reklam
reklam
Akademik Personel | 08 Aralık 2016, Perşembe

Ayrımcılık Yapan Profesöre Soruşturma

17 Ekim 2014
Ayrımcılık Yapan Profesöre Soruşturma
       

İstanbul Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde, bir araştırma görevlisine Kürt olduğu için ayrımcılık yapan profesörü dekanlık korudu, ancak rektörlük affetmedi. Ayrıcı profesör için soruşturma başlatıldı.

 

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Eğitim Fakültesi’nde, ” PKK üyesidir, Kürtçülük yapıyor. Tehlikeli birisi” diyerek, bir araştırma görevlisinin tez çalışmasını engellediği iddia edilen Prof. Dr. Necmettin Kamil Sevil hakkında ‘hakaret ve görevini kötüye kullanma’ iddiasıyla soruşturma açıldı. Prof. Sevil’in ayrıca, bir doçente “Siz Akdenizli uyuşuklarsınız” dediği, bir okutmana “Laz olduğun için kafan çalışmaz” diye hakarette bulunduğu ve okutman bir kadının kilosuyla alay ettiği öne sürüldü.

İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi’nde, 2006 yılından bu yana araştırma görevlisi olan Alasgar Özperçin geçen yıl tez hocası olan Prof. Dr. Necmettin Kamil Sevil’den şikayetçi oldu. Özperçin’in iddiasına göre Prof. Sevil, 6 yıllık tez hocalığı döneminde görevini yerine getirmediği gibi, “Senin zekan sosyal bilimlerde tez yapmaya yetmiyor, yetersizsin” diye aşağıladı. Prof. Sevil, iddiaya göre, tez jürisine girecek öğretim üyelerini arayarak, Özperçin hakkında, “PKK üyesidir. Kürtçülük yapıyor. Tehlikeli birisi” dedi ve jürinin geri çekilmesine yol açtı. Prof. Sevil, bu iddialarını ortak alan olarak kullanılan yerde de yineledi.

‘SEN LAZ OLDUĞUN İÇİN, KAFAN ÇALIŞMAZ’

Özperçin’in şikayeti üzerine İÜ, Prof. Dr. Ayşe Esra Aslan’ı atayarak, inceleme yapmasını istedi. İfadesi alınan Prof. Sevil, Özperçin’in başarısız olduğunu ve bu yüzden asılsız iddialarda bulunduğun savundu. Tanık olarak dinlenen Doç. Dr. N.N.L. ise Prof. Sevil’in öğrenciler arasında memleketlerine göre ayrımcılıkyaptığını ifade etti. Ayrıca Özperçin’in jürisi için aradığı bir akademisyenin, “Bu, Necmettin’in anlattığı öğrenci. Ne olur beni bulaştırma, hatta sen de bulaşma. Bu öğrenci Kürt’müş, Kürtçülük yapıyormuş” dediğini anlattı. Prof. Sevil’in, kendisi hakkında da “Siz Akdenizli uyuşuklarsınız, tembelsiniz” dediğini ileri sürdü. Okutman Y.K.G ise Prof. Sevil’in bizzat kendisinin kilosuyla alay ettiğini, “Laz olduğun için kafan öğleden sonra çalışmıyor” dediğini anlattı. İncelemeyi yapan Prof. Aslan, Prof. Sevil hakkında soruşturma izni verilmesi istedi.

Soruşturmacı olarak atanan Prof. H. Birsen Öz de Prof. Sevil’in, Özperçin’in “insan onurunu zedeleyen söz ve davranışlarda bulunduğunu, yüzünde, gıyabında ve akademik camiada illegal örgüt üyesi olarak tanınmasına, etnik, bölgesel ve benzeri özellikleri ile anılmasına” neden olabilecek sözler sarf ettiği sonucuna vardı. YÖK Disiplin Yönetmeliği’ne göre ” iş arkadaşına, personele ve öğrencilere kötü muamelede bulunmak ve sataşmak” şeklindeki iki ayrı suçtan Prof. Sevil’e ‘kınama’ ceza verilmesini önerdi. Ancak bu cezanın, “üniversiteye yapmış olduğu hizmetler” göz önüne alınarak, “görevde ve davranışta daha dikkatli olması gerektiği yazıyla bildirilmesi” kaydıyla uyarı cezasına dönüştürülmesini önerdi. Evrak dekanlığa gönderildi.

Dekan Selahattin Dilidüzgün ise Prof. Sevil’in Özperçin için “İllegal örgüt üyesi” dediği yönündeki iddianın bir tanığa dayandırıldığını, onun da dolaylı olarak duyduğunu savundu. Dekan Dilidüzgün, Prof. Sevil’in “gerek annesinin vefatı, gerekse geçirdiği rahatsızlığın etkileri nedeniyle zaman zaman sert bir mizaç sergilediğini, öğrencilerle bazı çatışmalar yaşadığını” kabul ederken, “ülkemizde Fransız dilbilim ekolünün önemli bir temsilcisi olduğu” için disiplin cezasına gerek görmedi.

REKTÖRLÜK SORUŞTURMA İZNİ VERDİ

Özperçin de, avukatı Aslı Kazan Gilmore ve Serdar Laçin aracılığıyla savcılığa başvurarak, Prof. Sevil hakkında ‘görevini kötüye kullanma ve hakaret’ iddialarıyla suç duyurusunda bulundu. Savcılık ise bu suçlar görev sırasında işlendiği gerekçesiyle soruşturma izni verilmesi için İÜ Rektörlüğü’ne başvurdu. Rektörlük ise son soruşturma için heyet oluşturdu. Aralarında Hukuk Fakültesi Dekanı Adem Sözüer’in de olduğu üç profesörden oluşan heyet, geçen 20 Ağustos’ta verdiği raporunda, Sevil’in ifadelerinin hakaretamiz olduğunu belirterek, her iki suçtan da dava açılmasına ihtiyaç olduğunu belirtti. Rektörlük de bu rapor doğrultusunda Prof. Sevil için soruşturma izni verdi.

Kaynak: Radikal

       

Yorumlar

  1. sempati diyor ki:

    ırkçılık bir kendi kendini kandırmadır! bireysel bir sapkınlıktır ne yazıkki bazen kitlesel bşr hale de gelebiliyor.

    zaten ilmihal bilgileri eksik insanlarımız var oysa bilseler ki gunumuz biz derme-çatma müslümanların da bir şansı var ,bir seçim hakkı var bir yol seçme hakkı var …

    burada bir de zyıf karakterde insanlar olayı benliğe zarar verme ve gerçekten de salt düşünce yöntemiyle refleksif bir totolojik kabul yani kişinin kendini başlamadan hatalı görmesinin yanlış/imkansız olduğundan yani kişinin kendi benliğini savunmasız sorgulamasız hatalı görmesinin imkanı olmadığından milli duygulara yönelim var , oysa ki çok çok kolay da bir yol var burada o da şu:

    “siz bir şeyi düşünmezseniz veya daha doğruca açıkça yanlış olduğunu hafızanıza yerleştirseniz ve artık o bilgiye yanlış olduğundan hiç bir kıyme vermezseniz cevabı bu bilgide saklı olan soruya muhattap konuyu eleyip üzerinden bir adımda atlayarak arkanızza bakmadan gidebilir yolunuza devam edebilirsiniz…”

    ancak ne yazıkki bu totolojik bilginin en azından ya nasıl kullanılacağı yada totoloji olduğunun idrak edilememesinden ne yazıkki çok sorunlar yaşanıyor …ayrıca uygulamada hatası olan hukukçularımızın var olması da korku uyandırıyor

    allah islama ve müslümanlara yardım etsin vatanımızı ve milletimiizi her türlü tehlikelerden korusun diyelim amin amin..

  2. Cemile diyor ki:

    Bilecik Üniversitesini şikayet ettikten sonra başıma olumsuzlar geliyor. Buradan uyarıcının şiddetini arttırıyorum ve Bilecik Üniversitesinin tabela üniversitesi bile olmadığını söylüyorum. Hakkınızı helal edin! Eğer yaşarsam daha anlatacaklarım var

  3. ziya diyor ki:

    Bunlar mı bilim insanı? Yazık çok yazık.

  4. rasim diyor ki:

    istanbul üniversitesi akademik kadrosunun yüzde 90’ı Doğu Perinçek’in kadrosu,herşeye parelel parelel diyip geçiyorlar fakat bu gerçeği görmüyorlar.komunist partisi,işçi partisi istanbul üniversitesinde kadrolaşmış ama bunu hiç kimse dile getiremiyor.biraz da bunu tartışın.Aralarına başka görüşten adam kabul etmiyorlar ve hala kadrolaşmaya devam ediyorlar.

  5. hakan diyor ki:

    bu tarz ……. bir şekilde şiddet uygulamak lazım

Yorum Yaz