reklam
reklam
Akademik Personel | 09 Aralık 2016, Cuma

Çetinsaya: Doktoralı Öğretim Üyesine İhtiyacımız Var

16 Nisan 2014
Çetinsaya: Doktoralı Öğretim Üyesine İhtiyacımız Var
       

YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, “Meslek yüksekokullarında yeniden düzenlemeye ihtiyaç var. İkinci hedef nitelikli öğretim üyesi ihtiyacı. Bütün elemanların yüzde 45’i doktoralı. Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı 21. OECD ortalaması için doktoralı öğretim üyesine ihtiyaç var. Yüz yüze eğitim ile Türkiye’de 55 bin öğretim elemanına, 25 bin öğretim üyesine ihtiyaç bulunuyor. 300 bin araştırmacı da gerekiyor. Önümüzde 10 yılda buna eğilsek bile çok önemli gelişme gösteririz. Meslek yüksekokullarında öğretim üyelerini çeşitlendirmemiz gerekiyor. 3’üncü stratejik hedef ise uluslararsılaşma. Önümüzdeki yıllarda uluslararası öğrenci sayısının dünyada 8 milyona çıkması bekleniyor. Türkiye’de 54 bin öğrenci var. Bu amaçla “Study in Tukey” çalışmasını geliştirdik, kamusal marka haline getirmek istedik. Bu çalışmalara devam etmeliyiz” dedi.

Vakıf Üniversiteleri Birliği tarafından düzenlenen EDU SUMMIT Eğitim Zirvesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılında Eğitim ve Yüksek Öğretim’ başlığı ile yapıldı. Toplantıda konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya şöyle dedi:
“Sistem arayışı içinde yeniden yapılanma  çok belirleyici. 1980’lerin terazisinin, bugünün yükseköğretim ağırlığını taşıması mümkün değil.  Bu sadece merkeziyetçi anlayış da değil. 27 okul üniversite için kurgulanmış yapının, küreselleşmenin dinamiklerinin çalıştığı bir ortamda yaşaması mümkün değil. Dönüşüm gerekli. Bunun  ilk adımı yeni yasa çalışması. Kurumun çağdaş bir kuruma dönüşmesi. Yeniden yapılanma için nereye gideceğimizi, nerede durduğumuzu bilmemiz gerekiyor. Konumlandırma yapmamız gerekiyor. Mevut durum nedir? Gelecekte 10 yılda bizi ne bekliyor.  Üniversitelerarası Kurul Çalışmasında bunun sonuçlarını açıklayacağız. Verilerin yanlış olması nedeniyle istatistik sistemini yeniden gözden geçirdik. ‘Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi’ni geliştirdik. BU çalışma sonucunda  hedeflerimizi belirleyeceğiz. Türkiye’de 5,5 milyon üniversite öğrencisi var.

Yüzde 62’si lisans, yüzde 6’sı lisans üstü programlarda, yüzde 47’si açıköğretimde okuyor. İkinci öğretimdekilerin oranı yüzde 12. , uzaktan eğitim ise yüzde 1. Vakıf da sistemde yüzde 10-15 aralığında öğrencilerden oluşturuyor. Önümüzdeki yol haritası ise şöyle. 3 temel hedef bulunuyor. Nicel büyümeden nitelikli büyüme birincisi. Türkiye’nin büyüme performansı, okullaşma oranı çok büyüdü.  Bu nedenle yükseköğretim talebi devam edecek. Gelecek yıllarda 1 milyon 200 bin öğrenci mezun olacak ve üniversite talebi artacak. Küresel dinamikler de etkili olacak.  Burada niceliksel büyümeyi devam ettirmek ve kaliteye çevirmek için çalışmaya ihtiyaç var. Bunun için de vakıf üniversitelerine de ihtiyaç var. Açıköğretimi yüzde 20’lere çıkarmamız gerekiyor.

Meslek yüksekokullarında da yeniden düzenlemeye ihtiyaç var. İkinci hedef nitelikli öğretim üyesi ihtiyacı. Bütün elemanların yüzde 45’i doktoralı. Öğrenci sayısı ile öğretim üyelerinin büyüme oranı paralel değil. Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı 21. OECD ortalaması için doktoralı öğretim üyesine ihtiyaç var.  Yüz yüze eğitim ile Türkiye’de 55 bin öğretim elemanına, 25 bin öğretim üyesine ihtiyaç bulunuyor. 300 bin araştırmacı da gerekiyor. Bunun için de doktora eğitimine çok önem verilmeli, her yıl 4 bin 500 doktora mezunu var, ancak bunun 10 bine çıkması gerekiyor.  Önümüzde 10 yılda buna eğilsek bile çok önemli gelişme gösteririz. Meslek yüksekokullarında öğretim üyelerini çeşitlendirmemiz gerekiyor. 3’üncü stratejik hedef ise uluslararsılaşma. Önümüzdeki yıllarda uluslararası öğrenci sayısının  dünyada 8 milyona çıkması bekleniyor. Türkiye’de  54 bin öğrenci var. Bu amaçla “Study in Tukey” çalışmasını geliştirdik, kamusal marka haline getirmek istedik. Bu çalışmalara devam etmeliyiz.

Bu yeniden yapılandırma bünyesinde bu 3 hedef için yürürken yola çıkmadan önce masada duran sorunları çözmemiz gerekiyor. Yeni yasa çalışmasının tekrar gündeme gelmesi gerekiyor. YÖK’ün çağdaş kuruma dönüşmesi, ve üniversiteye giriş sınavının belirlenmesi, yükseköğretimin finansmanı üzerine farklı modeller üzerinde çalışmak gerekiyor
Öğretim üyelerinin özlük hakları da  dünya seviyesine ulaşmalı. En değerli insan kaynağını akademiye çekmek gerekiyor.”

Türkiye’de özerk ve yabancı üniversiteler olmalı

Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, 2023 hedeflerine ulaşılması için önceliğin kaliteye verilmesi gerektiğini hatırlatarak şöyle dedi:
“Bugün 23 milyon kişiyi ilgilendiren bir konuyu paylaşıyoruz. 2013 yılında 26-17 milyon kişi eğitimin içinde yer alacak. Türkiye 5,5 milyondan fazla öğrenciye hizmet veriyor. İstanbul vakıf okullarında eğitim gören öğrenci sayısı devletten fazla. Vakıf ve devlet üniversiteleri olarak ilk hedef, dünya ile rekabet etmek.  Bu anlamda kaliteli konuma geldik. Türkiye üniversiteleri dünyada ilk 500’e giriyor. Üniversiteler hızla yükselecek. Cumhuriyet’in 100’üncü yılı için, kamu, özel sektör ve devletin biraraya geldiğini görüyoruz. Gençlik, Bilim, Kültür  Bakanlığı bu sürece dahil olmalı. Bu süreç 5 başlık altında gerçekleşmeli. Reform süreci bunlardan ilki. Kasım 1881’den bu yana yılda en az bir defa yasa değişiyor. İşsellevliğini yitiren bir yasa görüyoruz.  YÖK yasasının artık değişmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından ilk başta gündeme gelmeli. Özerk üniversiteler, uluslararası yabancı üniversiteler de Türkiye’de olmalı.

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

  1. lokman diyor ki:

    ne yapılıyorsa yapılsın da lisans tan sonra aynı bölümde ilerlenilsin bu durumdan çok çekiyoruz benim okuduğum bölümün kadrosuna benden başka bölüm mezunu kimse girmemeli arkadaş ben mecbur muyum be ona kadromu vermeye herkes kendi bölümden eşit derecede kadroya hakim olmalı tüm bölümler aynı gelişmeli sağlıkçılarla işletmecilere verilen kadroların haddi hesabı yok o zaman kapatın diğer bölümleri milletin emeğiyle alın teriyle oynamayın vebali ağır olur aldığınız bedduaların biri bin para yeter artık…

  2. Mustafa Osman diyor ki:

    Hocam, dogru akademisyene ihtiyac var. Peki memlekette akademisyen olmak isteyen insan mi yok? Esimin, Tekstil Muhendisligi diplomasi, 3.84 lisans ortalamasi 85 UDS si Master derecesi var ama 8 senedir issiz. Cunku girdigi her sinavda torpili olan kazandi. Cozum mu istiyorsunuz alin size cozum:

