reklam
reklam
Akademik Personel | 05 Aralık 2016, Pazartesi

Çare, Üçüncü Nesil Üniversite

2 Mart 2015
Çare, Üçüncü Nesil Üniversite
       

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın “YÖK’te ciddi bir reforma ihtiyacımız var” sözleriyle dikkat çektiği yükseköğretim sisteminin yenilik ihtiyaçlarıyla ilgili rapor yayınlandı. Yükseköğretimdeki yetersizlik nedeniyle dünya çapında tartışmaya açılan üçüncü nesil üniversitelerin değerlendirildiği rapora göre, Türkiye’de dönüşüme ihtiyaç var.

Türk Eğitim Derneği’nin (TED) düşünce kuruluşu olan TEDMEM, “Yükseköğretimde dönüşüm ihtiyacı” başlıklı bir rapor hazırladı. Son yıllarda dünya çapında devam eden “Üçüncü Nesil Üniversite” kavramına yönelik tartışmaların ele alındığı raporda, üniversitelerin yapısal durumu, Türkiye’de üniversitelerin niteliği, Türkiye ve dünyada yükseköğrenimde tartışılan konuların farklılığı, AR-GE ve yükseköğrenim ilişkisindeki gelişmeler ile ilgili çarpıcı değerlendirmelere yer verildi.

EĞİTİM DEĞİL TOPLUMSAL MESELE

Doç. Dr. Fatma Nevra Seggie, Prof. Dr. Mustafa Özcan ve Prof. Dr. Ayşegül Artmann’ın katkılarıyla hazırlanan raporda, geleneksel üniversite modeliyle yükseköğrenimin önünde bulunan eğitsel ve yapısal anlamdaki sorunları tespit etmenin, dönüşümün yönünü belirleyebilmek açısından büyük bir öneme sahip olduğu vurgulandı. Yükseköğrenimin bir eğitim meselesi olmaktan ziyade toplumsal bir mesele olduğunun belirtildiği raporda, konuyla ilgili kamuoyu tartışmasının başlaması gerektiğinin altı çizildi.
Yükseköğretime yeni bir bakış sunan “üçüncü nesil üniversite” kavramına dikkat çekilen çalışmada, Seggie, Özcan ve Artmann’ın ortak görüşleri şöyle:

ÖZGÜN BİÇİMDE GELİŞTİRİLMELİ

“Toplumun üniversiteden beklentilerinin değişmesi nedeniyle üniversitelerin bu ihtiyaçları karşılayacak bir yapıya doğru evrilmesi gerekiyor. Üçüncü nesil üniversite kavramı, yükseköğretime yeni bir bakış sunuyor. Bu kavram ve pratiğe yansımaları özgün bir biçimde geliştirilmeli.

NİTELİK ODAKLI TARTIŞMALARA GEÇİLMELİ

Eğitim ve istihdam ilişkisinin kuvvetlendirilmesi için, üniversite ve sanayi ortaklığının kurulması gerekir. Türkiye’de üniversitelerin bağımsızlığı, akademik özgürlükler ile ilgili sorunların ivedilikle çözülmesi ve akademinin nitelik odaklı tartışmalara geçmesi sağlanmalı. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de, üniversitelerin akademiye ve bilime olduğu kadar toplum için de değer üretecek şekilde ilerleme kaydetmesi artık bir zorunluluk.”

***

BAKAN YILMAZ: TEK TİPÇİ MANTIK DOĞRU DEĞİL

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, 30 Ocak’ta TBMM’deki konuşmasında, “YÖK’te ciddi bir reforma ihtiyacımız var. Önümüzdeki süreçlerde umarım Türkiye bunu başarır. Çok daha modern, çağdaş bir yükseköğretim sistemi oluşur” demişti. Yükseköğretim alanında Türkiye’deki reformların devam etmesi ve çeşitliliğin arttırılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Böyle tek tipçi bir mantık doğru değil. ‘Bütün üniversitelerimiz tek bir tip olsun, tek şekilde olsun’ diye düşünmek bugünkü dünyanın gerçeklerine de ihtiyaçlarımıza da uygun değil” görüşünü dile getirmişti.

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

  1. Selen diyor ki:

    Eleştirel düşünce kazandırılmadığı, eğitim-istihdam dengesi sağlanmadığı, öğrencilerin yaşam koşulları göz ardı edildiği sürece, ne yaparsanız yapın, bir adım ilerleme olmaz. Ülkede torpilden, yoksulluktan, güvensizlikten dolayı nefret dolu ve olanağı olsa anında yurt dışına kaçacak gençler yetişti, yetişiyor. Amaç kaliteyi iyileştirmek, ilerlemek ve bilimi toplumu dönüştürecek bir araç olarak kullanmaksa, işe insanlara ülkelerini sevdirerek başlamak durumundasınız, bir gün öyle bir gün böyle sistemle oynayıp, biat kültürü yerleştirip, kafa karıştırıp, düşük yaşam standartlarına boğarak değil!

  2. Faruk Kaldıran diyor ki:

    Üniversitelerden önce milli eğitimin çok ciddi ele alınması gerekiyor. Üniversiteye gelen öğrenci matematik ve Türkçe açısından inanılmaz zayıf. Özellikle sınavsız geçiş kaldırılmalı ve ilkokullarda sınıfta kalma geri gelmeli.

Yorum Yaz