Akademik Personel | 30 Mart 2017, Perşembe

Bilim Akademisi: İntihalin Niteliğine Bakmadan Meslekten Çıkartmak Doğru Değil

Bilim Akademisi: İntihalin Niteliğine Bakmadan Meslekten Çıkartmak Doğru Değil
       

Bilim Akademisi, 2547 sayılı Kanun’da öğretim elemanlarının disiplin suçlarına ilişkin yapılması düşünülen değişiklikler hakkında bir rapor yayımladı.

TBMM gündeminde olan Yasa Tasarısı’na değinilen raporda, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı’na doğrudan soruşturma açma yetkisinin verilmiş olmasının üniversitelerin özerkliğini zedeleyeceği belirtildi. “Bu yasa, yükseköğretim sistemini daha da merkezi ve hiyerarşik hale getirmekte, bazı hallerde üniversite mensuplarının ‘disiplin’ soruşturması açma hakkını kendi üniversitelerinden alıp YÖK Başkanlığı’na vermekle akademisyenlerin insan ve vatandaş hakları kadar üniversitelerin özerkliğini daha da kısıtlayacak bir düzen getiriyor” ifadesi yer alan açıklamada, intihal suçu ile ilgili getirilen düzenlemeye de değinildi. Akademi, yasadaki düzenlemelerin kabul edilmesi halinde Türkiye’nin dünya özerklik sıralamalarında gerileyeceği, hatta sonuncu sıraya gelebileceğini belirtti. Metinde disiplin düzenlemesiyle ilgili şu açıklamalara yer verildi: “Tasarıda dikkati çeken diğer bir düzenleme, yeni eklenen m. 53/Ç ile disiplin cezası verme yetkisinin yeniden düzenlenmiş olması. Buna göre üniversitelerin kendi öğretim elemanlarına ilişkin disiplin soruşturması yürütme ve ceza verme yetkisi kısmen disiplin amiri sıfatıyla YÖK Başkanı’na aktarılıyor. Kademe ilerlemesinin durdurulması/ birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezaları açısından YÖK Başkanı’na doğrudan soruşturma açma yetkisinin verilmiş olması, üniversitelerin özerkliğine ciddi zarar verir. UNESCO’nun 1997 tarihli Yüksek Öğretim Personelinin Statüsü’ne ilişkin Tavsiye Kararı’nda belirtilen akademik özgürlük ve meslek etiği kuralları ile de temelden çelişiyor. Üniversiteleri merkezi bir otoriteye bağlama ve devlet memuriyeti zihniyetini bu şekilde hakim kılmaya çalışmanın sonucunu bütün Türkiye, özgün bilimsel çıktının düşmesi ve dünyada itibar kaybı ile yaşayacak.”

‘İNTİHAL DÜZENLEMESİ TARTIŞILMALI’

Metinde intihal düzenlemesiyle ilgili, “Hem intihal tanımını muğlak ve esnetilebilir hale getirirken hem de intihal için kademeli yaptırımlar yerine doğrudan en ağır cezayı, meslekten/devlet memurluğundan/ kamu görevinden çıkarılma cezasını öngörmekle pratikte uygulanamaz bir yaptırım getiriyor” denilerek, şunlara yer verildi: “İntihal suçu ile ilgili olarak getirilen düzenlemenin yerindeliğinin de tartışılması gerekir. Bu disiplin suçunun, intihalin niteliği, kapsamı ve türü dikkate alınmaksızın doğrudan üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ile cezalandırılması doğru değil. Temel bir kriminoloji ilkesi cezanın çok ağır olması değil, her suç işlendiğinde mutlaka ceza alınacağının bilinmesiyle etkin caydırıcılığın sağlanacağıdır.”

Şu sıra TBMM gündeminde olan 2547 sayılı kanun’da öğretim elemanlarının disiplin suçlarına ilişkin yapılması düşünülen değişiklikler hakkında Bilim Akademisi’nin raporunu okumak için lütfen tıklayın.

       

BENZER HABERLER