    1. Her doktora ogrencisine kadro veremiyorsaniz burs verin.
    2. Turkiyede bolum acmak icin 3 hoca yettigi icin sabah erken kalkan bolum aciyor. Bundan dolayi ihiyacin olmadigi bolumler cok sayida. Bu bolumlerden mezunlarin yuksek lisans icin veya doktora icin baska yakin bolumlere gecmelerini tesfik edin. (Mevcut sistemde mumkun, ama ilanlara bakarsaniz her universite bu konuda cok rijit. ABD de lisansta bile bu mumkunken Turkiyede malsesef degil.)
    3. Dil sikintisi olanlar icin Doktora programlarina kaliteli hazirlik sinifi konulabilir.
    4. ALES denilen sacma sinavin agirligini dusurun. Lisans ortalamasi ve Dil puani (Madem bu kadar onemli) kadro almak icin daha degerli unsurlar olmali. (Mevcut sitem torpili onlemis degil. Sadece torpil yapmak istiyeni biraz zora sokan cesitli hullelere basvurmasini saglayan bir sistem.)
    5. Diyelim ki hala ogrenci bulunamiyor. Hindistandan, Cinden Pakistandan bir suru mail aliyoruz. Doktora yapmak isteyen ogrencilerden. Ama bunlari calistiracak kaynagimiz yok. YOK bu insanlara aylik 1000TL burs verse, Turkiye de bir ABD gibi Ingiltere gibi yabanci insan gucunu kullanabilen bir ulke olur. Bu ciddi bir kaynak degerlendirilmeli bence.

  3. yds mağduru diyor ki:

    Kaldirin su sacma Ydsyide bizde akademisyen olalim doktora da yapalim. Master yaptik bos geziyoruz. Doktora yaparken de issiz olmak istemiyoruz. Neyi olctugu belli olmayan yds sacmaligindan biktik. Bosuna mi master yaptik. Bosuna mi zamanimizi paramizi harcadik. Tez yazdik ter doktuk insaf ya.

  4. factopdia diyor ki:

    Dediğinizde haklısınız. Fakat piyasa da aynı durumda olduğu için başlangıçta benim gibi akademiyi düşünmeyen kişilerin, piyasada yediği sert tokatlardan sonra akademiye geçme düşüncesi olan çok arkadaşım oldu. Aslında dediklerinize tamamen katılıyorum, ama Türkiye’nin sistemi böyle. Eğitimli kişilerden korkuluyor mu yoksa burjuva sınıfının düzeni bozulmaması için mi yapılıyor bunlar onu çözemedim daha!..

  5. mehmet diyor ki:

    ben şunu anlamıyorum doktoralı öğretim üyesine ihtiyacımız var deniyor ancak fen fakültesi gibi fakültelere, öğrenci yok diye kadro verilmiyor, bu ne yaman çelişki Allah aşkına. Biz kendimizi yetiştiriyoruz Tübitaktan proje çıkarıyoruz, yayın yapıyoruz ancak öğrenci yok diye özlük hakkımız olan kadroyu alamyıruz, yükselemiyoruz:((. inşAllah devlet büyüklerimiz bu durumu bir an evvel düzeltir.

  6. ahmet diyor ki:

    Aptal YDS yüzünden….

  7. mühendis diyor ki:

    madem o kadar açık kolaylaştırın dil sorunu yüzünden en fazla yüksek lisans yapılıyor dil sorununu kaldırın doktoralı öğretim üyeside bulununabilir ve açık kapanmış olur..

  8. öğrencilerime sordum diyor ki:

    mühendislik öğrencilerime sordum, mezuniyetten sonra ne yapacaksınız. akademisyen olacağım diyen çıkmayınca. akademisyen olmak isteyen var mı sordum. üsteledim. ancak yok. olmaması karşısında olun da diyemedim. diyemedim çünkü bu ülke eğitim arttıkça, tahsil arttıkça gelirin azaldığı, insana hor gözle bakıldığı bir ülke. bu ülkede yönetici profiline bakın. ilkokul, ortaokul, lise terk.en azından belediye başkanlarının çoğu öyle. ülkemiz sistematik bir şekilde geri bırakılmaya çalışılıyor.politikalar hep bu yönde. sömürülüyoruz. afrika ülkelerinden farkımız kalmayacak.

Yorum Yaz