Akademik Personel | 12 Aralık 2017, Salı

Araştırma İçin Akademik Özerklik Şart

Araştırma İçin Akademik Özerklik Şart
       

Türkiye’den ve yurtdışından akademisyenlerin katıldığı ‘Uluslararası Yükseköğretim Çalışmaları Konferansı’nda konuşan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, “Üniversitelerin araştırma yapabilmesi için öncelikle akademik özerkliğe sahip olması gerekiyor. Özgün araştırma yapılabilmesi için üniversitelerde özgür düşünce, sorgulama ve eleştiri ortamı olmak zorundadır” dedi. TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu ise, ortaöğretimin kalitesinden ve dönüşümünden bahsetmeden yükseköğretimi konuşmanın hiçbir anlamı olmadığını söyledi.

‘Uluslararası Yükseköğretim Çalışmaları Konferansı’nda (IHEC) bir araya gelen akademisyenler, dünyada ve Türkiye’de eğitimin rolünü tartışarak, reform hareketleri ile yöntem önerileri sundu. ‘Değişen dünya ve yükseköğretim: Kimlik, politika ve reform modelleri’ temasıyla düzenlenen ve 14 Ekim Çarşamba günü başlayan etkinlik, 16 Ekim’de sona erecek.

Bu yıl ilk defa, Boğaziçi Üniversitesi ve Türk Eğitim Derneği (TED) tarafından düzenlenen konferansın amacı, ortak çalışmalar için zemin yaratabilmek ve günümüz yükseköğretim dünyasındaki yeni eğilimleri, araştırma sonuçlarını ve kavramsal bakış açılarını paylaşmak.
Açılış konuşmasını Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu ve Türk Eğitim Derneği (TED) Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu’nun yaptığı konferansa, YÖK üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay ile Prof. Dr. William G. Tierney de katıldı.

ARAŞTIRMA İÇİN AKADEMİK ÖZERKLİK ŞART

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu; barış, demokrasi ve birlikte yaşam kültürünün kurulması bağlamında üniversitelerin topluma karşı sorumlu olduklarını belirtti. Bugün yükseköğretim alanında Türkiye’de tartışılan hemen her konunun ABD ve Avrupa’da da konuşulduğuna dikkat çeken Barbarosoğlu, yükseköğretim sistemlerinin tüm dünyada büyük bir değişim ve dönüşüm içinde olduklarını ifade etti. Üniversitelerin araştırma yapabilmeleri için öncelikle akademik özerkliğe sahip olmaları gerektiğini vurgulayarak, “Özgün araştırma yapılabilmesi için üniversitelerde özgür düşünce, sorgulama ve eleştiri ortamı olmak zorundadır” diyen Gülay Barbarosoğlu, üniversitelerin en önemli görevinin yaratıcı, inovatif, sosyal politikalara katkı sunan bireylerin yetişmesine katkıda bulunmak olduğunu söyledi. Rektör Barbarosoğlu, şöyle devam etti:
“Türkiye’de iyi bir eğitim ve öğretimle, topluma katkı yaparak, bölgemizde önemli bir aktör olmayı istiyorsak gerek sosyal ve beşeri bilimler, gerekse fen ve mühendislik olmak üzere tüm temel araştırma alanlarını desteklemeliyiz. Temel araştırma olmadan inovasyon mümkün değil. Araştırmalarımızı aynı zamanda insani ve toplumsal kalkınma yönünde sürdürmeliyiz. Kaliteli doktora programlarına öncelik vermeliyiz.”

TED GENEL BAŞKANI: EĞİTİM SİYASİ BİR MESELE DEĞİL

“Ortaöğretimi düzeltmediğimiz takdirde yükseköğretimi konuşmanın bir anlamı yok” diyen TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu yaptığı konuşmada, ortaöğretimin önemine dikkat çekti. Eğitimin siyasi bir mesele olmadığını belirten Pehlivanoğlu, şunları söyledi:
“Maalesef eğitimin bütünselliği, Milli Eğitim Bakanı’ndan Milli Eğitim Bakanı’na değişen, YÖK Başkanı’ndan YÖK Başkanı’na değişen sadece sorunları çözmeye çalıştığımız yama mantığıyla çok uzun yıllardır maalesef arpa boyu kadar yol alamadı. Yükseköğretimde kaliteyi sağlamak, eğitim sisteminin tamamının bilinçli bir ulusal programa dayalı yol haritasına oturtulmadan gerçekleştirilemez. Ortaöğretimin kalitesinden ve dönüşümünden bahsetmezseniz, yükseköğretimi konuşmanızın hiçbir anlamı kalmaz. Sorun bir tek buna dayalı olmasa da eğitimin bütünselliğini göz ardı edemeyiz. Yakında yine seçime gidiyoruz. Siyasi partilerin eğitim bildirgelerini inceleyin. En çarpıcı söyledikleri şey YÖK’ü kaldıracağız, YÖK’ü geliştireceğiz. Tek sorun YÖK müdür? Yoksa kendi analizlerimizi yapmadan sadece suç atma mekanizması mı oluşturduk? Şüphesiz ki YÖK’ün ciddi sorunları var. Siyasi patilerin eğitim gibi bir konuda sadece söyledikleri şey YÖK’ü kaldırmak ya da değiştirmek mi? Eğitim siyasi bir mesele değil. Eğitim bir ülke meselesidir. Kişilere, gruplara göre dizayn edilmez. Bir ülkenin değerleriyle, ilkeleriyle nitelikleri üzerine programlanır.”

Kaynak: Hürriyet

       

BENZER HABERLER