reklam
reklam
Akademik Personel | 08 Aralık 2016, Perşembe

Bu Hafta Vizyona Giren Filmler (20.06.2014-27.06.2014)

20 Haziran 2014
Bu Hafta Vizyona Giren Filmler (20.06.2014-27.06.2014)
       

1- Ejderhanı Nasıl Eğitirsin?

Berk Adası’nda ejderha ve vikinglerin birleşmesinin üstünden beş yıl geçmiştir ve adada tam bir barış ve huzur atmosferi hakimdir. Astrid ve ekibi artık boş zamanlarını adanın yeni gözde oyunu olan ejderha yarışlarıyla geçirmekte ve kahramanlar yeni keşif gezilerine adım atmaktadırlar. Bu yolculuklardan birinde çok eski zamanlardan kalma buzdan gizli bir buzdan mağara keşfederler ve mağaranın içinde yaşayan yüzlerce vahşi ejderhayı böylece uyandırmış olurlar. Gizemli Dragon Rider’ın da büyük bir tehlike yarattığı bir savaş başladığında, iki kahramanımız Hiccup ve Toothless’a düşen barışı koruyup inandıkları şeyi savunmaları olur.
2010 yılında izleyiciyle buluşan ‘Ejderhanı Nasıl Eğitirsin’ filminin devam filmi olan yapıtta Hiccup ve ejderhasının macera dolu öyküsü, yeni karakterlerle kaldığı yerden devam edecek. Filmin yönetmenliğini ilk filmde olduğu gibi yine Dean DeBlois üstlenirken, Cressida Cowell’in romanından uyarlayan da yine yönetmenin kendisi.

 

 
2- Dhoom 3

Çocukluğundan bu yana babasıyla birlikte bir sirkte gösteriler yapan Sahir, sihirbaz ve illüzyonistlik alanında üstün bir tecrübe ve yeteneğe sahip bir gençtir. Ancak çalıştıkları sirk şimdilerde maddi anlamda zor günler geçirmektedir. Babası sirki kurtarabilmek için bankadan kredi çekmek zorunda kalır ve bu borcu ödeyemez. Alacaklıların baskısı talihsiz adamı intihar etmek durumunda bırakır, Sahir de çaresizce babasının intiharına tanık olur. Sahir’in artık hayatta tek bir amacı vardır: Babasının intikamını almak! Bunun için de sıradışı yöntemlerle kotaracağı ilginç bir soygun planı kurar. Sahir bu yolda sevdiği kadın Aaliya’nın yardımını alacak, kendisini durdurmak için görevlendirilen özel polislerden de kurtulmaya çalışacaktır.
Hint yapımı aksiyon ve gerilim filmi olan Dhoom 3, popüler Dhoom filmlerinin de son halkası. Yönetmenliğini Vijay Krishna Acharya’nın ve yapımcılığını Aditya Chopra’nın üstlendiği filmin kadrosunda Abhishek Bachchan, Uday Chopra, Aamir Khan ve Katrina Kaif gibi isimleri görmek mümkün.

 

 
3- Geçmişin İzleri

İkinci Dünya Savaşı esnasında Japonya tarafından inşa edilmeye başlanan Thai/Burma demiryolu, Japonya’nın müttefikleriyle olan iletişimi kolaylaştıracak stratejik bir noktada konumlanmıştır. Demiryolunun yapımında Japon ordusu tarafından ele geçirilen tutsak askerler görev almaktadır ve insanlık dışı şartlarda çalıştırılan bu askerlerden birçoğu hayatını kaybetmekte, geri kalanlar ise açlık ve aşırı yorgunlukla mücadele etmektedir. Tayland’taki esir kampında tutulan Eric Lomax da bu askerlerden biridir. Artık Death Railway olarak adlandırılan demiryolunda çalışmayı reddeden Eric Lomax, genç bir Japon askeri olan Nagase tarafından ikna edilene dek çeşitli işkencelere maruz kalır ve sonunda çalışmayı kabul etmek zorunda kalır. Yıllar sonra bu yıkıcı tecrübeden kurtulan kişilerden biri olarak hayatına devam etmiş olsa da kendine işkence eden Nagase’nin hayatta olduğunu öğrenmesiyle, kurtulamadığı bu kabus tüm canlılığıyla geri döner ve böylece intikam yolculuğu başlar.
Eric Lomax’ın gerçek yaşam öyküsünü anlattığı otobiyografik romanından esinlenerek beyazperdeye uyarlanan filmin başrollerinde Nicole Kidman, Stellan Skarsgård ve Colin Firth yer alıyor.

 

 
4- Tom Çiftlikte

Genç bir reklam ajansı çalışanı olan Tom, bir cenaze töreni için şehir dışında bir yolculuğa çıkar. Ölen kişi Tom’un sevgilisi olan Guillame adında bir gençtir; ama Guillame’un ailesinin ilişkilerinden haberi yoktur. Fakat erkek kardeşi Francis’te bir gariplik vardır, sanki Tom ve Guillame’un ilişkilerinden haberdardır. Zira Tom’a beklenmedik hamlelerle psikolojik baskı yapmaya başlar…
Genç kuşak sinemacıların yetenekli isimleri arasında gösterilen Xavier Dolan’ın dördüncü uzun metrajlı filminin başrolünde Dolan yer alırken kadroda kendisine Lise Roy, Pierre-Yves Cardinal ve Evelyne Brochu gibi isimler eşlik ediyor.

 

 

5- Öteki

Simon’ın işyeri ve evi arasındaki mesafeden ibaret olan hayatı, hayallerini kurduğu kadına ulaşamayarak, annesine tahammül etmeye çalışarak ve en önemlisi çevresi tarafından görmezden gelinerek geçip gitmektedir. Çekingenliği ve içine kapanıklığı kendini daha fazla güçsüz hissetmesinden başka bir sonuca hizmet etmez, yalnızlığı günden güne derinleşir. Bir gün işyerine James adında, tıpatıp kendisine benzeyen bir çalışanın gelmesiyle bu rutinleri yok olmaya başlar. James dış görünüş olarak kusursuz bir şekilde Simon’a benzer, karakter anlamındaysa tam tersidir. James’in karizması, neşeli kişiliği ve centilmen halleri birkaç gün içerisinde çevresindeki herkes tarafından sevilmesini sağlasa da esasında Simon’ın hayatını ele geçirmeye başlamıştır…
Dostoyevski’nin yazdığı dönemde sert eleştirilere maruz kalan eseri Öteki’nin beyazperde uyarlaması olan film, bir adamın yaşarken kendi “öteki”siyle tanıştıktan sonra hayatında erimeye başlayan akli sınırları ve deliliğin kontrolü ele alışını anlatıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ilk uzun metrajı Submarine filmiyle dikkatleri üzerine çeken Richard Ayoade bulunuyor.

 

       

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz