reklam
Akademik Personel | 24 Ocak 2017, Salı

Bu Fabrikanın İşçileri “Öğretim Üyeleri”

18 Şubat 2016
Bu Fabrikanın İşçileri “Öğretim Üyeleri”
       

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin akademik kadrosu, Türkiye’nin ilk ve tek özel sektör destekli Hidrojen Enerjisi ve Bor Araştırma Merkezi’nde, katma değeri yüksek sanayi ürünlerinin geliştirilmesinde görev alarak “sanayi asistanı” modelini hayata geçirdi.

Kurulan üretim merkezinde  çalışan öğretim üyeleri, dünyada da yenilikler içeren roket yakıtlarının ham madesinin üretiminden hidrojen jeneratörlerine, yakıt tüketiminde tasarruf sağlayan yeni nesil bor ürünlerine kadar pek çok ileri teknolojinin geliştirilmesinde rol oynadı. Merkezde geliştirilen ürünlerin uluslararası patent başvuruları yapılırken akademisyenlerin dünya literatürüne katkı sağlayan yayınları da göz dolduruyor.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Doğan, Hidrojen Enerjisi ve Bor Araştırma Merkezi’nin, Ankara Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle özel sektör tarafından kurulan Türkiye’nin ilk merkezi olduğunu söyledi.

Merkezle Türkiye ve hatta dünya için yeni olan “sanayi asistanı” modelini hayata geçirdiklerini belirten Doğan, şöyle devam etti:
“Modelimizde, üniversitedeki araştırma görevlileri ve yüksek lisans öğrencileri, diğerüniversite personeliyle birlikte bu sanayi kuruluşunda bilfiil üretim aşamalarında görev alıyor. Bu modelle yıllardır kurulmaya çalışılan üniversite-sanayi işbirliğinin gerçek anlamda başarılabilecek bir model olduğunu düşünüyoruz. Özlenilen üniversite-sanayi işbirliği modelinin belki de en başarılı örneği olacak.”

“Bir üniversite ile fabrikanın birleştirilmesi gibi”

“Sanayi asistanı” modeliyle üniversite akademik personelinin üretim yeteneğinin geliştirilmesini, akademik bilgi birikimi ile sanayicinin buluşmasını sağladıklarını dile getiren Doğan, bu sayede özel sektörün nitelikli personel ihtiyacının da karşılandığını vurguladı. Prof. Dr. Doğan, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin bu modeli ilk kez “bor ve hidrojen teknolojileri” geliştiren bir sektörle hayata geçirmesinin yüksek teknolojilere verdiği önemle ilgili olduğunu aktararak uygulanan bu yeni modelin ileri teknoloji ürünleri geliştirme hedefindeki Türkiye için de büyük önem taşıdığını söyledi.

Zamanlarının büyük kısmını üretimde geçiren personelin üniversitedeki akademik hayatlarına devam ettiğini anlatan Doğan, “Burada belki bir üniversite ile bir fabrikanın birleştirilmesi gibi bir tanımlama da yapılabilir” dedi.

Merkezde yürütülen projelerde katma değeri yüksek pek çok bor ve hidrojen temelli ürünlerin endüstrileşmesinin sağlandığını belirten Doğan, merkezde pilot sistemlerin kurulduğunu ve uluslararası patent başvurularının yapıldığını söyledi.

“Hem akademisyenlere hem de özel sektör için yararlı”

Merkez sorumlusu ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mükerrem Şahin ise “sanayi asistanı” modelinin hem akademisyenlerin bilgi birikimine katkı sağladığını hem de özel sektörün yüksek teknolojiyi üretme kabiliyetini arttırdığını vurguladı.

Şahin, merkezde geliştirilen ürünler için uluslararası patent başvurusunda bulunulduğunu ve dünya literatüre katkı sağlayan yayınlar yapıldığını belirtti.

Merkezde, bu modelle yüzde 99 saflıkta “elementer bor üretim sistemi” geliştirdiklerini bildiren Şahin, bu sistemin dünya genelinde de ekonomik getirisi sebebiyle büyük önem taşıdığını vurguladı. Elementer borun, uzun menzilli füzeler için yakıt ham maddesi olduğunu aktaran Şahin, şunları söyledi:
“Elementer bor, özellikle roketler için gerekli olan yakıtın ham madesidir. Elementer boru kullanarak füzelerin menzilini artırmak için geliştirilen yakıt karışımları da katma değeri oldukça yüksek bir uç ürünüdür. Merkezde geliştirdiğimiz bu ürünün Türkiye’nin ekonomisine büyük katkı sağlamasını bekliyoruz. Sistemin patent başvurusunu da yaptık.”

Türk patentli hidrojen makinesi olacak    

Şahin, merkezlerinde geliştirdikleri bir başka sistemin ise milli tasarımlı hidrojen jeneratörü olduğunu belirtti. Jeneratörün, hidrojeni sudan üretip gaz haline getirebilen bir makine olduğunu anlatan Şahin, ürünün dünyadaki modellerinden farklı birçok yeniliğe sahip olduğunu ifade etti. Makinenin uluslararası patent başvurusunu da yaptıklarını duyuran Şahin, geliştirilen jeneratörün dünyada da hidrojen üretim miktarını depolama yapmadan sabitleyebilen ilk makine olma özelliği taşıdığını dile getirdi. Yrd. Doç. Dr. Şahin, Türkiye’de büyük oranda doğalgaz kullanım kapasitesine sahip üretim merkezlerinde bu jeneratörün kullanılmasını ve doğalgazdan büyük oranda tasarruf yapılmasını hedeflediklerini de belirtti.

       

Yorumlar

  1. asistan dedi ki:

    Asistana is kitlenecek yeni alanlar aciliyor ?

Yorum Yaz