reklam
reklam
Akademik Personel | 03 Aralık 2016, Cumartesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Kampüs Değil Külliye

7 Ocak 2015
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Kampüs Değil Külliye
       

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Esenboğa Kampüsü ve Sağlık Temel Bilimleri Binası açılış töreni katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmada ‘Kampüs değil külliye dersek daha isabetli olur’ dedi. Erdoğan’a ilk tepki ise Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Prof. Dr. Bülent Arı’dan geldi.

Erdoğan, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Bilkent Yerleşkesi’ndeki Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sağlık Temel Bilimleri ve Laboratuvarları Binası’nın açılış ve Esenboğa Merkez Kampüsü’nün temel atma törenine katıldı.

Milletler arası hukuka yaptığı katkılar nedeniyle fahri doktora unvanı verilen Erdoğan, kendi adını taşıyan konferans salonundaki törende yaptığı konuşmaya başlarken, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile “kampüs” kelimesiyle ilgili bir müzakerede bulunduklarını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Acaba bu isim böyle mi olsa, yoksa bu ismi mahalle mi koysak… Sonra benim aklıma tarihimize gitmek, dönmek geldi. Herhalde buna ‘külliye’ daha güzel olur dedim. Bu yeni dönemde bir ilk olur, dolayısıyla Esenboğa Kampüsü yerine Esenboğa Külliyesi Temel Atma Töreni çok daha isabetli olur diye düşünüyorum” sözleri, salonda alkışlarla karşılandı.

Projenin, Türkiye’de kendinden bahsettiren bir çalışma olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 milyon metrekare kapalı alana sahip olacak külliyenin, geleceğin güçlü nesillerini de yetiştireceğini kaydetti. Bu hizmetlerin, üniversiteye ve ülkeye kazandırılmasında emeği geçenleri kutlayan Erdoğan, 2010’da kurulan genç bir müessese olmasına rağmen Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin hızlı mesafe katettiğini, seçkin bir eğitim kurumu olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini vurguladı. Erdoğan, “Çubuk Külliyesi” tamamlanıp, arzu edilen fiziki altyapı oluşturulduğunda, üniversitenin çok daha ileri seviyelere ulaşacağını dile getirerek, bu yılın sonunda ilk etabının açılışını gerçekleştirmeyi öngördükleri külliyenin diğer üniversiteler için de örnek teşkil edecek bir eğitim yuvası olacağını söyledi.

“KÜLLİYE OSMANLI MODELİDİR AMA…”

Tarih Profesörü Bülent Arı, külliyenin Osmanlı üniversite modeli olduğunu belirtirken, “Sayın Cumhurbaşkanı biraz Osmanlı modeli yapmak istiyor ama Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Merkez Kampüsünün kurulacağı Çubuk İlçesi, şehir merkezinden çok uzak. Öğrencinin otomobille, servisle gidip geldiği bir çeşit Amerikan modeli bu.”

Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Prof. Dr. Bülent Arı, Kıta Avrupası ile Amerikan üniversiteleri arasında önemli farklar bulunduğuna dikkat çekti. Amerikan modeli kampüsün, şehir dışında, yüksek duvarlar içinde, hayattan ve halktan kopuk iken; Kıta Avrupası’nda üniversitelerin tam da şehir içinde halkla iç içe olduğuna dikkat çekti.

Arı, Türkiye’nin Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler, Hukuk, Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesinde olduğu gibi Alman, Avrupa ekolünü tercih ettiğini anlattı. 1955’ten sonra kurulan ODTÜ, Boğaziçi Üniversitelerinin ise şehir merkezi dışında, halktan kopuk kurulduklarını söyledi.

OSMANLI GÖRÜNÜMLÜ AMERİKAN MODELİ

Külliyenin ise Osmanlı Medrese modeli olduğunu belirten Arı, bu modeli şöyle anlattı:

“Zaten üniversitenin kökeni de Avrupa’da ilahiyat ile başlar. Din adamı yetiştirilir. Rektör bölge papazıdır, dekan ise mahalle papazı. Cübbe de oradan gelir. Dini sıfattır rektör ve dekan.

Osmanlı’da ise padişahlar bir medrese kurduğunda külliye şeklinde kurar. Camisi, imarethanesi (aşevi), kütüphanesi, talebelerinin yattıkları hücreler yer alır bu külliyenin içinde. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’a almasıyla başlar zaten bu model, Sahn-ı Seman. Fatih İstanbul’u alınca emir verdi, önce külliyeleri oluşturun, ardından mahalleler oluşsun, dedi. Mahallelerin çekirdeğini oluşturur külliyeler. Mahmut Paşa Külliyesi, Gedik Ahmet Paşa Külliyesi, Rüstem Paşa Külliyesi böyle kurulmuştur. Etrafında yerleşim yerleri vardır. Halk ile iç içedir.

Sayın Cumhurbaşkanı biraz Osmanlı modeli yapmak istiyor ama Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Merkez Kampüsünün kurulacağı Çubuk İlçesi, şehir merkezinden çok uzak. Belki Çubuk’u geliştirecek ama öğrenci yine merkezden gidip gelecek yani otomobile, servise, otobüse bağımlı olacak. Bir çeşit Amerikan modeli yani.

YÜZ YILA DAMGASINI VURAN ALİMLER YETİŞTİ

Sahn-ı Seman’da Kur’an, hadis, kelam, fıkıh, tefsir gibi dinî bilimlerin yanı sıra fizik, kimya, matematik, astronomi gibi aklî bilimlerde dersler de verilirdi. Çok önemli alimler yetişti buralarda, Ebu Suud Efendi, Şair Baki, Mecelle’yi yapan Ahmet Cevdet Paşa gibi entelektüel isimler yetişti buralarda. Padişahları da onlar yetiştirirdi. Örneğin Hoca Sadettin Efendi yetiştirdiği öğrencilerle neredeyse 16.yüzyıla damgasını vuruyor.

BİZİMKİLER TAKLİT

Ama biz şimdi sadece bunların taklidini yapıyoruz. Üniversitelerimizde o dönemdeki gibi bilim adamları, yöneticiler yetiştirdiğimiz söylenemez. Özellikle de taşra üniversitelerinde, rektör, dekanlar, öğretim üyeleri hepsi mahalli, yani o yörenin insanları. Oysa ilim uluslararasıdır globaldir, mahalli olamaz. Kampüs, külliye şeklinde üniversiteler kurulacaksa bunlar büyükşehirlerde değil Yozgat, Çankırı, Kırşehir gibi şehirlerde kurulmalı ki hem arazi bol hem de o kentin canlanmasına, gelişmesine katkıda bulunsun.” / AYSEL ALP/ANKARA  

KÜLLİYE TARTIŞMASI MECLİSE TAŞINDI

TBMM Milli Eğitim Komisyonu üyesi CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, külliye tartışmasını Meclise taşıdı. Özkoç, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın yanıtlaması istemiyle Meclis başkanlığına soru önergesi verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  “Esenboğa Kampüsü yerine Esenboğa Külliyesi daha isabetli olur” sözlerinin eğitimdeki büyük dönüşümün işareti olarak algılandığını belirten Özkoç, “Kampüsün, ‘külliye’ olarak anılmak istenmesi ile Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in yaklaşık iki ay önceki ’bütün üniversite kampüslerine cami yapılacağı’ açıklaması bir paralellik oluşturmaktadır” dedi. Özkoç bu değerlendirmenin ardından sorularını şöyle sıraladı:

1. Üniversitelerde akademik hayatın, cami merkezli bir yapıya dönüştürülmesi yönünde bir proje mi yürütülmektedir?
2. Türkiye’deki 176 üniversiteden kaçında cami bulunmaktadır ve kaç üniversitede cami inşaatı  devam etmektedir? Öngörülen takvimde, bütün üniversitelere cami yapımı ne kadar sürede tamamlanacaktır?
3. Külliye tanımından hareketle caminin merkeze alındığı bir eğitim hayatı, akademinin evrensel  değerleriyle nasıl bağdaştırılacaktır?
4. Türkiye, kendisine, dünya üniversiteler sisteminden ayrı bir konum mu yaratmak istemektedir?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘kampüs yerine külliye’ açıklaması sosyal medyada Türkiye gündeminde en çok konuşulanlar listesine girdi.

