Akademik Personel | 25 Nisan 2017, Salı

Çalışmayı Sürdürme

13 Ağustos 2014
Çalışmayı Sürdürme
       

Bir akademisyenin güne başlaması diğer günlerden farksızdır. O güne ait yapılacaklar listesi mantar panoda bizi selamlar. Aklımızın kaç parçaya bölüneceğini o günün gecesi şöyle bir düşünmüşüzdür. Yarın nasıl olsa işi bitmiş diğer işlerin yerine yenileri gelecektir. Ve böylece günler, aylar, yıllar geçip gider. Çalışmalar, hazırlanan projeler, tezler ve ödevlerle dolu koskoca bir ömür içinde oradan oraya koşturup dururuz. Hiç düşündük mü hayat hep işten güçten mi ibaret? Ailemizi, sevdiklerimizi bu yoğun temponun hangi yerine koymuşuzdur? Bunu kaçınız düşünüyor, sormak istiyorum. Kum saatini kaç kere çevirip çevirip kumun o minicik delikten aşağıya akarken ki zaman dilimlerinde nerelere yolculuğa çıkıyoruz? İşi mi,ailemizi mi yoksa gereksiz kafaya çakıl taşlarını mı düşünüyoruz?

Ansızın  iş başındayken  bir yakınınızı kaybetme haberi alsanız nasıl bir tepki verirsiniz? Hayat bu sefer size iş dışında bir yerden sinyal göndermiştir. O an zaman durur. Ne teziniz, ne öğrenciniz, ne kariyer hedefleriniz gözünüz sevdiklerinizden başka hiçbir şeyi göremeyecek hale gelir. Ölüm ansızın kapıyı çalmıştır. Gözünüzde büyüttüğünüz her şey kısa bir zaman dilimi içerisinde silinip gider.   Dünyalık  yaşamaya son verme vakti gelmiştir. Sizi bekleyen çalışmalara bir süre ara verip, sonra kaldığınız yerden devam edersiniz. Çalışmak zorundayızdır. Vakit bizim için çok önemlidir.  Ölümün de hayatın bir parçası olduğunu unutmadan sevdiklerimize zaman ayırmayı ihmal etmememiz gerekir.

Çalışmayı sabırla sürdürebilmek büyük bir erdem ve kararlılık ister. Hayatla kavga etmeden ideallerinin peşinden giden tüm akademisyen arkadaşların yolu açık olsun. Fikrimce bir doktora tezi sadece teze verilen emeklerle değil hayatın akışı içindeki kayıplarla nasıl başa çıkıldığıyla bitiriliyor.

Çalışırken sergilenen sabır aslında başarının azmi.

       

BENZER HABERLER