reklam
reklam
Akademik Personel | 05 Aralık 2016, Pazartesi

Ankara’ya Anne Üniversitesi Açılıyor

13 Kasım 2013
Ankara’ya Anne Üniversitesi Açılıyor
       

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Aile değerinin zayıflamasıyla başta neslin devamı olmak üzere çocukların ve gençlerin topluma faydalı birer insan olarak yetişme imkanları da yok oluyor. Öyleyle hiçbirimizin ‘benim bildiklerim bana yeter’ deme lüksü yok” dedi.

Emine Erdoğan, Gazi Üniversitesi ile Ankara Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde Gazi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen, “Anne Üniversitesi Projesi” protokol töreninde, eğitim programının açılışında bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Gazi Üniversitesi’nin önemli bir iş birliğine imza attıklarını anlatan Erdoğan, “Annelerimizin, hayırlı evlatlar, bilgi ve değerlerle donanmış nesiller yetiştirme çabasına destek vermek üzere bir araya geldiler” diye konuştu.

Bu eğitim programının önümüzdeki süreçte tüm illerde yaygınlaşması temennisinde bulunan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Programın yaygınlaşması inanıyorum ki hem annelerimize hem de ülkemize önemli kazanımlar sağlayacaktır. Anneliğin okulu olmadığı söylenir. Bu bir yönüyle doğrudur da. Zira annelik, Allah vergisidir. Annelik, yüzlerce çağrışımı ile yüreğimizde oluşan tarifsiz bir duygudur. Anne evin direği, anne rahmet, anne sığınak, anne merhamettir. Anne bazen hiç kalkmak istemediğimiz kucaktır. Öğretmendir anne, rehberdir, sırdaştır, yoldaştır, arabulucudur. Dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın, bu güçlü hissiyatın, bu evrensel duygunun, yani annelik duygusunun okulu yoktur gerçekten. Ama sürekli olarak değişen bir dünyada anneler de yeni bilgiler edinmenin, yeni tecrübeler ve beceriler kazanmanın gayreti içinde olmalıdır.”

Zaman çok daha süratli akıyor

Zamanın eskiye oranla çok daha hızlı aktığını, dünyanın da hızlı şekilde değiştiğinin altını çizen Emine Erdoğan, bilgi, beceri ve meslekler gibi insanların sahip olduğu kazanımların da süratle eskidiğini söyledi.
“Bunlara paralel olarak, genç nesillerle aramızdaki mesafe de hızla açılıyor” diyen Erdoğan, “Çocuklarımız artık bizden birkaç adım değil, fersah fersah önde gidiyorlar” değerlendirmesini yaptı.

Ailenin değer aktarma işlevini hala korumasına karşın, çevrenin, iletişim araçlarının ve internetin çocuklar üzerindeki etkisinin azımsanamayacak boyutlarda olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bunun yanında hızlı kentleşme ve göç, ebeveynler ile çocuk arasındaki ilişkileri, aile kurumunun değer aktarma işlevini, problemlere çözüm üretme kabiliyetini de olumsuz anlamda etkiliyor. Aile değerinin zayıflamasıyla başta neslin devamı olmak üzere çocukların ve gençlerin topluma faydalı birer insan olarak yetişme imkanları da yok oluyor. Öyleyle hiçbirimizin ‘benim bildiklerim bana yeter’ deme lüksü yok. Hayatta her zaman öğrenilecek şeyler vardır. Bilgilerimizin süratle eskidiği, sorunlarımızın karmaşık ve çok boyutlu hale geldiği günümüzde, bu sadece ihtiyari değil, mecburi bir süreçtir.”

Beşiktan mezara kadar ilim öğreniniz

Hz. Peygamber’in, “Beşiktan mezara kadar ilim öğreniniz” hadis-i şerifini hatırlatan Erdoğan, bu tavsiyenin ne kadar önemli olduğunu, hemen her alanda yaşayarak tecrübe ettiklerini söyledi.

Bu bakımdan yerel yönetimlerle, üniversitelerin her kesimden bilgi talep eden insanlara, özellikle de annelere ulaşmasının da son derece önemli olduğunun altını çizen Emine Erdoğan, proje kapsamında annelere iki ay sürecek eğitim kapsamında, ev ekonomisi ve girişimcilik, anne çocuk beslenmesi, medya okur yazarlığı, çocuk gelişimi ve eğitimi gibi birçok alanda ders verileceğini anlattı.

Anne ve anne adaylarının değerli hocalarla diyalog içerisinde karşılaştıkları sorunlara çözüm arayacaklarını bildiren Erdoğan, “Bilmediklerini öğrenecek, bildiklerini yeniden gözden geçirecekler. Bir anlamda bilgilerini güncellemiş, birikimlerini artırmış olarak, bu anlamlı üniversiteden inşallah başarı belgeleri ile ayrılacaklar. Bu yaklaşımı aslında sadece annelerin değil beşikten mezara herkesin benimsemesi, hayata geçirmesi gerekir. Bunu yapmadığımız takdirde, dünyanın yaşadığı değişimin ve bilgi toplumunun gerisinde kalmış olacağız” diye konuştu.

Emine Erdoğan, bu yüzden çocukların ve annelerin donanımlı olmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
“Anne Üniversitesi”nin “hayat boyu öğrenme yaklaşımı” neticesinde ortaya çıktığını da anlatan Erdoğan, “Hiç şüphesiz hayat boyu öğrenme yaklaşımını benimsemiş, kişisel gelişime değer veren anneler, çocuklarıyla beraber çevrelerini de olumlu yönde etkileyecek, topluma eşsiz katkılar sağlayacaktır” dedi.

Erdoğan, başta Gazi Üniversitesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi olmak üzere projede emeği geçenlere de teşekkür etti.

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

  1. Zahide diyor ki:

    Bence zina yapanlar ve tecavuzculer ve kadina el kaldiranlar icin psikolojik egitim veren bir okul acsalar daha iyi olacaktir. Bu gun 2-3 kadinla evlilik disi yasayan yada bu kisilerle yasayan geri kafali kadinlara egitim verecek bir okul acilsa daha iyi olacaktir.

  2. cemal kerinçli diyor ki:

    Günümüzde bitkiye tohumken, çocuğa da doğmadan müdahale ediliyor. Buna “genetiği değiştirilmiş çocuk” diyebiliriz. Nitekim aile nedir, nasıl olmalıdır, kimin ahlakıyla yaşamalıdır, anne ve babanın görevleri ve rolleri nelerdir sorularını devlet yanıtlarsa, çocuk (yeni nesil) tamamen devletin güncel resmi ideolojisinin neferi olarak doğum büyüyecektir. Bunun adı otokrasidir, faşizmin hayat bulduğu bir yoldur. AKP’den önce andımız gibi saçmalıklarla asker eliyle yapılıyordu, şimdi ise 3 bebek, çocuk gelinler, aile bakanlığı, anne okulu vs yollarıyla yapılıyor. Bugün kızlı erkekli tartışması bile yapılmaması gerekirken, yarın tüm kadınların anne olmak zorundalığı ile yüz yüze kalabiliriz.

  3. selen aydoğdu diyor ki:

    Aile ortamında yetişen her çocuk ailesine benzeyecek diye bir şey yok.Müslüman bir ailede doğan bir çocuk,belki bir gün gelecek kendi isteğiyle Hıristiyan olmayı isteyecek.O zaman ne yapmayı düşünüyorsunuz ?

Yorum Yaz