reklam
reklam
Akademik Personel | 11 Aralık 2016, Pazar

Dünya Kadınlarının Yanındayız

8 Mart 2014
Dünya Kadınlarının Yanındayız
       

Akademikpersonel.org, dünya kadınlarının yanında olan duruşunu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde bir kez daha göstermekte.

 

Ülkemizde kadına olan şiddet; kız çocuklarının cinsel istismarı, erken yaşta evlendirilmeleri, iş hayatında kadının ekonomik ve sosyal olarak dışlanması ve daha bir çok haliyle karşımıza çıkmakta.

Resmi verilere göre 2013 yılında 28 bin kadın şiddete maruz kalmış, 95 kadın ise hayatını kaybetmiştir. Resmi olmayan rakamlara göre ise Türkiye’de kadın cinayetleri son 10 yılda yüzde bin 400 artış göstermiş; 2002 yılında öldürülen kadın sayısı 66 iken, 2013’ün sadece ilk dokuz ayında bu rakam 842’ye ulaşmıştır

Burada elbette çok klişe bir ifade gibi olsa da çözümün en temel unsurları doğru planlanmış bir eğitim ve ceza yaptırımlarının caydırıcı olması. Bu yazıda, problemin hukuksal boyutunu hukukçuların daha iyi bildiğini düşünerek kadına olan şiddetin eğitimsel boyutunu ele almaya çalışacağız.

2013 senesinde Düzce Üniversitesi’nin liderliğinde gerçekleştirilen “Yükseköğretimde Kadın Liderliği Geliştirme ve Güçlendirme Programı” güzel bir uygulama. Ancak, bu tür uygulamaların sürekliliği sağlanmalı ve konu hakkında akademik bilincin oluşturulması için daha çok çaba gösterilmeli. Burada aslında akademisyenlere de büyük görevler düşmekte; örneğin, üniversite bünyesinde bulunan “Bilimsel Araştırma Proje” destekleme fonlarıyla toplumsal fayda yaratacak projeler üretilebilir. Ayrıca, akademisyenler rol model olarak, üniversite öğrencilerini bu tür projeler ve olumlu davranışlar için teşvik de edebilirler.

Bütün bunlara karşın, üniversiteler her ne kadar kabul etmesek de aslında toplumun gerçekliğinden bir bakıma kopuk ve kendi iç sistemleri olan yapılar. Bu bakımdan, temel düzeyde halkı bilinçlendirmek belki de çözümün aslında ta kendisi.

 

Türkiye İstatistik Kurumu’ nun Verilerine Göre Türkiye’de Bulunan Halk Kütüphanesi ve Ziyaretçi Sayıları Şu Şekilde:

Halk Kütüphanesi

Rakamlardan görüldüğü üzere, halk kütüphanelerine en yüksek ziyaretçi sayısı 1995 senesinde 32 816 342 kişi olarak gerçeklemiş durumda. 2012 senesi ziyaretçi sayısı ise sadece 19 545 940, yani neredeyse 1995 senesindeki rakamın yarısı kadar. Ayrıca, istatistiklerde görülen diğer bir önemli sonuç ise Halk Kütüphanesi sayısının en fazla 1350 adet ile 2001 senesinde olması. 2012 senesi verilerine göre ise Türkiye genelinde sadece 1112 adet Halk Kütüphanesi bulunması. Bu demek oluyor ki, halkın eğitimi ve bilgiye ulaşımında geçen uzunca senelere rağmen herhangi bir yatırım yapılmamış durumda.

Belki de bu istatistikler kadına yönelik artan şiddetin de sebeplerinden bir tanesidir. Bilginin her geçen gün daha önemli hale geldiği dünyamızda, halkımızın bilgiye erişiminin azalması çok fazla anlaşılabilir değil.

Aklımıza hemen şu soru geliyor, Internet’in bilgiyi ulaşılır kılması dolaylı olsa da kütüphanelere olan talebin azalmasında bir etken mi? Ancak, her ne kadar Internet, artık çok önemli bir iletişim mecrası haline gelmiş olsa da, gelişmiş ülkelerde, halk kütüphanelerine verilen önem de ortada. Örneğin, Almanya’da bulunan kütüphanelerde salt kitap, dergi, gazete vb.nin yanı sıra Internet erişimi, DVD (Film, Belgesel, Sanat İçerikli Yapıt) ödünç alma hizmetleri de bulunmakta. Ayrıca, kütüphaneleri sadece kitap ödünç alınması gereken kurumlar olarak görmek de yanlış.. Kütüphanelerin atmosferi, kuralları, aslında bireylere farkında olmadan öğrenme kültürünü ve bilginin önemini de aşılamakta.

 

Akademikpersonel.org, akademisyen ve üniversite mezunu akademisyen adaylarının aramış olduğu içerikleri sunmayı, interaktif yapısıyla bilgi paylaşımını sağlamayı kendisine ilke edinmiş bir organizasyon.

Saygılarımızla,

Akademikpersonel 

       

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz