reklam
reklam
Akademik Personel | 06 Aralık 2016, Salı

Cumhurbaşkanı Gül, Almanya Cumhurbaşkanı Gauck ile Türk-Alman Üniversitesi’nin Açılış Töreninde

29 Nisan 2014
Cumhurbaşkanı Gül, Almanya Cumhurbaşkanı Gauck ile Türk-Alman Üniversitesi’nin Açılış Töreninde
       

Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gauck ile Türk-Alman Üniversitesi’nin açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Gül, üniversitenin teknoloji ağırlıklı olmasının Türkiye’ye katkı sunacağını vurgulayarak, “İnanıyorum ki, çok kısa süre içerisinde sadece Türkiye’de değil, bütün Avrupa’da örnek olacak, çok başarılı bir üniversitenin ortaya çıktığını göreceğiz” dedi.

 

Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gauck ile Türk-Alman Üniversitesi’nin açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Gül, üniversitenin teknoloji ağırlıklı olmasının Türkiye’ye katkı sunacağını vurgulayarak, “İnanıyorum ki, çok kısa süre içerisinde sadece Türkiye’de değil, bütün Avrupa’da örnek olacak, çok başarılı bir üniversitenin ortaya çıktığını göreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül, Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Joachim Gauck ve Bayan Schadt ile birlikte Türk-Alman Üniversitesi’nin resmî açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Gül, yaptığı konuşmada, Türk-Alman Üniversitesi’nin açılışını canı gönülden arzu ettiğini dile getirdi. Kendisinin şahsen Alman sisteminde eğitim almadığını ve Alman ekolünden olmadığını, ancak Türkiye’de bir Türk-Alman Üniversitesi’nin noksanlığını çok erkenden hissettiğini belirten Cumhurbaşkanı Gül, sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye’de Almanca eğitim veren liseler epeyce eski. İstanbul Alman Lisesi 1868 yılında, İstanbul Erkek Lisesi ise 1917 yılında açıldı. O zamandan bu yana Türk gençlerine çok güzel eğitim veriyor. Yine Avusturya Lisesi ve bunun gibi diğer liseler Almanca eğitim veriyor. Ayrıca Türkiye’nin Alman Anadolu liseleri var, Ankara’da, İstanbul’da, Türkiye’nin başka şehirlerinde, Almanca eğitim veriyorlar. Almanya’da 3 milyona yakın Türk’ün olduğunu, her sene 5 milyona yakın Alman turistin Türkiye’ye geldiğini, Almanya’nın Türkiye’de 5 binin üzerinde şirketinin var olduğunu ve özellikle de Türk-Alman ilişkilerinin insani tarafını düşündüğümüzde, orada doğan, büyüyen yeni jenerasyon, Alman vatandaşı olan Türkler var; bütün bunları yan yana getirdiğimizde Türkiye’de bir Türk-Alman Üniversitesi’nin olmayışı gerçekten büyük bir noksanlıktı.”

 

-ÜNİVERSİTENİN KURULUŞ SÜRECİ-

Cumhurbaşkanı Gül, 2006 yılında Dışişleri Bakanlığı döneminde, o zamanki Dışişleri Bakanı Steinmeir ile birlikte “Ernst-Reuter Girişimi’ çerçevesi içerisinde üniversitenin kurulma sürecini başlattıklarını, dönemin Cumhurbaşkanı Wulf’un 2010 yılındaki Türkiye ziyaretinde de üniversitenin temelini attıklarını anımsatarak, şimdi ise Cumhurbaşkanı Gauck ile birlikte açılışını yapmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti.

 

-“İNANIYORUM Kİ, KISA SÜRE İÇERİSİNDE KAMPÜS EN GÜZEL ŞEKİLDE YAPILACAK”-

Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2. Dünya Savaşı’nın acılı dönemlerinde Türkiye’ye sığınan Almanlar o zaman “Boğaz’a sığınanlar’ diye biliniyordu. Onların içerisinde çok değerli ilim adamları, kültür adamları vardı. Bizim üniversitelerimizde kürsülerde çok dersler verdiler; ben biliyorum, benim hocalarımın hocaları oldu bazıları. Bugün de yine Boğaz’da bu üniversiteyi açıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı Gauck ile İstanbul Boğazı’nı biraz sonra diğer taraftan göreceğiz. Bu araziler çok değerli araziler gerçekten. Bu araziyi tahsis ettik. Dün de bu araziye yeni bir arazi daha ekledik. Rektör Ankara’ya geldi, bu arzusunu söyledi, yan tarafta Tarım Bakanlığı’na ait olan bir arazi vardı. Onun da bir kısmını buraya verdik. Bütün bütçesi, her şeyi Kalkınma Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı, tabii ki, Milli Eğitim Bakanlığımızın yönlendirmesi ve onun gözlemi altında ve Yükseköğretim teşkilatı tarafından bunların hepsi gerçekleştirildi. İstanbul Vilayetimiz, başta İstanbul Valisi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Beykoz ilçesi yöneticileri, belediye başkanları, hepsi buna büyük bir sahiplik gösterdiler. İnanıyorum ki, kısa süre içerisinde kampüs en güzel şekilde yapılacak ve burada Türk ve Alman bilim adamları ortak bir şekilde Almanca eğitim verecekler.”

 

-“ÜNİVERSİTENİN TEKNOLOJİ AĞIRLIKLI OLMASINI ARZU EDİYORUM”-

Türk-Alman Üniversitesi’nin teknoloji ağırlıklı bir üniversite olmasını çok arzuladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, “Tabii ki, diğer bütün dalların da sosyal bilim dallarının da var olması bir üniversite için şart. Onun için, hukuk, ileride muhakkak ki arkeoloji de dâhil olmak üzere birçok dallar kurulacaktır burada. Ama bu üniversitenin teknoloji ağırlıklı olmasının Türkiye’ye çok büyük katkısı olacağına inanıyorum” dedi.

Alman teknolojisinin disiplininden faydalanmayı istediklerini, bu nedenle üniversite kurulurken Almanya’da öğretim üyeliği yapan bir Türk’ü, Prof. Dr. Ziya Şanal’ı ilk rektör olarak getirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, şimdi ise üniversitenin Rektör Prof. Dr. Halil Akkanat liderliğinde giderek büyüdüğünü belirtti. Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Almanya’da bu kadar Türk ve yeni jenerasyonlar olduğuna göre, gerek Türk asıllı, gerekse diğer Almanların Türkiye ile olan ilişkilerinde bu üniversitenin çok önemli bir rolü olacağına inanıyorum. Ayrıca Türkiye’deki büyük Alman sermayesi, şirketleri, bütün bunlar için de en iyi, -mühendislik başta olmak üzere diğer alanlarda- yöneticilerin hepsinin bir Türk-Alman ekolünden eğitim alarak gelen insanları istihdam ediyor olması da muhakkak ki çok önemli olacaktır.”

 

-“EMEĞİ GEÇEN HERKESİ TEBRİK EDİYORUM”-

Cumhurbaşkanı Gül, geçen hafta, Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası yöneticilerini kabul ettiğini, onlardan üniversiteyi sahiplenmelerini istediğini belirterek, üniversiteyi desteklemek amacıyla bir vakıf kurulduğunun altını çizdi. Türkiye’nin her şehrinde, neredeyse her ilçede, her köyde bir Almanya ilişkisi olan kişi varken, böyle bir üniversitenin noksanlığının gerçekten hissedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Gül, “Bugün bu da bitmiş oldu. Bunda emeği geçen herkesi çok tebrik etmek istiyorum. Bu bir ortaklık şeklindedir ve her iki tarafın da samimi sahiplenmesiyle başarılı olacak bir projedir. Onun için de Alman tarafının çok yakın ilgilerinin olduğunu çok iyi biliyorum; akademik çevreler, Milli Eğitim Bakanlığı, Sayın Hanımefendi, ayrıca orada bu konuyu takip eden bir konsey var. Türkiye’de herkes bu işi çok sahiplenmiş vaziyette. İnanıyorum ki, çok kısa süre içerisinde sadece Türkiye’de değil, bütün Avrupa’da örnek olacak, çok başarılı bir üniversitenin ortaya çıktığını göreceğiz” dedi.

 

-“TÜRK-ALMAN ÜNİVERSİTESİ’NİN ÖNÜNÜ ÇOK AYDINLIK GÖRÜYORUM”-

Bu üniversitenin herhangi bir üniversite olmasını istemediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, “Türkiye’nin 170’e yakın üniversitesi var, 171. bir üniversite olarak görmek istemiyorum açıkçası. Ben bunun da ötesinde herkesin arayarak, yarışarak girmek istediği, en yüksek puanlı öğrencilerin koşarak girmek istediği, Almanya’dan yine öğrencilerin geldiği böyle bir üniversite olmasını istiyorum. Onun için daima takip de ediyorum, görüşlerimi de tavsiyelerimi de paylaşıyorum” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Gül, sözlerinin sonunda, öğretim üyelerine, öğrencilere başarılar dilerken, üniversitenin önünün çok aydınlık olmasını temenni etti.

Konuşmaların ardından Türk-Alman Üniversitesi’nin resmî açılışı anısına, her iki Cumhurbaşkanı’nın isminin yazılı bulunduğu plaketin örtüsü Cumhurbaşkanı Gül ve Cumhurbaşkanı Gauck tarafından kaldırıldı.

Törenin ardından, Cumhurbaşkanı Gül ve Bayan Gül ile Cumhurbaşkanı Gauck ve Bayan Schadt üniversitenin maketini inceledi ve Rektör Akkanat’tan bilgi aldı.

 

-TARABYA KÖŞKÜ’NDE ÖĞLE YEMEĞİ-

Açılış töreninin ardından Cumhurbaşkanı Gül ve Bayan Gül, Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gauck ve Bayan Schadt onuruna Tarabya Köşkü’nde bir öğle yemeği verdi.

 

Kaynak: Anka

       

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz