reklam
Akademik Personel | 23 Ocak 2017, Pazartesi

‘Bilim yapmak zeka meselesi değil, gelenek meselesidir’

24 Mayıs 2016
‘Bilim yapmak zeka meselesi değil, gelenek meselesidir’
       

Prof. Dr. Aziz Sancar, bütün insanların zekasının aşağı yukarı aynı olduğunu belirterek, “Bilim yapmak bir genetik, zeka meselesi değil, gelenek meselesidir.” dedi.

Harriet Fulbright Institute’nün fen, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) eğitiminin önemini vurgulamak ve özellikle de kız çocuklarının bu alanda eğitimine ilişkin toplumsal algıları olumlu yönde desteklemek, bu sayede hem çocuklar hem de ülkeler için olumlu değişimler sağlamak amacıyla hayata geçirdiği Prof. Aziz Sancar Kız Çocukları için STEM Kampları Projesi’nin kapanış töreni Zorlu PSM’de yapıldı.

Martta başlayan ve Türkiye’de sırasıyla Zonguldak, Mersin, Şanlıurfa, Ardahan, Uşak,Ankara ve İstanbul’da gerçekleştirilen kamplara 6. sınıfta okuyan 800 kız çocuğu katıldı.

Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar da proje kapsamında düzenlenen Prof. Aziz Sancar GIS Uluslararası Konferansında, çoğu kişinin bildiği gibi Mardin’in Savur ilçesinde doğup büyüdüğünü ve ailesinin, özellikle annesinin eğitime çok önem verdiğini ve tüm çocuklarının okumasını istediğini ifade etti.

Bilime katkı yapılmasının önemine değinen Sancar, şöyle konuştu:

“Bütün insanların zekası aşağı-yukarı aynıdır. Bilim yapmak bir genetik, zeka meselesi değil, gelenek meselesidir. O bakımdan bizim bunu bir gelenek haline getirmemiz lazım. Bunu çocuklarımıza erken yaşta aşılamamız lazım. Nobel’den sonra söyleşilerimde bunu vurguladım. Özellikle kız çocuklarımızın eğitimini vurguladım. Bu gerçekten çok önemli bir girişim ve inşallah memleketimize ve sevgili, tarihi, kültürel bağlarımız olan Suriyeli kardeşlerimize faydalı olmasını dilerim.”

Anadolu Ajansı

       

Yorumlar

  1. Çaturanga dedi ki:

    Bilim yapmak, bilimle uğraşana değer ve destek vermek tabii ki gelenek meselesidir. Toplumun, ev, araba, maaş standartlarını (belki de kendi isteğiyle) sağlamadığı için değer ve destek vermediği insanların olmadığı yerde bilim gelişmez. Kendimden biliyorum. Dünyada gelişen bir konu üzerinde Türkiye’de çalışan az sayıda kişiden biriyim. Ama evim, arabam, maaşım olmadığı için alış veriş yaptığım market sahibi bile gülüyor.

    1. zizi dedi ki:

      Kendi hayatımı okudum resmen…

  2. symo++ dedi ki:

    özet

    önce eğitim ile bilim aynı şey değildir bunu bir ayırdetmek lazım bu bir ,ikincisi bilim asla bir gelenek meselesi denilemez!!..

    zeki insanlar heryerden çıkabilir ,yalnızca zekaya hürmet eden topluluklar elbetteki onu sahiplenmek isterler ,dolayısıyla insanlar göç ederler. zeki insanları konuk etmek isterler.zekaya hürmet etmeyen toplumlar ise aşağılanmaya ve zor koşullarda yaşamaya katlanmak zorunda kalırlar. eğer bilimde zeka olmasaydı o zaman yenilik olmazdı ,ileri düzey formülizasyonun da ötesinde onu farklılaştırmak -şekillendirmek yada hulasasıyla BİR BULUŞ yapmak herkesin yaptığı bir iş olurdu.çalışmak bir zekadır ancak yeterli değildir , ileri düzey çözümleyici bir zeka her zaman farklı bir değer alabilir ,dolayısıyla burada temel olarak zekaya sınır konulamaz, insanın kendi sınırları ile zekanın gidebileceği yer de aynı değildir.kütleyi bir molekül yığını olarak düşünürseniz onu bir ışık yılı hızının ötesine taşımak çok zordur ancak zekanızla oraya gitmeden oraları müşahade etmek mümkün oluyor. ilintili anahtar kelimeler içersinde şunlara da yer vermek herhalde faydalı olacaktır

    zeka ve uzantıları , mantık , belirsizlik ve indüksiyon, ayrımlar , entropi ,prototip, eğitim ve alt birimleri , bilim ve ontolojisi , bilimde etik. sınırlar ve düzensizlik ,karmaşa, mutluluk

  3. Selman dedi ki:

    Çok mantıklı. Dünyanın her yerinde zeki insan var ancak bilimsel buluşlar belli cografyalardan çıkıyor sadece. Demek ki asıl iş gelenek, sistem vs.

  4. symo++ dedi ki:

    ben bu kişide ileri düzey bir zeka bulunduğuna inanmıyorum. zeka başlangıç değerli öntanımlı temel gerektirme değildir bu açık ancak , bilim asla gelenek meselesi değildir. bununla birlikte zeka oldukça belirgin bir fark ortaya koyacaktır. örneğin albert einstein ,mari curie ve sofia kovalevsky gibi fen bilimcilerde bu açıkça gözlemlenebilmektedir. bu nedenle bu yukarıda adı geçen bilim insanının söylediklerinin kabul edilmesi hiçbir şekilde yeterli olmayacak hatta bir sınırlama ve düzensizliği beraberinde getirecektir.

    üstte yer alan açıklamaya olsa olsa destek verilebilmesi için (ki o da çok sınırlı %20 nin üzerinde bir doğruluk değeri olamaz ,önermenin üzerine de çıkamaz!) yalnızca ve yalnızca çoklu zeka kuramına veya beyin temelli öğrenim ilkelerinin benimsenmesi ve doğru bir şekilde algılanıp üstüne gerçek bir gözlem sonucu ile geliştirim yapılması ile mümkün olabilir.

    zaten zeka geliştirilebilir bir nesne olmazsa idi ,o zaman yepyeni bir şeyin beklenmeyen şahsiyetler tarafından üretimi de mümkün olamazdı.
    üstteki açıklama doğru değildir. kesinlikle katılmıyorum. eğitimde bir disiplin ve routine bir program vardır ,ancak zeka meselesi olmadığını söylemek ,keşfi -yeniliği ve gelişimi engellemek demektir.

    albert einstein ,marie curie , ve sofia kovalevsky yada biruni gibi bilim insanlarının yepyeni bir keşfi ortaya koyabilmesinin nedeni ancak ve elbetteki ZEKA iledir.

    üstteki açıklama sınırlandırıcı ,düzensizlik sebebi ve gelişime engel oluşturabilecek olumsuz bir açıklamadır( hatalıdır!) kesinlikle katılmıyorum!..

    1. Cebe dedi ki:

      Beyefendi lütfen önce Türkçe noktalama işaretlerini düzgün kullanın ondan sonra Aziz Sancar’ı eleştirirsiniz, okurken kör oldum!!!

      1. symo++ dedi ki:

        bir göz hekimine görünün. ileri derece bir hassasisyet gerçekleşmişse de vakit kaybetmeden acil polikliniğe başvurunuz!..
        acil şifalar diliyorum.

    2. zizi dedi ki:

      gelenekten kasıt fırsat vermek ve fırsat eşitliği demiş…zeka yı yok saymamış doğru yöne harcanan enerji de zeki olmayla eş değer olabilir demiş… birde böyle düşünün.

Yorum Yaz