reklam
reklam
Akademik Personel | 11 Aralık 2016, Pazar

Nabi Avcı: Üniversitelerin Yükümlülükleri Arttı

19 Kasım 2013
Nabi Avcı: Üniversitelerin Yükümlülükleri Arttı
       

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, “Yükseköğretim kurumlarımızın dış dünyaya bilgi ve eğitim ihraç edebilecek bir yetkinliğe ulaşması gerekiyor” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneğince Çankaya Üniversitesinde düzenlenen “Dünya Gençlik Forumu”na katıldı. Burada yaptığı konuşmada, dünyada alt kademelerdeki okullaşma oranının yükselmesiyle yükseköğretime olan talebin artmasına değindi. Bakan Avcı, bu talebin karşılanması için hükümet tarafından devlet ve vakıf üniversiteleri sayısında önemli artışların sağlandığını söyledi.

2002 yılında 53’ü devlet, 23’ü vakıf olmak üzere 76 olan üniversite sayısının, bugün itibariyle 104’ü devlet, 71’i vakıf olmak üzere 175’e ulaştığını belirten Avcı, 2002 yılında üniversitelerde 1 milyon 656 bin 18 öğrencinin eğitim gördüğünü, bu rakamın 4 milyon 923 bin 940’ı bulduğunu bildirdi.

Üniversitelerin sayısal artışlarının yanı sıra niteliksel gelişimleri için önemli çalışmalar yaptıklarını anlatan Avcı, değişen şartlara göre üniversitelerin yükümlülüklerinin de arttığını dile getirdi.

Yükseköğretimin, ülkelerin ekonomik kalkınmasının önemli bir gücü haline geldiğini belirten Avcı, şöyle konuştu:
“Hızla gelişen ve büyüyen yükseköğretim alanıyla ilgili bu gelişmelere kayıtsız kalamayız. Yükseköğretim kurumlarımızın dış dünyaya bilgi ve eğitim ihraç edebilecek bir yetkinliğe ulaşması gerekiyor. Bu hedefe ulaşmak yurt dışından yükseköğretim görmeye gelen öğrencilere daha nitelikli, daha misafirperver bir hizmet verebilmek için halkımızın ve sivil toplum kuruluşlarının desteğine ihtiyaç duyuyoruz.”

Dünya Gençlik Forumu’nda yurt dışından gelen ve Türkiye’de yükseköğrenim gören öğrencilerin sorunları ve çözüm önerilerinin ele alınacağını aktaran Avcı, sorunların tespiti için anket düzenleneceğini, katılımcılardan belli gruplar için Konya ve Eskişehir’e tanıtım seyahatleri düzenleneceğini anlattı.

Bakan Avcı, Milli Eğitim Bakanı olarak yükseköğretimin hedeflenen seviyeye ulaşması için getirilecek her türlü önerinin ciddiyetle, dikkatle ele alınacağını dile getirdi.

40 bin öğrenci Türkiye’de yükseköğrenim görüyor

Gençlik ve Spor Bakanlığı Müsteşarı Basri Hakan Hakyemez de bakanlık olarak gençlik adına yürüttükleri çalışmaları anlattı.

2002 yılında devlet eliyle yürütülen proje ve faaliyetlere 40 bin öğrencinin katıldığını söyleyen Hakyemez, bu sayının 2011 yılı itibariyle 2.5 milyon öğrenciye ulaştığını bildirdi.

Gençlerin okullar kadar serbest zaman içinde de şekillendiğine dikkati çeken Hakyemez, “Bakanlık olarak gençlerin serbest zamanlarına talibiz. Bu anlamda da çok fazla proje gerçekleştirildi” dedi.
Uluslararası anlamda da yürütülen çalışmalara değinen Hakyemez, yabancı öğrencilerin de YURTKUR yurtlarında kaldığını, bu öğrenci sayısının ise 12 bin 405 olduğunu söyledi.

Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç de üniversitenin kuruluşuna ilişkin bilgi verdi. Üniversitede ağırlıklı olarak Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan gelen öğrencilerin eğitim gördüğünü belirten Güvenç, bu öğrencilerin sıkıntılarını görebilmek adına bu forumun önemli olacağını söyledi.

Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği Genel Başkanı İbrahim Erdoğan ise eğitimin küresel olguya dönüştüğünü belirterek, öğrencilerin farklı ülkelerde eğitim görmek için cesur davrandığını anlattı.

Avrupa, ABD, Avusturalya’nın yabancı öğrenci pazarında önde geldiğini ifade eden Erdoğan, bu pazarda Türkiye’nin yer alması için bu forumu düzenlediklerini aktardı.

Erdoğan, 30 ülkeden 300 öğrenciyle toplantı düzenleyerek, Türkiye’de karşılaştıkları sorunlara yönelik çalışmalar yaptıklarını dile getirdi. Erdoğan, yapılan araştırmalar sonucunda 100 bin Türk öğrencinin yurt dışında eğitim gördüğünü, yükseköğrenim için Türkiye’yi tercih eden öğrenci sayısının ise 40 bin olduğunu açıkladı.

Dünya sadece dershanelerden ibaret değil

Bakan Avcı, program çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Dershanelere ilişkin bir soru üzerine Bakan Avcı, Dünya Gençlik Forumu konusunun da önemli olduğunu, bu çalışmayla da ilgilenilmesi gerektiğini söyleyerek “Dünya sadece dershanelerden ibaret değil” dedi.

Bir gazetecinin “Dershaneler gençlerin merak ettiği bir konu” sözü üzerine ise Bakan Avcı, şöyle konuştu:
“Dün, Hükümet Sözcümüz Bülent Arınç Bey gayet bu konuda derli toplu, güzel, efradını cami, ağyarını mani bir açıklama yaptı. Açıklama çerçevesinde biz çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bakanlar Kurulu toplantısından sonra müsteşarımız başka bir grup dershane temsilcisiyle görüştü. Dolayısıyla bunlar önceden planlanmış görüşmeler.”

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

  1. fallenangel diyor ki:

    bu maaşlarla üretileni, de eleştirmemek gerekiyor diye düşünüyorum. yan gelip yatsalar da yeridir hatta. madem sorumluluğumuz arttı maaşları da özlük haklarını da artırın ki ona göre talepte bulunun. 2200 lira alan doktora mezununun verebileceği şey de maaşı ile orantılı olur. polisten 1000 lira az maaş verirseniz bunca emeğe bilimsel üretim bir yana polis devleti olur çıkarsınız.

  2. eğitimci diyor ki:

    akademisyenlere, eğitimcilere sataşan yöneticilere yazıyorum. eleştirmeyi, üstten bakmayı, kendinizi beğenmeyi, eğitimcileri aşağılamayı bırakın da biraz da problemleri anlamayı ve çözmeyi deneyin. içi boş binalara üniversite tabelası asmakla bilim yuvaları kurmuş olmuyorsunuz maalesef. sadece sayıyı artırıyorsunuz. akademisyen de bulamıyorsunuz, laboratuvar da kuramıyorsunuz. bunun yanında bu ülkede akademisyenliği, imamlıktan, polislikten daha niteliksiz bir meslek haline getiren sizlersiniz. bir araştırma görevlisine 2200 imama 2500, polise 3100 maaş veriyorsunuz. en başarılı mezunların akademisyenliği tercih etmesi gerekirken tam tersi oluyor. üniversiteleri halen daha darbe yasası ile yönetiyorsunuz. yök bir yasa taslağı hazırladı, onu da hazırlarken herkese görüşlerini sordu, fakat hiçbirini dikkate almadı. birinci taslakta ortaya atılanlar ikinci taslakta geriye çekildi sonra da mevcut YÖK yasasıyla büyük ölçüde örtüşen sözüm ona yeni bir yasa taslağı oluşturuldu. sayın avcı, sizler bu ülkeyi yönetenler olarak sorunları çözmeniz gerekirken anca, öğretmene, akademisyene sataşıyor ve güya onları beğenmiyorsunuz. oysaki olumsuzlukların tamamından siz yöneticiler sorumlusunuz. ülkede çağdışı bir YÖK yasası var. Ülkede dünyada benzeri olmayan bir maaş politikası uygulaması var. dünyanın gelişmiş bir çok ülkesinde en düşük memur maaşı polislerinken en yüksek olanların arasında öğretmen ve akademisyenler gelir.

Yorum Yaz