reklam
reklam
Akademik Personel | 03 Aralık 2016, Cumartesi

Doğu’da Akademik Kariyer – II

24 Eylül 2014
Doğu’da Akademik Kariyer – II
       

Doğu Bölgelerimizdeki Akademik Hayatı Bir Akademisyenimizin Göndermiş Olduğu Bir Mektup İle Geçen Hafta Gündeme Getirmiştik.
Akademisyenlerin buluşma noktası olan Akademikpersonel.org, akademik camiaya karşı olan sorumluluğunu sizlerden gelen yazıları yayınlayarak ve sosyal medyada paylaşarak yerine getirmeye çalışmakta.

 

Bu kapsamda başka bir akademisyenimizden gelen bu yazıyı da sizlerle paylaşıyor olmaktan gurur duyuyoruz.

 

Ben de şu an da daha önce hiç gitmediğim ve hiç bilmediğim bir şehirde, doğuda, ÖYP kapsamında görev yapıyorum.

Türkiye’nin 3 büyük şehrinden birinde büyümüş, yaşamış ve oradaki özel üniversitelerden birinde okumuş biri olarak doğuda yaşamanın zorluklarıyla, batının rahatlıkları arasındaki farkları ben de dile getirmek istiyorum.

Öncelikle şehirler arası ulaşımla başlamak istiyorum. İstanbul’a 18-20 saatlik bir yolu (özel araçla), uçakla gitmek istediğinizde bile ilk olarak en az 4 saatlik bir otobüs yolculuğu yaparak havaalanı olan yakın şehirlerden birine ulaşmanız gerekiyor. Ayrıca bu otobüs yolculuğunu öyle Ankara-İstanbul otobanı gibi pürüzsüz ve rahat bir yolculuk sanmayın. Doğuda iki şehir arasındaki otobüs yolculuğu, kimi zaman dağları delerek kimi zaman da dağların çevresinden dolanarak sarp, engebeli, bol uçurumlu, virajlı karayollarından gitmek anlamına geliyor. Ayrıca bu coğrafyanın mağduriyetini her zaman yaşıyorsunuz. Bu karşınıza ya hava koşulları nedeniyle bir uçak rötarı olarak ya da iki şehir arasındaki yolların kapanması olarak çıkabiliyor. Hiçbir şekilde herhangi bir problemle karşılaşmasanız bile kaybedilen zaman ve paranın telafisini yapamıyorsunuz.

 

Doğu’da Akademik Kariyer – I

 

Diğer koşullardan da bahsedeyim sizlere. Doğudaki her şeyin ucuz, bedava ya da takas usulüyle yapıldığını sananlara gelsin bu paragraf da. Benim bulunduğum şehirdeki ev kiraları 800-900 TL arasında değişiyor o da şanslıysanız ortalama bir daire bu fiyata. Oysa bu fiyatlara insanlar İstanbul’da ev tutabiliyor. Buraya sebze-meyve çevre illerden geliyor. Örneğin domatesin buradaki kilosu 2-2,5TL arasında değişiyor. İstanbul’da ise insanlar domatesi 1,75 -2TL’e alabiliyor. Yeşil sebzeyi ise burada bulmak nerdeyse imkansız. Sebze ve diğer yiyeceklerin pahalılığı haliyle restoran ve kafelere de yansıyor. Burada vasat bir esnaf lokantasında 1 porsiyon tavuk ızgaraya 13-14 TL ödüyorsunuz. Oysa İstanbul’da ortalama bir kafe veya restoranda da bu fiyata tavuk ızgara yiyebilirsiniz. Şehir içi ulaşım burada sadece minibüslerle sağlanabiliyor o da belirli saatlerde işliyor ve sadece indi-bindi için 2tl ödüyorsunuz. İstanbul’da ise Metro-Metrobüs-Tramvay-halk otobüsleri-vapur-tren gibi çeşitlilikte bir ulaşıma sadece akbil yardımıyla 2 TL’e binebildiğinizi ve aktarmalarda da bu fiyatın düştüğünü söylemiyorum bile.

Bir de size sosyal, kültürel hayattan bahsetmek istiyorum. Şehirde konser, tiyatro gibi sanat etkinlikleri yok. Gidebileceğiniz kafe, restoran sayısı 3’ü geçmiyor. Ayrıca bu kafe ve restoranların İstanbul’daki gibi tabulu, jengalı, monopolyli nezih ve eğlenceli kafeler gibi olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Şehirde sadece 1 tane sinema salonu var. Vizyona giren her film buraya gelmiyor. Gelen filmler de tüm Türkiye filmi izleyip seyrettikten sonra daha buraya yeni ulaşmış oluyor. Ayrıca yazları üniversite öğrencileri gittiği için, sinema yazın kapalı oluyor. Şehirde alışveriş merkezi yok. yerel bakkallarla, 2 bim,2 şok,1 tane de A101 yer almakta.

Buradaki üniversite yeni;bir çok bölüm var, bölümde öğrenci var ama dersi verecek hoca yok. Hal böyle olunca üniversitenin başka bölüm hocalarından, bölüm derslerine en yakın olanları dersi veriyor. Çünkü Her ay üniversite çeşitli branşlarda öğretim elemanı alımına, ilana çıkıyor ama gelen akademik personel yok üstelik henüz geliştirme ödeneği kalkmadığı halde.

Neden? Neden olduğunu size söyleyeyim. Bizim batının rahatı seven akademik personeli niye zahmet edip de buralara gelip bu çileleri çeksin ki? Verilen geliştirme ödeneği 2 uçak parası bile etmez niye gelsin yani dimi ama? batıda rahatına bakarken paşa paşa da maaşını alırken, kolay bir coğrafyada yaşayıp, büyük şehrin nimetlerinden sonuna kadar yaralanarak, doğudaki maaşı geliştirme ödeneği vasıtasıyla 4-5 yüz daha fazla olan akademik personelin parasına göz dikip onun kesilmesi için elinden geleni yapsın ve acımasızca eleştirsin!

İşte burada olan 2014 teknoloji çağında, hala Türkiye’de olan bir durumun gerçek yüzü. Eğer hali hazırdaki akademik personel hala burayı bırakıp gitmiyorsa, buranın doğal güzelliğine, saf temiz insanına ve başka yerlerden okuma isteği ile gelen masum öğrencisine kıyamadığındandır. Acımasızca ödenek kalksın diye yorum yapan arkadaşlardan kendine güvenen varsa böyle yerlere gelsin, milletine, vatanına, toprağına, her koşulda, hiçbir karşılığı olmadan hizmet etsin.
Sizler de Haber Niteliği Taşıdığını Düşündüğünüz Herhangi Bir Haberi Akademikpersonel.org Editörleriyle Paylaşabilirsiniz(Haber Gönder Sekmesini Tıklayınız)

       

Yorumlar

  1. Alper Tolga ÇOLAK diyor ki:

    İşte tam da bu sebeplerden ki fazlası da var kesinlikle üniversitelerde akademisyenlere verilen kurum geliştirme kalkmamalı

  2. şukela diyor ki:

    çok güzel bir yazı olmuş. oradaki durumu çok güzel ifade etmişsiniz. bizim huyumuzdur bilmeden atıp tutmak! insanlar bir nebze olsa da bu yazıyla, neyi eleştirdiklerinin bilincinde olurlar umarım.

  3. muleta diyor ki:

    doğu’da iki yıl çalışmış biri olarak söylediklerinize sonuna kadar katılıyorum. sanıldığı gibi hayat ucuz değil oralarda. ev kiraları uçuk, talep inanılmaz derecede çünkü ve ev sayısı yetersiz…kışın domates, biber almamız imkansızdı neredeyse, 6-7 tl’ye kadar çıktığı oluyordu. sonra farklı hayat şartlarından dolayı batı’ya gelmek durumunda kaldım. eşimin yüksek lisansı, benim doktoram…batı’daki ikinci üniversitemdeyim, ama inanın ordaki inanılmaz doğal güzelliklerini, üniversitemdeki arkadaşlık ortamını, bir üniversite atmosferini batıdaki üniversitelerde bulamadım. batıdaki kültürel ortam mı? var olduğunu biliyoruz, ama bu maaşlarla o ortamın içinde olamıyoruz maalesef…bir fırsatını bulursam tekrar doğuya dönmeyi istiyorum, ağrı gibi bir yerde seve seve çalışırım…

Yorum Yaz