reklam
reklam
Akademik Personel | 02 Aralık 2016, Cuma

Çetinsaya: Yeni YÖK Yasası Gecikecek

13 Aralık 2013
Çetinsaya: Yeni YÖK Yasası Gecikecek
       

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, yükseköğretim mevzuatı yasa çalışmalarının, Anayasa değişikliği tartışmaları nedeniyle gecikeceğini söyledi.

Uluslararası Yükseköğretimde Kalite Konferansı’nda konuşan YÖK Başkanı Çetinsaya, yükseköğretimde yaptıkları vizyon belgesi çalışmalarında üç konunun öne çıktığını belirtti. Çetinsaya, “Son 10 yılda yükseköğretim sistemi çok büyük bir dönüşüme sahne oldu. İstatistiklere bakıldığında yükseköğretim sistemimiz niceliksel olarak çok büyüdü. Şimdi bütün gücümüzü bu niceliksel büyümeyi niteliksel büyümeye dönüştürmek için kullanmak durumundayız. İkinci olarak nitelikli öğretim üyesi yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu da bizi doktora eğitiminin kalitesine getiriyor. Üçüncü stratejik hedefimiz ise dünyadaki uluslararasılaşma süreçlerine dâhil olmak ve bu süreçlerden beslenmek” dedi.

Kalite süreçlerinin bütün bu hedeflerin buluşma noktası olduğunu ve 2014 yılında üniversiteler ile birlikte kalite çalışmalarına devam edeceklerini belirten Çetinsaya, “İnşallah bu sene bunu bir politikaya dönüştüreceğiz. Bunun için aslında her türlü malzememiz hazır. Yükseköğretim mevzuatı yasa çalışmaları, anayasa değişiklikleri tartışmaları nedeniyle biraz gecikecek” diye konuştu.

YÖDEK’i tekrar canlandıracağız

2014 yılında Türkiye’deki kalite konusundaki çalışmaların hızlandırılması gerektiğini ifade eden Çetinsaya, şöyle devam etti: “Sakarya Üniversitesi Bilişim Fakültesi ile birlikte hazırladığımız kurumsal değerlendirme sistemini faaliyete geçirerek bunun da adımlarını atmaya başladık. Türkiye’deki tüm üniversitelerin bu sisteme dâhil olması için çalışmalara başladık. Önümüzdeki birkaç hafta içerisinde de kalite süreçlerine katkı sağlamak amacıyla model geliştirici bir kurum olarak Yükseköğretim Akademik Değerlendirme ve Kalite Geliştirme Komisyonu’nu (YÖDEK) tekrar canlandıracağız. Mükemmellikte süreklilik ödülünü aldığı için de Sakarya Üniversitesi’ni tebrik ediyorum.”

Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas da, yükseköğretimde kalitenin uzun ömürlü olarak sürdürülebilmesinin zor bir süreci gerektirdiğini söyledi. Yükseköğretimin yeniden tanımlanması ve hizmet kalitesinin geliştirilebilmesi için rekabet önemli hale geldiğini anlatan Elmas, “ICQH 2013 250’den fazla başvuru aldı, 122 bildiri kabul edildi. Birçok ülkenin farklı üniversitelerinden katılım gerçekleşti. Bu konferansın yükseköğretimin ve özellikle Sakarya Üniversitesi’nin kalite süreçlerine katkıda bulunacağını umuyorum” şeklinde konuştu.

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet ise kalite kültürünün üniversitede yerleştirilmesinin ve bunun sürdürülmesinin kolay bir şey olmadığını söyledi. Söylet, “Gerçekten yetenek sahiplerinin aradan fırlamasına, gelişmesine müsaade edebilecek yüksek standartlar için uğraşmak, kaliteli olmak zorundayız” diye konuştu.

YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş da konuşmasında KKTC’de üniversitelerde kalitenin arttırılması için yaptıkları çalışmalardan söz etti. Açılış konuşmalarının ardından yapılan panel oturumunda Governor State Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Elaine Maimon, Ohio Üniversitesi’nden Prof. Dr. Douglas Franklin, Georgia State Üniversitesi’nden Prof. Dr. Stephen Harmon ve Bahreyn Kingdom Üniversitesi’nden Dr. Sherif Elwageeh, ülkelerindeki yükseköğretim kalite süreçleri ile ilgili sunum yaptı.

Sakarya Üniversitesi ile ABD Governers State Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği konferansa YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet, KKTC Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş, yerli ve yabancı çok sayıda akademisyen ile öğrenciler katıldı.

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

  1. serhan çelik diyor ki:

    aman aman yine çöpteki yök yasa taslağı gibi olmasın da. araştırma görevlilerinin işine doktoradan 1 yıl sonra son veren, üniversiteleri iş adamlarının etkisine açık hale getiren, üniversite yönetimini bileşenlerine (öğrenci,çalışan) kapalı hale getiren…

  2. Öğretim Üyesi diyor ki:

    yeni yök yasa tasarısının hazırlanma aşamasını çok yakından takip etmiş bir öğretim üyesi olarak tatmin olmadığımı ifade etmek istiyorum. bu süreçte çalıştaylar düzenlendi, sendikalar ve üniversiteler kendi hazırladıkları taslakları sundular, akademisyenler bireysel olarak gerek YÖK ün forum sitesinde gerekse de çalıştaylarda katılımcılar olarak görüşlerini bildirdiler. peki bunca katılımcı, bunca katkı, bunca talep taslak metinde yer aldı mı sorusunun cevabı ne? kesinlikle hayır. önce taslak-1 çıktı ortaya. bu taslakta yabancı dil için süre sınırlaması (son 3-5 yıl şartı), doçentlik için doktora sonrası 5 yıl bekleme şartı getirildi. aslında bunların hiçbiri bu çalıştaylarda ve raporlarda talep edilmemiş, gündeme gelmemişti. ne hikmetse artık bunlarla karşılaştık. oysaki yabancı dil puanının akademik atanma ve yükselme kriterlerinden kaldırılıp sadece doktora yeterlilikte aranması sıkça dile getiriliyordu. sonra taslak-1 tekrar tartışmaya açıldı ve bu tartışmaların ardından taslak-2 de bir de baktık taslak-1 de ortaya atılan yabancı dil puanı süre sınırlaması ve doktora sonrası 5 yıl bekleme şartı taslaktan çıkartılmış. yani taslak2=Mevcut YÖK kanunu. peki sonuç ne? sonuç şu, 80 darbesi ürünü olarak bilinen YÖK kanununda darbecilerin ruhunu yarattığı bu kanunda değişiklik yapılmadı. değişiklik yapılmadı, sadece yabancıların ülkemizde üniversite açması vs. konularda ilaveler yapıldı. şöyle düşünüyorum: YÖK kanununu yine biz akademisyenler yapmıyoruz. yapıyor gibi gösteriliyoruz. bunu sayın başkan defalarca “efendim 2 yıl süren yoğun katılımlı çalışmalarla YÖK yasası yaptık” diyerek reklam etmiştir. oysaki bu doğru değil. Yeni YÖK taslağında mevcut darbe yasasındaki gibi çağ dışı ve sübjektif kriterler devam ettirilmektedir. sayın YÖK başkanının samimi gayretlerinin yeterli olamadığını üzülerek gördüm. maalesef açtırdığı forum sitesindeki binlerce akademisyen yorumu hiçbir şekilde dikkate alınmadı. hatta verdiği sözler vardı. forum sitesinde dikkat çeken yorumları yapan ve çokça popüler olan konularda ilgili akademisyenlerle özel bir toplantı yapacaktı. hepsi unutuldu. üniversitelerin, sendikaların görüşleri alındı fakat tasarıda göz ardı edildi. haliyle onca çalışma ve akademisyenlerin gayretleri ve beklentileri boşa çıktı maalesef. YÖK yasası yapacaksanız önce o toplantılardaki görüşleri tekrar dinleyin (videolar elinizde), forum sayfalarınızdaki görüşleri tekrar okuyun ve sonra bunları dikkate alan bir taslak hazırlayın ki ondan sonra çıkıp demokratik bir çalışmanın ortak ürünü bir YÖK yasası ifadesini kullanabilesiniz. akademik atanma ve yükselme kriterlerini Amerika ve avrupadaki uygulamalarla standart hale getirebilirdiniz. bunu neden yapmadığınızı öğrenmek istiyorum. hem çağdaş YÖK yasası diyeceksiniz hem de dünyada artık standart hale gelmiş akademik atanma ve yükselme kriterleri yerine darbecilerin mülakat, sözlü sınav yoluyla tamamen sübjektif bir yaklaşıma sahip uygulamalarını aynen devam ettireceksiniz. daha söylenecek çok söz, ifade edilecek çok yanlış var fakat söylesen ne fayda. binlerce akademisyenin görüşleri dikkate alınmıyor bakıyorsun birileri arka planda, perde arkasında, kapalı kapılar ardında istediği gibi, keyfine göre işler yapıyor. bu ülke bu kafayla gelişemez. yetişmiş insanını kaybetmeye devam eder. akademisyenlerini boş işlerle oyalayıp enerjilerini akademik çalışmalar yerine boş işlere yönlendirmeye devam eder. doçentten yabancı dil, lisans düzeyinde sözlü sınav bilgisi beklemek. profesöründen hiçbir akademik çalışma beklememenin başka bir anlamı var mı? doçentlik de profesörlük de bilimsel çalışmaların, projelerin, patentli çalışmaların vs. diğer akademik etkinliklerin karşılığında verilir (bknz. dünyanın gelişmiş tüm ülkeleri).

  3. Mine Koç diyor ki:

    Gecikecek diyorlar; çünkü hesapları değişti. Bakalım bu sefer nasıl bir kazık hazırlıyorlar. Ben artık Çetinsaya’ yı da samimi bulmuyorum. Prof. olan herkesin tuzu kuru kimse yrd.doç. olmayı bekleyenleri, yrd.doç.leri ciddiye almıyor, umursamıyor.

  4. gkyz diyor ki:

    peki hocam ocak ayında memur zammı dışında “artık ne kadar olursa” maaşımıza zam etki edecek mi?

  5. By_Akademisyen diyor ki:

    Yani akademisyen maaşlarına yapılması planlanan iyileştirmedemi gecikecek?

    1. akademikportal diyor ki:

      Hayır hocam bu tamamen farklı bir durum.

Yorum Yaz