reklam
reklam
Akademik Personel | 08 Aralık 2016, Perşembe

Çetinsaya: 30 Yıldır YÖK Hiç Değişmemiş

27 Haziran 2014
Çetinsaya: 30 Yıldır YÖK Hiç Değişmemiş
       

Necmettin Erbakan Üniversitesi ev sahipliğinde Konya Bilim Merkezi’nde düzenlenen 223. Üniversitelerarası Kurul Toplantı’sında YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya, yükseköğretimde kalite için göreve geldiği günden itibaren yapılan çalışmaları anlattı.

Çetinsaya, 2012 yılının ilk 6 ayının tanıma ve teşhis dönemi olarak geçtiğini dile getirerek, bu dönemde bir dizi bölge toplantısı yaptıklarını anlattı.

YÖK’ün içine girince o binanın içindeki işleyiş kurallarını, arka odaların görüldüğünü, bir kapıyı açınca başka bir kapı, başka bir iş yükü çıktığını ifade eden, mevcut haliyle iş yükü itibariyle YÖK’ün işleyebilmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Yılda yaklaşık 100 bin belgenin işleme girdiği 50 bin belgenin işlem gördüğü bir mekanizmanın 30 yıldır hiç değişmemiş bir örgüt yapısı olarak da devam etmesinin mümkün olmadığına işaret eden Çetinsaya, yeniden yapılandırmanın da zaten o dönemde Türkiye’nin gündeminde olduğunu anımsattı.

Bu süreç içerisinde bilişsel, bilgi istatistik altyapısı olarak, sistemde kanun değişikliği olmadan yapılacakları yapmaya çalıştıklarının altını çizen, yeniden yapılandırma bittiği taktirde bozulmayacak, aynen sürdürülecek politikaları hayata geçirmeye çalıştıklarını belirtti.

İngilizce Yeterlilik Sınavı’nın Fizibilitesini Çalışıyoruz

Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YDS) konusunda daha önce de kaygılarını ilettiğini anlatan Çetinsaya, bu konuda Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) tarafından hazırlanan raporun da çok tatmin edici olduğunu belirti.

Sınavın akademik insan gücü konusunda  beklentilerini karşılamadığının altını çizen Çetinsaya, “O bakımdan biz Genel Kurul’da da aldığımız bir kararla anadolu üniversitesi’ne bir görev verdik. Bütün diğer uzman üniversitelerle de görüşerek bize tamamen akademik bir dil sınavı için fizibilite çalışması yapacak. Sadece dil yeterliliklerini ölçen, akademik aşamalarda, yani master, doktora aşamalarında ve diğer akademik aşamalarda gerekli İngilizce seviyesini ölçen bir İngilizce yeterlilik sınavının fizibilitesini çalışacaklar” diye konuştu.

Meclis’te ilgili komisyonlarda görüşülen bir yasa tasarısı bulunduğunu anımsatan Çetinsaya, tasarı da ÜAK, tüm üniversiteler ve yüksek öğretimi ilgilendiren maddeler olduğunu belirtti.

Çetinsaya sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şu anda komisyonlarda görüşülen tasarıdaki ilgili maddeler bizim genel kurul çalışmalarımızın dışında ortaya çıkmış bir süreçtir. Her arkadaşım düşüncelerini ayrı ayrı açıklarlar ama ben Türkiye Yükseköğretimi İçin Bir Yol Haritası Raporu’nu, çalışmasını yayınlayan biri olarak o satırlara imza atmış biri olarak, yükseköğretim alanımızın durumuyla ve geleceğiyle ilgili fikirlerim ve düşüncelerim çok açıktır. Bizler bu tasarı ile ilgili bu süreçteki bütün aktörlere, ilgililere düşüncelerimizi, görüşlerimizi, itirazlarımızı eleştirilerimizi iletiyoruz. Umarım ki bu itirazlar karşılığını bulacaktır.”

Çalışmalar kapsamında Elektronik Belge Yönetim Sistemin Haziran 2012’de, İletişim Merkezinin Mart 2013’te hayata geçirildiğini dile getiren Çetinsaya, İletişim Merkezine 14 aylık sürede 258 bin çağrının geldiğini belirtti.

Paydaşlarla iletişime çok önem verdiklerini, bunun için Yükseköğretim Bilgi Paylaşım Formu oluşturduklarını anlatan Çetinsaya, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) ve teknik öğretmenlerin mühendislik tamamlamaları konusundaki projelerin bu forumdaki tartışmalarla şekillendiğini dile getirdi.

Öğrenci portalında da bütün öğrencileri ilgilendiren konuları paylaştıklarının atını çizen Çetinsaya, yeni yasa çalışmalarında oluşturulan web sitesinde de bu konuda gelen bütün düşünce ve eleştirilere yer verdiklerini söyledi.

Çetinsaya, “Yükseköğretimin yeniden yapılandırılması gündeme geldiğinde eminim, bu sitedeki bilgiler ve tartışmalar, politikacılara ve tüm paydaşlara yol gösterecek” diye konuştu.

Doçentlik başvuru sistemi

Hayata geçirdikleri doçentlik başvuru sisteminin meyvelerini de bu yıl alacaklarına işaret eden Çetinsaya, doçentlik sınav sistemine yönelik yeni önerilerin görüşülme zamanının geldiğini dile getirdi.

Birçok kurum ve bakanlıkla ortak projeler gerçekleştirdiklerini anlatan Çetinsaya, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile sosyal sorumluluk projesi ve derslerinin yaygınlaştırılması, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Olimpiyat Mükemmeliyet Merkezleri kurulması, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile uluslararası öğrenci ofislerinin kurulması konusunda çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Çetinsaya, sivil havacılık, trafik güvenliği ve denizcilik alanında standart geliştirilmesi konusunda da ilgili bakanlıklarla çalışma yaptıklarını anlattı.
      
Yeni yatay geçiş sistemi planlanıyor

Her yıl 2 milyona yakın öğrencinin üniversite giriş sınavına girdiğini, bunların yüzde 40’ının bir üniversiteyi kazanmış kişiler olduğunu tespit ettiklerini anlatan Çetinsaya, sistem üzerindeki baskının azaltılması için yeni yatay geçiş sistemini planladıklarını söyledi.

Çetinsaya, merkezi yerleştirme puanını dikkate alarak bir yatay geçiş sistemi oluşturmanın hem adil olacağını hem de baskıyı azaltacağını vurguladı.

Yeni çift anadal ve yandal uygulamasında da fen edebiyat fakültesi, eğitim fakültesi ve iktisadi ve idari bilimler fakültesi öğrencilerinin, 70 başarı puanı şartını koruyarak kontenjan sınırlamalarını genişlettiklerine değindi.

Dikey Geçiş Sınavlarında (DGS) kontenjanları da  bilinçli şekilde arttırdıklarının altını çizen Çetinsaya, bunun ön lisans programlarındaki süreçleri iyileştireceğini düşündüklerini söyledi.

Farabi Projesinin Türkiye’nin sosyal yapısına önemli katkıları olacağını düşündüğünü aktaran Çetinsaya, burada da tüm sayıları her yıl artırmaya çalıştıklarını belirtti.

YÖK Dil Projesiyle de her öğrencinin web tabanlı bir sistemle yabancı dilini geliştirmesini amaçladıklarını anlatan Çetinsaya, “Burada sadece İngilizce değil, Arapça, Çince, Rusça dillerinin de yer almasını ve öğrencilerin Türkiye’nin neresinde olursa olsun fırsat eşitliğiyle dil becerilerini geliştirmesini istiyoruz” diye konuştu.

Hayat boyu öğrenme kapsamında tezsiz yüksek lisansta ALES şartını kaldırdıklarını hatırlatan Çetinsaya, ikinci üniversite projesinde de açık öğretim fakültesi olan üniversitelerde yaklaşık 400 bin kişinin okuduğunu dile getirdi.

Uluslararasılaşma çalışmaları önemli

Çalışmaların en önemli ayaklarından birinin de “uluslararasılaşma” olduğunu anlatan Çetinsaya, “Yurt dışı temaslardaki tabloya baktığımızda, yükseköğretim sistemi bugün Türkiye’nin yumuşak güç unsurlarından biri haline geldi. Önemli olan, bunu bizim daha da ileri götürmemiz” dedi.

Uluslararasılaşma çalışmalarında kullanmak üzere “Study In Turkey” adında ortak bir marka oluşturduklarını anlatan Çetinsaya, uluslararası bütün faaliyetlerinde bu markayı kullandıklarını belirterek, üniversitelerden de bunu kullanmasını rica etti.

Çetinsaya, Dışişleri Bakanlığı, TİKA, Kültür ve Turizm Bakanlığı gibi paydaşlar ile THY’nin de bu konuda destek olacağına işaret ederek, şunları söyledi:

“Bütün bu çabalar özellikle 2010 yılında yapılan temel politika değişikliği, bu markalaşma çalışmaları meyvelerini veriyor. 2011 yılında 32 binken bugün 70 bine geldik. Aslında Türkiye’deki üniversitelerde şu anda 55 bin uluslararası öğrenci var. Ama bir de açıköğretimde okuyan uluslararası öğrenciler bulunuyor. Kosova, Azerbaycan, Almanya’dan, farklı yerlerden bu sayı 70 bine çıkıyor. Kısa dönemli uluslararası öğrencileri de katarsak bu sayı 80 binlere ulaşıyor. Bu manada gururluyuz.”

Çetinsaya, YÖK Başkan Vekili Şaban Çalış’ın yürüttüğü ve 2013’te Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun katıldığı törenle hayata geçirilen Mevlana Projesi’ni de Türkiye’nin prestij projesi olarak gördüğünü aktardı.

Araştırma amaçlı 6 bin öğretim elamanının yurt dışına gönderildiğini belirten Çetinsaya, “Buradan asıl faydalananlar, doktora öğrencileri ile doktorasını yeni bitirenler olacak” diye konuştu.

