reklam
reklam
Akademik Personel | 02 Aralık 2016, Cuma

Dil Akademisyenleri: Osmanlıca Konusunda Endişeliyiz

18 Aralık 2014
Dil Akademisyenleri: Osmanlıca Konusunda Endişeliyiz
       

19. Milli Eğitim Şurası’nda, Osmanlıca Türkçesi’nin imam hatip liselerinde zorunlu, diğer liselerde de seçmeli olarak okutulması yönünde alınan tavsiye karara tepkiler sürüyor. Dil konusunda çalışan akademisyenlerden oluşan Dilbilim Derneği de yaptığı açıklamada, “Söz konusu gelişmelerden endişe duyuyoruz” dedi.

Osmanlıca Türkçesi’nin geçen yıl sosyal bilimler liselerinde zorunlu, diğer liselerde seçmeli okutulması için karar alındığı hatırlatıldı. 19. Milli Eğitim Şurası’nda alınan tavsiye kararla bu dersin Anadolu imam hatip liselerinde zorunlu, ilerleyen dönemlerde de tüm liselerde zorunlu olarak okutulmasından yana bir tavır servgilendiğinin anlaşıldığı vurgulanarak, “Dil konusunda çalışan akademisyenler olarak, tümüyle bilimsel kaygılarla, söz konusu gelişmelerden endişe duyuyoruz” dendi.

Arap harflerini bilmek, Osmanlıca bilmek değil

‘Osmanlıca mı Arap harfleri mi?’ başlıklı açıklamada şunlar belirtildi:
“Bugün, ‘Osmanlıca’ olarak adlandırılan dille kastedilen, yalnızca ‘Türkçe’nin Arap harfleriyle yazılışı’ değil, Türkçe’nin belli bir dönemdeki bir değişkesini ifade ediyor. Bu açıdan da Arap harflerini bilmek, Osmanlıca metinleri okuyabilmek anlamına gelmiyor. ‘Dedesinin mezar taşını okuyamayan bir nesil yetiştirdik’ savına dayanarak, Arap yazı sisteminin öğretilmesiyle Osmanlıca yazılmış metinlerin anlaşılıp çözümlenmesi mümkün değil. Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlik alanları konusundaki çizelgesinde ilahiyat, ilahiyat bilimleri, uluslararası İslam ve din bilimleri, dini bilimler, İslami ilimler fakülteleri mezunlarının bu dersi verebileceği öngörülüyor. Anlaşılıyor ki Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ‘Osmanlı Türkçesi’ adlı ders, Arap harflerinin öğretilmesi sığlığında ele alınıyor. Ancak, Osmanlıca üç dilin özelliklerini içeren karma bir dildir. Arap harflerini bilmek metinlerin okunabileceği anlamına gelmiyor. Bu konuda Türk Dili ve Edebiyatı Bölümlerinde uzman yetiştiriliyor. Osmanlı arşivlerinin bulunduğu Sultanahmet’teki 400 yıllık tarihi binanın otele çevrilmesi sonucu Osmanlı dönemi arşivlerinin dere yatağında bulunan Kağıthane’deki rutubetli binada çürümeye terk edildiği gerçeğiyle karşı karşıya kaldığımız bu dönemde, ‘Osmanlı Türkçesi’ adlı dersin zorunlu bir ders olarak liselerde okutulması ile ilgili ileri sürülen savlar sağlam temellere oturmuyor. Yazı sistemini değiştiren birçok toplumda görüldüğü gibi, metinlerin uzmanlar tarafından Latin harflerine aktarılmasına devam edilmesi, Osmanlıca metinlerin toplumun tüm bireyleri tarafından erişilebilirliğini sağlayacak. Ancak siyasi iktidarın hedefinin bu olmadığı, iktidarın hedefinin Cumhuriyet’in aydınlanmacı kazanımlarına yönelik bir saldırı olduğu, Harf Devrimine ve Dil Devrimine karşı zemin hazırlanmak istendiği görülüyor.”

Amaç Arap yazısını tanıtmak, yaygınlaştırmak olabilir

Prof. Dr. Nadir Engin  Uzun (Dilbilim Derneği Başkanı): Osmanlıca’nın üzerinden neredeyse 100 yıl geçti ve bu dönemde kullandığımız Cumhuriyet Türkçesi çok önemli bir dil devrimi süreci yaşayarak bugün hem zenginleşmiş sözvarlığına kavuştu, hem de yepyeni anlatım yolları ve stilleri kazanarak tam anlamıyla kabuk değiştirdi, son derece yetkin bir bilim, sanat ve edebiyat dili oldu. Bu nedenle Osmanlıcayı ve yazısını liselerde zorunlu olarak öğretmek geniş kitleler açısından birçok açıdan yararsız bir iş olur. Kaldı ki geniş kitleler tarafından okunamadığı için toplum yararının engellendiği hangi önemli Osmanlıca yazılı eser Türk yazısına çevrilmedi? Üstelik ülkemizin birçok üniversitesinde Osmanlıca her türlü eseri Türk yazısına çevirecek uzmanlar fazlasıyla yetişiyor. Osmanlıca’nın “İstense de istenmese de öğretilecek ve öğrenilecek olması”ndan anlaşılıyor ki bu dayatma ile ulaşılması amaçlanan Osmanlıca eserler değil ancak Arap yazısının ta kendisidir. Bu yolla yalnızca Arap yazısını tanıtmak, yaygınlaştırmak isteniyor olabilir.

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

  1. ömer diyor ki:

    Ya arkadaşlar özgürlük, hürriyet, vicdanı hür deyip de sonra da Osmanlıca öğrenmek isteyen gitsin Arabistan’a demek hem kendi içinde çelişkidir hem de’ Arabistan’da Osmanlıca değil Arapça konuşulur’ yanlış bilgidir. Bu da şu demektir: bu ifadeyi kullanmak ön yargılı olmak, değişime kapalı olmak, birilerinin tabiriyle “yobaz”lıktır. Şimdi akademisyenler olarak düşününce hangi alanda olduğumuz farketmeksizin İngilizce yayınlardan hepimiz faydalanıyoruz. 600 yıllık geçmişi olan bir ülkenin kaynaklarından da Osmanlıca öğrenip faydalanabilmek önemli bir gelişmedir, faydadır.

  2. bengü diyor ki:

    osmalıca öğrenmek isteyen üniversitede ilgili alana gider öğrenir ha yok şimdi çocuklar öğrensin derseniz okulda değil yazın kuran kursuna gönderin öğrensin Atatürk ün halk eğitim merkezinde Türkçe öğrenmesi için yaptığı .çalışmaların aynısını başkaları tam tersi olarak yapmaya çalışıyor ha çok istorsanız arabistana gidin yaşayın kendinizce ama ülkemizi yedirtmeyiz burası fikri hür vicdanı hür cumhuriyetçi bir ülke burası iran değil Arabistan hiç değil..

    1. Gloomyidealist diyor ki:

      Osmanlıca, Türkçe’nin kuran alfabesiyle yazılışıdır. Günümüzde kullanılan alfabe türü latin kökenlidir, bize has değildir. Senin mantığınla bu durumda senin burada durmaman gerekiyor. İtalya’ya git sen en iyisi. Bu arada onun yaptığının tam tersini yapmak, gaspedilmiş hakkı geri almaktır. Yedirmezmiş 🙂

  3. tecessüs diyor ki:

    bu neyin kafası arkadaş yaa , hele birde kendilerini akademisyen olarak ifade edenlerin böyle bir şey demesi de yayınlaması da çok cahilce . nedir sizin bu Qsmanlıcadan çekemediğiniz aslında ona karşı çıkarken aslınızı ve Türkçeyi inkar ettiğinizin farkında değilsiniz yazıkk ki ne yazıkk

  4. mehmet diyor ki:

    ‘Osmanlıca’ dili (var olduğu var sayımı ile ) konuşulurken halkın okuma yazma oranı %3 tu. Bu neyin kafası ? Yatin kalkinda Kemal ve Kemalistlere dua edin babanızın mezar taşını okuyorsunuz diye değil kimliğinize bakınca kendi adınızı okuyabildiginiz için

  5. mert diyor ki:

    Ben bir dilci olarak hiç kaygılı değilim. Buluttan nem kapmaya gerek yok.

  6. Gloomyidealist diyor ki:

    Bu milletin inandığı dine özgü değerler sizi neden bu kadar rahatsız ediyor. Siz hiç ölmeyeceğinizi mi düşünüyorsunuz? Bu 27 mayıs ağızlarını bırakın artık

  7. derder diyor ki:

    Başlık sanki tüm dil bilimciler rahatsız gibi bi anlam çıkarmış ama içeriği okuma zülmüne katlanıp okuduğumuzda “kemalist dilciler rahatsız” olarak anlaşılması gerektiği kanısındayım … klasik irtica geri geri geliyor haberi.. bir hürriyet klasiği..

Yorum Yaz