Twitter üzerinden görüşlerini paylaşan kullanıcılar eğitim alanında öncelikli sorun ve konuların farklı olduğunu söyledi. Açıklamaları olumlu olarak da değerlendirenler de düşüncelerini sosyal medyada paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Esenboğa Kampüsü ve Sağlık Temel Bilimleri Binası açılış töreninde, “Kampüs değil külliye dersek daha isabetli olur” açıklamasının ardından Twitter üzerinden paylaşılan bazı görüşler şöyle:

brrk @brrk2
aman kampüs mü denecek külliye mi denecek ona da karış nasıl bir ruh halidir bu yaa!

Erdal Tek @Erdal_Tek
Millet uzaya çıkmakla kalmayıp, uzaydan atlıyor bizdekiler üniversiteye külliye diyebiliriz diyerek bizi 1600 lere döndürmeye çalışıyor pes.

YILDIZ T.C. @avarakasnak
İstanbul, Türkiye Hatta üniversite demeyelim MEDRESE diyelim. Zaten okuları farksız hale getirdiniz. Külliye

Ülkü @Mrs_Winchestter
”Kampüs demeyelim Külliye diyelim, eşkenar Üçgen demiyelim zaviyeleri birbirine müsavi müsellem diyelim..”

Ruken Sever @Rukensever1
dünyanın en komik kelimesi KÜLLİYE AHAHHAHAHAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHSHHSJSJSJDJSHAHSVSNH

cansu_mmc @cansu_mmc
Şöyle yapalım canısı kampüse ”külliye”,askeri okula ”enderun” ,üniversiteye ”darülfünun” sanada padişahh diyelimmm ne dersin =)

derya @drykmrc
Birgün biride çıkıp diyecek mi bunların hepsi Külliye’n yalannn

sezerdilek @birincil_tekil
Külliye’n şiştim.

derya @drykmrc
Hergün yeni yeni terimler giriyor hayatımıza yavaş yavaş empoze ediliyor Osmanlı terimleri bugün bunu öğrendik Kampüs değil Külliye

Gökhan AKAY @GkhanUA
Külliye mi ? Kafan güzelmiş, güle güle kullan.

Yeditepe Üni. @Yeditepe_Univ
Kampüsümüzün isminin ‘Külliye’ diye değiştirilmesini, her gün white chocolate mocha içen öğrencilerimize açıklayamayız.

DenizChe @zuzuu
Kocaeli Üniversitesi İlahiyat fakültesine cami imamını sekreter yapanlar, kampüse külliye de derler elbet!

Seda özTÜRKC @oz_turk_seda
Evet kampüs değil ama külliye de değil YERLEŞKE… Türkçesi budur !

YARENGÜMELİ @mstfcvt
Benim için farketmez: külliye veya campus.Siz ikisinde de çalarsiniz.

BLACK @blackkwarr
kampüs külliye oldu..ünv. medrese olacak..sonra uzaya gidecez..

serdar @serseren
Fransızlar Kampüs, Araplar Külliye, Türkler ise Yerleşke der…

merve şibil @mervesibil
Kampüs yerine külliye dersek yüksek öğretimdeki bütün sorunlar çözülür. hep bir ağızdan..

B. A. G. @Burak_AG
Hayaller kampüs, hayatlar külliye ..

Ercan Yavuz @rehbercan
Kampüs külliye ise dekan,rektör,araştırma görevlisi ne olacak ?

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

  1. baattin diyor ki:

    Alpertekin3535 senin aşağıladığın kişiler, Sevr masasında cenazesi kalan bir imparatorluğun küllerinden bir devlet yarattılar. Utanın biraz.

    1. Alpertekin3535 diyor ki:

      Cevap aşağıdadır, aşağı, aşağılamak, aşağı yukarı, key words… Haaa! Sen var ya stiv jobs! aşağıdan yukarıdan yolun sonu görünüyor. 🙂 güzel şarkı di mi! Benden tüm senin gibi kendini ikna edenlere gelsin. Youtube’dan aç, dinle bi zahmet. 😉

    2. Alpertekin3535 diyor ki:

      Yav he he! Ya da hero he he!

  2. Alpertekin3535 diyor ki:

    Sn cumhurbaşkanımıza sonuna kadar katılıyorum. Zengin bir dil geçmişimiz varken bir gecede birkaç batı hayranı ve müptezelin aldığı kararla kültür bunalımın içine sokulan bu milletin bir ferdi, bir torunu olarak Osmanlı yada geçmişimiz lehine alınan, söylenen, önerilen tüm kararların sonuna kadar arkasındayım ve destekliyorum. Madem kimseye sorulmadan bir gecede bir kararla tüm benliğimiz değiştirildi, sn cumhurbaşkanı ve hükümetimiz de kimseye sormak zorunda değildir. Biz gerekli yetkiyi verdik. O yetkiyle bu tür kararları almaları dolaysıyla sonuna kadar destekliyoruz.

    1. baattin diyor ki:

      Zaten zengin dil geçmişimiz şu anda konuştuğumuz dilin temelidir. Nasreddin Hocanın, Yumus Emrenin dilidir. İngilizler Şekspir zamanındaki İngilezceyi mi konuşuyorlar?

    2. baattin diyor ki:

      Yapılanlar barı hayranlığı değildir. Batının yapamadığını yapmaktır. Osmanlıda başlayan feminizm hareketini Atatürk ölme olan bir imparatorluğun içinden çıkarıp kadınlara oy hakkı olarak verdi. Bu ülke ilk kurulduğunda biz Batıya değil, Batı bize hayrandı. Hatta köy enstitüleri benzeri eğitim sistemleri bile yurt dışında uygulanmaya başladı. Daha da önemlisi Atatürk Osmanlı eğitim sisteminde yetiştiği için kurduğu devletin kökleri de doğal alarak Osmanlının yeni bir filizidir. Türk tarihinde ölmüş bir dal için o dalın filizine kıymak bilinçli ya da bilinçsiz Türklüğe ihanettir. Ayrıca bugün ne zaman yasa çıkacak olsa ama Batıda öyle diyenler sizin gibi düşünenlerdir aslında.

      1. Alpertekin3535 diyor ki:

        Hı hı. :)) Sizin kendinizi ikna metodunuza hayran! kaldım. Gerçi yabancı değiliz çocuk ölümlerine. Karpuzlar desen baş vermedi. Havaalanı su altında. Davarını dövmeyen omuzunu döver, sarı inek karşı köyün öküzüne kaçmış! Atam yetiş, ortalık toz duman! Halimiz yaman. 🙂 doğru anlamışmıyım örtmenim! 🙂

  3. fatih uşan diyor ki:

    Hukuk fakültesi dekanı olacak bide Fatih UŞAKP. Senin soyismin böyle olsun.. Cumhurbaskanın elini hangi makam ve mevkiler için öpmeye yeltendin sen onu bir söyle. Yazıklar olsun senin hukukçuluğuna..

  4. emre diyor ki:

    Bazı siyasetçiler çok rerörerö 🙂

  5. ercan diyor ki:

    Herkes fikrini rhatlıkla çekinmeden söyleyebilmeli,mahalle baskısı yapılmamalı,ayıplanmamalı.Böyle fitne çıkarmaya çalışılmamalı.bu ülkedeki herkes bir elin bir parmağıdır.Niye sürekli çatışma,ayrımcılık çıkarma,birini hain ,suçlu bölücü ilan etme çabası gösteriliyor ki.Aynı çaba farklı görüşlerin kardeşçe yaşanması için harcansa mutlaka başarılı olunabilirdi.

Yorum Yaz