Amerika’da bulunan NAFSA’nın öğrenciler için değil  üniversitelerin birbirini tanıması için bir fuar gerçekleştirdiğini anımsatan Çetinsaya, bunun boş olan Avrasya ayağı için çalışmalara başladıkları bilgisini verdi.

Nisan 2015’te Avrasya bölgesi uluslararası fuarının İstanbul’da yapılacağını belirten Çetinsaya, Gürcistan, Makedonya, Afrika ve Ortadoğu üniversitelerini, Japon ve Latin Amerika üniversiteleriyle bir araya getireceklerini bildirdi.

Balkan Üniversiteler Birliğini de kuracaklarını açıklayan Çetinsaya, tüm Balkan üniversitelerinin ortak şemsiye altında toplanacağını aktardı.

Üniversite kayıtları online yapılacak

Artık öğrenci belgelerinin e-devletten alınacağını hatırlatan Çetinsaya, akademisyen ve mezun belgelerinin de buradan alınması ile üniversite kayıtlarının da online gerçekleştirilmesi için çalıştıklarını söyledi.

Yeterlilikler Çerçevesi konusunda da çalışmaların son aşamasına gelindiğini belirten Çetinsaya, bu konudaki ortak yönetmeliğin yakında çıkmasının beklendiğini dile getirdi.

Bilgi yönetim sistemi çalışması paylaşıldıktan sonra artık başka şeylerin zamanının geldiğine işaret eden Çetinsaya, artık branş bazında analizlere ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Bu konuda bugün ÜAK’a iki çalışma sunacağını anlatan Çetinsaya, Türkiye’de işletme bölümlerinin değerlendirilmesine ilişkin rapor hazırlayan Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Torlak ve YÖK Başkan Danışmanı Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş’a teşekkür etti.

“Bu rapor bugün tartışmaya açılacak, önerilerle nihai aşamaya getirilecek” diyen Çetinsaya, Türkiye’de meslek yüksekokullarına yönelik raporu hazırlayan Prof. Dr. Mahmut Özer ve YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Durmuş Günay’a da teşekkür etti.

Akademik özgürlükler meselesinde de ellerinden gelen gayreti sarf ettiklerinin altını çizen Çetinsaya, toplumsal faaliyetler birimi, milli komiteler ve akademisyenlerin sicil uygulamasının kaldırıldığını hatırlattı.

Çetinsaya, Akademik Özgürlükler Bildirisinin de yayınlandığını anımsattı.

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

  1. dr. yılmaz diyor ki:

    değişim önemlidir. ancak gelişmek, çağdaşlaşmak, ileriye gitmek, bilim ve teknolojiye öncü olmak, insan haklarına, hukuka ve etik değerlere bağlı olarak değişip gelişmek asıl önemlisidir. türkiyede eğitime, bilime, hukuka, adalete, çağdaşlaşmaya kimsenin merak saldığı yok. başta en baştakiler olmak üzere üniversitelerin ne olduklarından, toplumdaki ve dünyadaki yerinden bihaber bir ülkeyiz maalesef. bu hükümet döneminde üniversitelerin ciddi bir darbe aldığını düşünüyorum. özellikle akademik personel maaşları “şaka gibi”. etrafınıza bir doçent maaşını söyleyin bakın espri yapıyorsunuz sanırlar.

  2. fulya diyor ki:

    30 yıldır değişmeyen Yök genede değişmemiştir.2013 te Mühendislik Tamamlama sınavına giremeyen Yapı ressamları öğrt. olarak Yök e yaptığımız başvurularda çalışmalar devam ediyor diye geçen sene sınava alınmadılar. Bu senede (2014) sınava alınmadık.Büyük kurum olan Yök kendilerinin deyimiyle iki satırlık değişiklik yapmadıkları için yüzlerce insanı mağdur etmişlerdir.Eğitim ve öğretim hakkımız elimizden alınmıştır. Sizce değişiklik varda biz mi göremiyoruz? Bir gruba imtiyaz tanınamaz, aynı zamanda bir gruba haksızlık yapılamaz.Aynı eğitime sahip bireyler eşit haklara sahip olmalıdır. Yök te bir şeyler değişmişse bu iki yıl olmamalıydı.İki yıldır çalışmanın bitmesini bekleyen Yapı Ressamlığı Öğrt. daha kaç yıl çalışmanın bitmesini beklemeli?Bu hızla çalışan YÖK e soruyorum…

  3. osman diyor ki:

    1950 den sonra gelen iktidarlar bir kaç istisna hariç amerikanın kuklasıdırlar. 1970 lerden sonra ise tamamı Amerikan politikasının ürünüdürler. haliyle bunlardan ülkenin hayrına iş yapmalarını beklemek hayalciliktir. iktidarı belirleyen eğitimsiz kesim ne de olsa eğitmenin ne gereği var. oy kullansınlar yeter

Yorum Yaz