reklam
reklam
Akademik Personel | 09 Aralık 2016, Cuma

Başkan Demir’den Giderayak Yeni Kitap

26 Mart 2015
Başkan Demir’den Giderayak Yeni Kitap
       

Görev süresi 29 Mart’ta sona eren ve Cumhurbaşkanlığı’na gönderilen başkan adayları arasında ismi bulunmayan ÖSYM Başkanı Ali Demir koordinatörlüğünde ‘Yeni Türkiye’nin Ölçme, Seçme ve Değerlendirme Sistemi’ kitabı hazırlandığı ortaya çıktı.

Kitapta el değmeden sınav oluşturma hedefi kapsamında, yapay zeka uygulamalarının değerlendirilmeye alınması önerildi. Kitapta Ali Demir döneminde ÖSYM’de son 4 yılda başlatılan projelere de yer verildi.

ÖSYM Başkanı Demir ve Başkan Yardımcıları Ercan Öztemel ile Ömer Pekşen, ‘Yeni Türkiye’nin Ölçme, Seçme ve Değerlendirme Sistemi, 2014’ten 2023’e’ başlıklı kitap yazdı.

Kitabın önsözünde, Demir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, cumhurbaşkanlığı görevine gelmesiyle Türkiye’de yeni bir dönemin başladığını belirterek, ÖSYM’nin de “Yeni Türkiye” hedefi doğrultusunda, ölçme değerlendirme, seçme ve yerleştirme sisteminin de yeniden yapılandırılacağı ifade edildi.

‘Ölçme ve değerlendirme’, ‘ÖSYM’nin Yeni Türkiye içerisindeki rolü’, ‘ÖSYM’nin kısa tarihçesi’ ve ‘1974-2010, 2010-2015 ile 2015-2023 arasındaki yapılanması (yeni Türkiye’nin ÖSYM’si)’, ‘Değerlendirmeler’ ile ‘Sonuç’ bölümlerinin yer aldığı kitapta, Ali Demir’in görevde olduğu son 4 yılda başlatılan projelere yer verildi ve 2010-2014 yıllarında kurumun öncelikli olarak ‘sınav güvenliğine’ odaklanmak zorunda kaldığı ve yeniden yapılanma ve dönüşüm projesini bunun üzerine oturttuğu dile getirildi.

ÖSYM sınavlarında, ‘sınav güvenliği kurallarının ve yasaklarının tartışmasız uygulandığı’ vurgulandı. Sınavların ‘kapalı dönem’de hazırlanarak ‘her adaya farklı soru kitapçığı’ uygulamasıyla kopya çekmek isteyenlerin önünün tamamen kesildiği belirtildiği kitapta, güvenliğin, sınav salonlarındaki kamera kayıtları, sınav evrakının taşınmasında araçların ‘Takip Sistemi’ ile izlenmesi, araç kasalarının kapılarının sadece Ankara’dan gönderilen sinyaller ile açılmasını sağlayan ‘elektro-mekanik kilit’ uygulaması gibi yeniliklerle sağlandığı anlatıldı.

Kitapta, ÖSYM’nin özellikle ‘siber saldırılara’ karşı korunaklı bir yapıya kavuşturulduğuna dikkat çekildi ve bu kapsamda, personelin tüm çalışmalarının ‘e-imza’ ile yürütüldüğü ve ‘elektronik izlerinin (log kayıtlarının)’  tutularak her şeyin hesabının verilebileceği bir sistemin devreye alındığı, ‘sonuç doğrulama’ sistemi ile de sahte belge düzenleme çalışmalarının önüne geçildiği bildirildi.

ÖSYM kontrolünde yürüyen bir sınav sistemi oluşturulduğuna dikkat çekilen kitapta, 2023’e giderken ÖSYM’nin daha çok ‘ölçme kalitesine’ ve ‘sınav konforuna’ odaklanması gerektiğinin altı çizildi. Modern sınav uygulamalarına odaklanarak, elektronik sınav ve açık uçlu sınavların yürütülmesi için gerekli alt yapıların oluşturulduğu ve uygulamalarının başlatıldığı belirtildi.

Elektronik sınav uygulamalarının yaygınlaştırılması

Kitapta, ÖSYM’nin 2015-2023’teki yapılanmasının nasıl devam edeceğine yönelik de önerilere yer verildi.

Bu kapsamda, öncelikle misyon ve vizyon değişikliğine gidilmesi önerildi. Misyon değişikliğiyle, 2015 sonrasında, sınav adaletinden taviz vermeksizin, kurumun temel misyonunda ‘ölçme kalitesi’ ve ‘sınav konforu’na odaklanmanın hedeflendiği dile getirildi. Ayrıca, kurumun öncelikli misyonunun, ‘sınav stresi’ ile büyüyen bir toplum oluşturmama olduğuna dikkat çekildi.

