reklam
reklam
Akademik Personel | 03 Aralık 2016, Cumartesi

Peki Türkiye Ortadoğu’da Akademik Açıdan Güçlü mü?

28 Nisan 2014
Peki Türkiye Ortadoğu’da Akademik Açıdan Güçlü mü?
       

Bir ülkenin uluslararası arenada önemli konumlara gelmesi, sahip olduğu nitelikli bilim insanlarının sayısı ve çalışmalarıyla doğru orantılıdır.

 

Türkiye’yi Ortadoğu’da bulunan diğer devletler ile karşılaştıran bu çalışma, Türkiye’nin Ortadoğu’da bölgesel akademik güç olup olmadığını irdeleyecektir. Ülkelerin akademik başarılarının karşılaştırılmasında ise H indeksi kullanılacaktır.

H indeksi Nedir?

H endeksi (H indeksi), Jorge E. Hirsch tarafından 2005 yılında akademisyenlerin araştırma performanslarını değerlendirmek üzere önerilmiş ve sonrasında akademik camiadan da kabul görmüş bir uygulamadır.

 

 

H İndeksi Nasıl Hesaplanır? 

H endeksinde bulunan en önemli kriterlerden bir tanesi yayınladıkları makale sayısıdır. Her ne kadar pek gerçekçi bir ölçüm değeri olmasa da (teorik dallarda, kişi başına, yılda iki ya da üç makale ortalama bir değerken, deneysel dallarda bu oldukça az bir rakamdır), bilim insanının üretkenliği hakkında genel bir fikir vermektedir. H-endeksinin hesaplanmasındaki bir diğer önemli kriter ise yayınlanan makaleye alınan atıf sayısıdır ki bu, o makalenin diğer bilim insanlarınca ne kadar bilindiğinin ve kullanıldığını göstermektedir. H-indeksi bu iki kriteri bir araya getirerek bir ölçme birimi ortaya çıkartmaktadır. Örnek olarak, bir bilim insanının h-indeksi “x” ise, bu bilim insanının “x” tane makalesi “x”‘den fazla atıf almış demektir. Yani, h-indeksi 15 olan kişinin, 15′ten fazla atıf almış 15 makalesi vardır.

Her değerlendirme sistemi gibi h-endeksinin de bazı artı ve eksileri mevcuttur. Öncelikle iyi taraflarından bahsedecek olursak, h-indeksi sadece kişilerin değil, kurum-kuruluş, bölüm, ÜLKE, grup gibi ortak çalışma yapan akademik toplulukların da sıralanmasında kullanılabilir. Burada yapılan şey belirli bir topluluk tarafından yayınlanan makaleler ve almış oldukları atıf sayısına bakmaktır.

Olumsuz yönlere bakacak olursak, en önde gelen eksilerinden bir tanesi, h-indeksinin uzun süredir ortalama üstü kalitede yayın yapan bilim insanlarını az ama ses getirmiş ve çok kaliteli yayın yapan bilim insanlarının önüne koymasıdır; H-endeksi sıralamasında önemli olan yayınlanan toplam makale sayısı ve onların aldıkları atıflar olduğu için, uzun süreli kariyer sahibi bilim insanları daha yüksek h-indekslerine sahip olmaktadırlar. Örnek olarak, eğer Einstein 1905 yılında dünyayı değiştiren dört makalesini yayınladıktan sonra emekli olsaydı, h-indeksi 4 veya 5 olarak kalacaktı; bu dört makalenin toplam atıf sayısı 2000′i geçmektedir halbuki. H-indeksinin bir diğer eksisi, çok yazarlı kalelerde bütün yazarlara eş önemi vermesidir; böylece o makalenin hazırlanmasında çalışmalarda en çok emeği geçen yazar ile en az ilgilenen yazar aynı kefeye konulmuş olmaktadır. Son olumsuz taraf ise, yazarların sürekli olarak kendi makalelerine atıfta bulunmalarıyla kişiler kendi kendilerinin h-indekslerini arttırabilmektedir.

Bütün artı ve eksilerine rağmen, H-indeksi genel kabul görmüş; özellikle grupların, ülkelerin değerlendirilmesi açısından önemli bir enstrümandır.

Bölgesel Akademik Güç Türkiye

Ortadoğu’nun karışık bir yapıya sahip olması, gerçek anlamıyla bilimi sahiplenen ve bilime yuva olan devletlerin uzun vadeli çıkarlarını korumasını sağlayacaktır.

Çünkü, her ne kadar bir klişe gibi olsa da, bilim alanında yetkin ülkeler ulusal çıkarlarını daha iyi korudukları gibi vatandaşlarına daha iyi bir gelecek de bırakabilmektedir. Bu bakımdan, Türkiye’nin geleceği bir bakıma “Bölgesel Akademik Güç” olabilmesinden geçmektedir.

Lafı daha fazla uzatmadan, Türkiye’nin Ortadoğu’ daki akademik başarı grafiğine bakalım. H-indeksi bakımından, Türkiye Ortadoğu’da bulunan 16 ülke arasından 2.sırada bulunmakta iken, 1.liği İsrail göğüslemekte.

Buna karşın, Türkiye Ortadoğu’da en fazla “akademik çalışma” ya sahip ülke konumunda. Akademik yayın sayısı, niteliğin kıstası olmadığı gibi, Türkiye nüfus bakımından Ortadoğu’da yadsınamayacak büyük bir ülke. Dolayısıyla da göreceli olarak daha çok sayıda akademisyeni ve yayını bulunmakta.

Ek bir bilgi olarak, h-endeksi sıralamasında Türkiye’nin İsrail’in arkasında kalması Türk yayınlarının uluslararası arenada çok fazla atıf almamasından kaynaklanmakta. Bu durum, Türkiye menşeli uluslararası çalışmaların orijinalliği ve niteliği hakkında soru işaretleri oluşturmasının yanı sıra, Türkiye’nin neden İsrail’den sonra geldiğinin de bir açıklaması gibi gözüküyor.

Ortadoğu'da Türkiye

Bunun yanı sıra, Ortadoğu devletlerinin Batı’ya nazaran daha az gelişmiş olduğu da büyük bir gerçek.

Düzenleyen: Akademikpersonel.org

Kaynaklar: (Batuhan Kav – Blog yazısı); SCImago Journal&Country Rank; 

“DİĞER AKADEMİK BAKIŞ” YAZILARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.

       

Yorumlar

  1. Cemile diyor ki:

    İyi diyelim, iyi olalım!

Yorum Yaz