Akademik Personel | 22 Eylül 2017, Cuma

Bir ÖYP’linin Hikayesi

1 Nisan 2014
Bir ÖYP’linin Hikayesi
       

2010 Senesinden Bugüne Toplamda 9.500  ÖYP’li Oldu. Her Ne Kadar Farklı Hikayeleri Olsa da Artık Ortak Bir Noktaları Var ÖYP…

 

ÖYP, yani Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı, özellikle son birkaç yıldır çok sayıda genci akademik hayata çekti. Programın anlatılan avantajları, özel bir kadro olduğu algısı çoğumuzu bir şekilde cezbetti ve hayatımızla ilgili ciddi kararlar vermemize neden oldu. Peki aslında ÖYP gerçekten nedir?

ÖYP, cari kadronun aksine kişilerin hocaları, jüriyi tanımadan, siyasi bir taraf tutmadan akademik hayata girilebilmesine olanak sağlayan nispeten de olsa objektif bir sistem. Peki bu durum her zaman böyle mi?  Elbette belirli istisnaları mevcut. Ancak bu yazıda ÖYP’nin barındırmış olduğu bu tür problemlere değinilmeyecek, aksine genel bir bilgi verilmeye çalışılacak.

Kendi hikayemi anlatacak olursam, sene 2010’du. Şimdi almış olduğum asistan maaşımın neredeyse 2 katı bir maaşa ve çok daha iyi özlük haklara sahip olarak köklü bir Amerikan firmasında çalışırken, belki babamın da öğretim üyesi olmasının etkisiyle, belki de idealist bir bakış açısıyla ÖYP’yi tercih ederek hayatımı değiştirdim. Bunda en temel etken ÖYP’nin sunmayı vaat etmiş olduğu imkanlar ve olanaklardı. Örneğin, doktora esnasında 1 sene boyunca araştırma bursunun olması gibi. Ama soracak olursanız şu an böyle bir burs durumu yok, hatta YÖK’ün doktora sırası araştırma bursları bile dondurulmuş durumda. Yani, Almanya’da ücretsiz yüksek lisans yapmış birisi olarak, şimdiden yurt dışında doktora araştırma fırsatım elimden alınmış gibi gözüküyor.
 

 

Zorunlu görev de cabası. Bilmeyenler için söylüyorum, ÖYP bir senete imza atılmasını gerektirmekte.. Kısaca anlatmak gerekirse, mecburi hizmetin yapılmadığı veya başarısız olunduğu takdirde, devletin vermiş olduğu bütün maaş yüzde ellisi ve yasal olarak en yüksek faiziyle beraber ÖYP’lilerden geri alınmakta. Kabaca bir örnek verecek olursak toplam 100 TL maaş aldığınızı varsayalım vereceğiniz miktar neredeyse 170 TL civarı.

Evet işte en kritik soru şimdi geliyor… Acaba, ÖYP’liler zorunlu görev, tazminat gibi ağır yaptırımların altına sokulurken, karşılığında kendilerine verilen sözlerin hangileri yapılıyor? İşte bu biraz tartışmalı, olumlu yönler de var olumsuz yönler de var.

 

Birkaç örnek vermek gerekirse:

  • Dil sınavlarından 65’ten yüksek olanların yurt dışına dil eğitim için gönderilmeleri – Çoğu ÖYP’li gidemedi ve 2014 senesi için de rafa kaldırılmış gibi gözüküyor.
  • Yüksek lisans ve doktora tez zamanında yurt dışına ÖYP bütçesiyle çıkılması – Şu ana kadar böyle bir uygulama olmadı. ÖYP’liler de mecburen YÖK bursları için müracaat ettiler, ancak görülen o ki, 2014 senesinde yurt dışı araştırma bursları YÖK tarafından askıya alınmış gibi gözükmekte.

Bu örneklerin yanı sıra, ÖYP kapsamında eğitim aldıkları büyük üniversitelerde kullanılan, değer görmeyen, ayak ve bölüm işlerine koşturulan ÖYP’lilerde cabası..Ne yazık ki çoğu genç hayal ettikleriyle gerçekler arasında bocalamış durumdalar.

Acaba Problem Nerede?

Problemin temel unsuru doğru bir bütçe planlaması yapmadan ülkemizin gençlerini ÖYP ’ye çeken, akademik gelişime gereken önemi vermeyen akademik sistem. ÖYP bünyesinde bulunan akademisyenler arasında hayal kırıklıkları ve pişmanlık duygusu hakim.

Sonuçta, insanlar başka fırsatları bırakarak ÖYP’yi tercih ettiler. Buna mikro iktisat da alternatiflerin maliyeti denilmekte. Yani kişi bir tercih yaptığı zaman, vazgeçtiği diğer tercihlerin kazanımlarından feragat etmekte.

Bireyin mutlululuğu ise, alınan kararların faydasının, alternatiflerin maliyetini geçmesine bağlı. Ancak, mevcut ÖYP sisteminde bulunan ağır yaptırımlar ve baskılar ne yazık ki genç akademik bireylerin mutluluğunu sağlamaya yetecek seviyede değil. En azından özel sektörü bilen birisi olarak benim gözlemlerim bu şekilde..

Elbette bu durum tüm ÖYP’lileri kapsamamakta, halinden gayet memnun ve mesut olanlar da mevcut.

Özel sektörün acımasızlığı ve eğitimli iş gücünün yüksek işsizlik oranları ÖYP’yi hala bir cazibe merkezi yapmakta. Devlet işinin garanti olması ve sunulan diğer avantajlar ise cabası.

ÖYP araştırma görevlilerine, yüksek lisans eğitimi boyunca akademik gelişim, kongre, teçhizat ve benzeri masraflar için 20.000 tl, doktora için ise 30.000 tl bütçe ayrılmış durumda. Belirtilen bu rakamlar, işinin takipçisi olan sorumluluk sahibi bireyler için gelişim adına gayet önemli bir fırsat. Tabi umarım YÖK bu bütçede de bir kısıtlama yoluna gitmez.

Ayrıca, zorunlu görev bir bakıma iş garantisi anlamına da gelmekte. Bu durum, kişinin bir yandan akademik eğitim alıp geleceğine yatırım yaparken diğer yandan da akademik kadroyu garanti altına alması demek. Çünkü bilindiği üzere, doktora sonrası ÖYP araştırma görevlileri atanmış oldukları üniversitelerde öğretim üyesi olmaya en yakın olan adaylar.

 

Yazı Hakkında: Bu yazı, ÖYP sistemini iyi ve kötü yönleriyle ele almaya çalışmakta. Bu bakımdan, yazıdan kesin yargılar çıkarmak ve herşeyi 100% doğruymuşcasına değerlendirmek tavsiye edilmemekte. Dolayısıyla bu yazı genel bir fikir vermeye çalışmakta.

Kaynak: Bir ÖYP’liden sitemizde yayınlanması için gönderilmiş olan bir mektup. Yazının sahibi kişisel bilgilerinin paylaşılmasını istememiştir.

Siz de kendi hikayenizi veya yayınlanmasını istediğiniz yazıları BURADAN “Haber Gönder” başlığı ile yollayabilirsiniz.

       

BENZER HABERLER