Kitapta, Yeni Türkiye ÖSYM’sinin temel nitelikleri arasında, amaca uygun sınav sistemleri ve uygulamalarının gerçekleştirilmesi, el değmeden sınavların hazırlanması, sınav süreçlerinin otomasyonu, insandan bağımsız sistemlerin hayata geçirilmesi, e-imza ile çalışılması, kriptolu bilgi transferlerinin sağlanması, elektronik sınav uygulamalarının yaygınlaştırılması hedeflerine yer verildi.

Yeni yazılımlar devreye sokulacak

El değmeden sınav oluşturma hedefi kapsamında, soruları, soru havuzundan otomatik olarak çeken ve sınavları belirlenen kriterler doğrultusunda, el değmeden hazırlayan yazılımların devreye sokulacağı bildirildi. Bu çerçevede, yapay zeka uygulamalarının değerlendirilmeye alınması tavsiye edildi. Yapay zeka ile bilgisayarların, bilgi işleyebilme, yorum yapabilme, planlama ve kontrol aktivitelerini gerçekleştirebilme, karar verebilme, muhakeme yapabilme gibi bir çok niteliğe sahip olduğunun bilimsel araştırmalarda ortaya konulduğuna dikkat çekilen kitapta, bu teknolojinin hava alanlarında, borsada ve sağlık sisteminde kullanıldığı anlattı.

3 yılda bir yenilenen personel rejimi önerildi

ÖSYM’nin, kurumsal yapılanmasının yeniden düzenlenerek kadrolu personeli olmayan bir yapıda çalışılması önerisinin de sunulduğu kitapta, çalışanların kendilerinin de sınava girdiği bir ortamda sınav yapmalarının doğru olmadığına dikkat çekildi ve 3 yılda bir yenilenen personel rejimi tavsiye edildi.

Kitapta, ÖSYM’nin şehir dışında bir kampüse taşınması ve hizmetlerini temsilcilikleri vasıtasıyla yürütmesinin doğru olacağına işaret edildi. Normal sınavların yanında temsilciliklerde, elektronik sınavların yapıldığı ‘e-sınav binaları’nın oluşturulması tavsiye edildi. Ayrıca sürekli ve alternatifi bol sınavların gerçekleştirilmesinin “sınav stresinin” önlenmesi açısından önemine vurgu yapılan kitapta, ilk etapta 10 bin adayın girebileceği elektronik sınavların yapılmasının hedeflendiği bildirildi.

Tuvalet yasağı

Kitapta, sınav konforunun sağlanması için sınav sayılarının arttırılması, sınıflarda sıraların adaylara uygun ve ergonomik olması, engelli adaylar için okuyucu ve işaretleyicilerin konunun uzmanlarından oluşması, sınavlarda, ‘tuvalete gitme yasağına’ karşı, tuvaleti olan sınıfların oluşturulması gibi düşüncelerin de değerlendirildiği belirtildi.

Dikkat çeken önerilerinden diğeri de alan bazlı ölçmelerin gerçekleştirilmesi oldu. Bu kapsamda nitelikli personel seçiminin sadece genel yetenek ve genel kültürle ölçülemeyeceği belirtilerek, bu kapsamda, ‘Öğretmen Alan Bilgisi Testleri’ gibi testlerle, bireylerin alana özgü bilgisi, deneyimi, tecrübesi, beklentileri ve amaçlarının ölçülmesinin önemli olduğunun altı çizildi. Ayrıca, kurumlara özgü ölçme sistemlerinin geliştirilmesi, ÖSYM bilişim ağı ve aday bilgilerinin otomatik olarak temin edilmesi ile mezun olan veya yükselme sınavına gireceklere de sınav yapılması tavsiye edildi.

AR-GE için Ölçme Enstitüsü

Kitapta, aynı zamanda ARGE çalışmaları için Ölçme Enstitüsü’nün kurulması, öğrenci rehberlik hizmetleri ve mesleki yönlendirme çalışmalarının yapılması, ulusal eğitimle bütünleşik ölçme sisteminin oluşturulması, sınavsız ölçme olanaklarının araştırılması, ulusal veri analizlerinin yapılması, uluslararası dil sınavlarının yapılması, sınav sisteminin izlenebilir ve sürdürülebilir kılınması için “Ölçme Sistemi Akreditasyonu”nun gerçekleştirilmesi ve ÖSYM tarafından ‘Uluslararası Ölçme Akreditasyon Ajansı’ oluşturulması önerileri de yer aldı.

Kitabın sonuç kısmında ise ÖSYM sınavları ile dershanelerin yapılanması arasında da önemli bir oranda ilişki bulunduğuna dikkat çekilerek, dershanelerin özel okula dönüşümü projesinin, yabancı dil eğitimi ve sanat eğitimi veren kurslar hariç ‘Kamu Personel Seçme Sınavı’, ‘Dikey Geçiş Sınavı’, ‘Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı’, ‘Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’, ‘Diş Hekimliği Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’ gibi sınavlara hazırlık kurslarını da kapsayacak şekilde genişletilmesinin önemli olduğu belirtildi.

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz