayısının tespiti, kaçının eğitilebilir olduğuna yönelik kapsamlı bir araştırma yapılması ve sosyal politikaların da bu çerçevede belirlenmesi gerektiği çağrısında bulundu.

“Aynı sınava özel önlemlerle alınmalılar”

Engelililer Konfederasyonu Başkanı Turhan İçli de bu tip sınavların diğer öğrencilerden ayrı yapılmasını doğru bulmadıklarını belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

“Genel olarak engelliler herkesle yarışabilir ama yeter ki koşullarına yönelik özel önlemler alınsın. Zihinsel engelliler için özel yetenek sınavı olabilir elbet ama genel olarak sınavlarda özel önlemler alınması daha önemli. Kabartma imkanları, nitelikli okutmanların adaylara verilmesi gibi özel önlemlerle aynı sınava alınmalarını daha doğru buluyoruz.”

YÖK’ün kararı

YÖK, 30 Mart’ta aldığı kararla YGS’de 100 puan şartı ile üniversitelere özel yetenek sınavı ile girebilecek engelli öğrencilere zihinsel engellilerin de dahil edilmesini kuralını getirmişti. Kararla üniversitelerin, özel yetenek sınavları ile öğrenci alacak programlara girişte engelli öğrencileri diğerlerinden ayrı sınava tabi tutmasına hükmedilmişti.

Ayrıca, karara göre, üniversitelerin özel yetenek sınavıyla öğrenci alan programlarına başvuran engelli adaylar, kendi aralarında yapılacak ayrı bir yetenek sınav sonucuna göre değerlendirilecek.

Engelli adaylar daha önce diğer öğrencilerle birlikte yetenek sınavına alınıyordu. Bu da engelli öğrenciler açısından haksız rekabete yol açıyordu.

anadolu ajansı

       

BENZER HABERLER