reklam
reklam
Akademik Personel | 09 Aralık 2016, Cuma

Ankara Üniversitesi’nde 26’sı Akademisyen, 34 Kişinin Üniversitesi ile İlişiği Kesildi

25 Kasım 2016
Ankara Üniversitesi’nde 26’sı Akademisyen, 34 Kişinin Üniversitesi ile İlişiği Kesildi
       

Ankara Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Olağanüstü Hal Kapsamında (OHAL) çıkarılan Kanun Hükmündeki Kararnameler ile 26’sı akademisyen, 8’i idari personel olmak üzere 34 kişinin üniversite ile ilişiğinin kesildiğini bildirdi.

Rektör Prof. Dr. İbiş, makamında basın mensupları ile bir araya gelerek, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında FETÖ ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle, üniversiteden ilişiği kesilen akademisyenler ve idari personel hakkında bilgi verdi.

Akademisyen, idari personel ve öğrencilerin kural, mevzuat ve kanun dışı iş yapması durumunda, soruşturma açılmasının şart olduğunu belirten İbiş, “Açmazsam bana soruşturma açılıyor demektir. Böyle bir lüksümüz yok. Suç işleyen kim varsa, o yasal süreç içerisine dahil olacaktır. O bağlamda da yasal süreçler devam ederken, sonuçlar ortaya çıkmadan konuşmak istemiyoruz. Suçlu suçu kesinleştiği andan itibaren suçludur. Onun ötesinde herkes masumdur.” dedi.

Şu anda üniversite bünyesinde onlarca soruşturmanın devam ettiğini aktaran İbiş, “Süreç devam ediyor bundan sonraki süreçte de ilişiği kesilecek olanlar olabilir. Bu süreç içerisinde açığa alınanlar, görevinden geçici olarak uzaklaştırılanlar var. Biz sayıları çok önemsemiyoruz. Önemli olan, gerçekten FETÖ, PKK, DEAŞ olsun terör örgütleri ile herhangi bir şekilde bağı, irtibatı olan ve bu konularda yasaların dışında eylemde, etkinlikte bulunan kim varsa, Kanun Hükmündeki Kararnameler ile haklarında gereğini yapma kararlılığındayız.” diye konuştu.

İbiş, üniversitede her zaman liyakatı üstün tuttuklarını ifade ederek, üniversite bünyesinde geniş tabanlı terör örgütü yapılanmalarının barınamadığını söyledi.

– “Liyakat esaslı bir sistemin gelmesi gerekir”

Yeni KHK’larla rektörlük seçiminin kaldırılması kararını da değerlendiren İbiş, “Üniversite içerisinde gerçekten üniversitenin entellektüel yapısına uymayan yönelimler oldu. İftiralar, çok çirkin söylemler, siyasi bölümler üniversiteyi çok olumsuz etkileyen unsurlardır. Üniversitelerde seçimin kalkmasını doğru buluyor ve destekliyorum.” dedi.

İbiş, rektörlük seçimini büyük bir oy farkıyla kazanan birisi olarak, kendi rektörlük seçiminden önce de üniversitelerde seçim yapılmasını doğru bulmadığını ifade ettiğini aktardı.

Rektör seçimlerinde liyakat esaslı bir sistemin gelmesi gerektiğini vurgulayan İbiş, “Herkesin aday olabildiği değil de, belli birikimleri, tecrübeleri olan insanların rektör olması gerektiğini düşünüyorum. O bağlamda da bundan sonraki yapılanma içerisinde bu liyakat kurallarını, ilkelerini belirleyecek bir çalışma olacak ve o çalışmanın sonucunda herkesin kabul edebileceği bir formül ortaya konulacaktır.” diye konuştu.

Bu sistemin üniversitelerin özerklik yapısına son vermeyeceğine inandığını dile getiren İbiş, şunları kaydetti:

“Mali olarak özerk değiliz. Dün de özerk değildik, bundan sonra da özerk değiliz. Bu rektörlük seçiminin kaldırılmasıyla, var olmasıyla özerklik bağlamının hiçbir ilişkisi yok. Mali özerlik, devlet üniversitelerinin bütün bütçesi maliyeden gelir. Dolayısıyla, şu anda ‘mali özerklik’ diye bir kavram yoktur. Belli yere kadar üniversitelerin kendi içinde özerkliği var. Belli noktadan sonra, yasalar bağlamında YÖK’ün kontrol denetiminde, öyle de olması gerekiyor. Yoksa üniversiteler arasında eş güdüm sağlanamaz. Muazzam bir başı boşluk olur. Mali özerklik üniversitelerde olduğu takdirde, daha şeffaf daha fazla denetlenen bir yapının da oluşması gerekiyor. Seçimlerin kaldırılmasıyla, özerklik değerimizde hiç bir şeyin kaybolmadığını söyleyebilirim.”

anadolu ajansı

       

Yorumlar

  1. vaybe diyor ki:

    Bu açıklamaları gören de o 26 akademisyenin fetöden atıldığını sanır!

Yorum Yaz