reklam
reklam
Akademik Personel | 05 Aralık 2016, Pazartesi

Dünya Sıralamasında Üniversitelerimizin Yeri

6 Nisan 2014
Dünya Sıralamasında Üniversitelerimizin Yeri
       

İyi bir üniversitede okumak veya çalışmak neredeyse herkesin hayalidir. Peki, iyi üniversiteleri kim belirliyor, sıralama nasıl yapılıyor? Konuyu araştırdığımız zaman şu bilgileri öğreniyoruz.

 

Üniversiteleri belirli göstergelere göre sıralayan çeşitli kurumlar var ve bunların kriterleri şöyle sıralanabilir. Akademik başarılar, öğrenci memnuniyeti, öğrenci başına düşen öğretim görevlisi sayısı, eğitim kalitesi, araştırma sayıları, kampüs standartları, giriş koşulları ve mezuniyet sonrası iş bulma kolaylığı vb.

Bu sıralamalar sadece bir fikir vermek için yapılır. Genel değerlendirmede arka sıralarda yer alan bir üniversite, özellikle bir konuda ülkesinde hatta dünyada en iyilerden biri olabilir. Hatta bir üniversite, bölüm bazında bile tercih edilebilir. Bazı bölümler diğer bölümlerden daha ön plana çıkabilmektedir. Bu nedenle üniversitelerin sıralaması yanında, özellikle ülkemizde fakültelerin sıralanmasının daha etkili ve yararlı olacağı ileri sürülebilir. Bu nedenle sıralamaya bağlı kalarak değerlendirme yapmak pek doğru olmaz. Öğrenciler için yükseköğrenim artık en iyi üniversitelerde alınacak eğitime ve tatmin edici iş imkânlarına bağlı olunca, sınırlar ötesinde eğitim artık günümüzün kaçınılmaz gerçeği haline gelmiştir. Bilginin, internet sayesinde, ulaşılabilirlik düzeyinin yükselmesi ile birlikte farklı ülkelerdeki üniversitelerin sundukları hizmetler, araştırmacı ve öğrencilerin ilgisini çekmektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki araştırmacı ve öğrencilerin ilgileri gelişmiş ülkelere ve bu ülkelerdeki üniversitelere yönelmektedir.

Öğrenimini yurt dışında sürdürmek isteyenlerin, listenin en üst sıralarında yer alan üniversitelerin lisans ya da lisansüstü programlarına giriş yapmalarının zor olduğuna dikkat etmeleri gerekmektedir.

 

Dünya Genelinde Sıralamalar

a) The Times gazetesi, her yıl dünyanın en iyi 400 üniversitesini sıralar. Çalışma her yıl düzenli olarak yapılır. Bunu yaparken de akademik verilere dayanmayan altı gösterge bazalınır. Danışmanlık, çalışan personel sayısı, öğrenci/öğretim üyesi ve uluslararası öğrenci /öğretim üyesi, sonuncu gösterge ise alıntılar/öğretim üyesidir; yani, yayınlarına atıf yapılan öğretim üyesi sayısıdır.

b) İkinci sıralama, dünyanın en popüler üniversitelerini, akademik verilere göre değil, internet sitelerini ziyaret edenlerin sayısı ile ölçen bir çalışmadır. (WebometricsRanking of World Universities)

c) Dünyaca kabul gören en önemli sıralama ise Şangay Üniversitesi tarafından yapılan en iyi 500 üniversite sıralamasıdır.

Dünya genelinde ve yerel olarak üniversite sıralaması

 

Göstergeler ise şöyledir.

1)Mezunlarından Nobel Ödülü veya Fields Madalyası alıp almadığı, (Alumni)( Bizde Nobel Ödülü alan Orhan Pamuk İstanbul Üniversitesi mezunudur.)

2)Halen çalışmakta olan mensuplarının Nobel Ödülü veya Fields Madalyası alıp almadığı, (Award) (Bu göstergede skorumuz yok.)

3)Bir seneden daha önceki çalışmalar, (HiCi-highlycitedresearches)(Sıralamada üst sıralarda yer bulamamamızın en önemli nedenlerinden biri budur. Birikimli üniversiteler öne geçmektedirler.)

4)Doğa ve Fen Bilimlerinde 2002 ve sonrasında yapılan çalışmalar,(N&S-NatureandScience) (Bu puanlamada skorumuz çok düşüktür.)

5)Bir önceki yılda Fen Bilimleri (ScienceCitationindex-expanded) ve Sosyal Bilimler (SocialCitationindex)alanlarında yayınlanan çalışmalar,(PUP)(Üniversitelerimiz en fazla puanı bu kategoriden almışlardır.)

6)Bahsedilen kategorilerde yapılan çalışmaların, akademik personel başına düşen kısım.(PCP)

Bu göstergelere göre yapılan sıralama her yıl değişmektedir ve yıllardır ilk 100 de yer alan üniversiteler aynıdır. Türk üniversiteleri genellikle ilk 400 içinde yer almaktadır. Örneğin,2013-2014 sıralamasında Boğaziçi Üniversitesi 199.sırada yer alırken, İTÜ 201-225 aralığında, ODTÜ 201-225 aralığında, Bilkent Üniversitesi ise 226-250 aralığında bulunmaktadır. Koç Üniversitesi ise 276-300 aralığında yer almaktadır. Objektif ölçülere göre yapılan ve herkes tarafından kolaylıkla ulaşılabilen verilere dayalı kesin değerlendirilmelerle yapılan bu sıralamada ülkemizin en az bir üniversitesinin ilk 100’e girmesi hepimizi gururlandıracaktır.

Farklı sistemlere göre yapılan sıralama işlemleri objektif olmayıp, farklı sıralamalar arasında tam bir uyum söz konusu değildir. Bunun en büyük nedeninin, üniversitelerin performansları ve başarılarının sadece sayılarla ifade edilemeyecek ölçüde farklı boyutlarının da olmasıdır. Her performans değerlendirmesinde olduğu gibi, üniversitelerin sıralanması işleminin güvenirlik düzeyinde önemli değişkenlikler olduğu dikkat çekmektedir. Bu farklılıklara bir standart getirmek amacıyla Dünya üniversitelerinin sıralanmasında dikkate alınacak temel kriterler konulması yönünde 2006 yılında UNESCO Avrupa Yüksek Eğitim Merkezi tarafından oluşturulan uluslararası uzmanlar grubu Berlin’de toplanarak 16 maddeden oluşan Berlin Prensiplerini oluşturmuşlardır. (UNESCO-CEPES, 2006). Bu kriterlerden bir tanesi bilimsel yayınlarla ilgilidir.

Ancak yapılan bu sıralamalar; üniversitelerin performanslarının uluslararası seviyede ne anlama geldiğini, yine bu üniversitelerin zayıf ve güçlü yönlerini ortaya koyması açısından önemli bir katkıya sahiptir. Bu sıralama sistemlerine yönelik eleştirilere rağmen üst düzey üniversitelerin çoğu, bu sıralamaları kayda değer bulup, kendilerine üst sıralarda yer bulmak için gerekli işlemleri yapmak konusunda ilgili davranmaktadırlar. Eğer bir üniversite sıralamada üst seviyelerde yer almak istiyorsa bahsedilen sıralama sistemlerinin değerlendirme kriterlerini ve ilgili kriterlerin ağırlıklarını temel alarak gerekli düzenlemeleri yapmalıdır. Böylece kaliteli bir yüksek öğretim kurumu olmayı başarabilir ve çalışmalarının ürünü olarak uluslararası alanda hak ettiği prestiji kazanabilir

Türkiye’de de YÖK birimleri tarafından hazırlanan raporlarda temel ölçütün yayın kriteri olduğu görülmektedir. Veri toplama açısından nesnel ölçülere uygun olan bu değerlendirmenin, fen bilimlerinin ağırlıklı olduğu üniversiteler için avantajlı olduğu görülmektedir. Bu boyutun dışındaki ölçülebilir verilerin de işleme katılmasıyla üniversitelerimizin yerinin çok yönlü olarak görülebileceği düşünülmelidir.

www.shanghairanking.com

http://www.timeshighereducation.co.uk

www.webometrics.info

www.arwu.org

Kaynak: Aktuelmarmaris (Gönül Görgülü)

       

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz