reklam
reklam
Akademik Personel | 10 Aralık 2016, Cumartesi

Akademisyenleri Bekleyen Büyük Tehlike!

2 Eylül 2014
Akademisyenleri Bekleyen Büyük Tehlike!
       

Ahi Evran Üniversitesi İşletme Bölüm Başkanı Doç. Dr. Kürşat Zorlu, ‘Akademisyenlerin kolektif çalışmadan kaçındığını’ söyledi. Zorlu, “Üniversiteler bilgi paylaşım alanları olmak yerine bilginin sadece yükselme kriterlerinin sağlanması için üretildiği yarış alanları haline geldi gelmekte” dedi.


AKADEMİSYENLERİ BEKLEYEN BÜYÜK TEHLİKE

Doç.Dr. Kürşad Zorlu tarafından anket yoluyla yapılan araştırmaya göre Akademisyenlerin önemli bir bölümü meslektaşları ile bilgi paylaşma konusunda olumsuz düşünüyor ve gelecek ya da konum kaygısı taşıyor.

Ahi Evran Üniversitesi İşletme Bölüm Başkanı Doç.Dr.Kürşad Zorlu’nun çeşitli Üniversitelerde çalışan 343 akademisyen üzerinde yaptığı araştırmadan elde edilen bulgulara göre akademisyenlerin bilgi, tecrübe ve edindikleri eğitime yönelik paylaşım konusunda yüksek bir “olumsuz sonuç beklentisine” sahip olduğu ve kolektif çalışmaktan kaçındığı ortaya konuldu.
İstatistiksel yöntemlerin yanı sıra Bulanık Mantık yönteminin de kullanıldığı araştırmada ankete katılan akademisyenlerden yüzde 71’inin “bilgi ve deneyimlerimi diğer arkadaşlarıma aktardığımda onların daha başarılı olabileceği endişesini taşırım” ve yüzde 69’unun da “bilgi ve deneyimlerini diğer arkadaşlarıma aktardığımda mevcut konumunu kaybedebileceğim endişesi taşırım” ifadelerini en yüksek olumsuz beklenti ifadeleri olarak seçtiği belirtiliyor. Bununla paralel olarak ‘özgüven’ düzeyi yüksek olan akademisyenlerin bilgi paylaşımına yönelik olumsuz sonuç beklentisinin giderek azaldığı da araştırmanın önemli sonuçları arasında yer alıyor.


ANKETE KATILAN AKADEMİK PERSONEL 50 YAŞ ALTINDA

Araştırmada öğretim elemanlarının bilgi paylaşım düzeyini etkileyen en önemli değişkenlerin ‘üniversitedeki yönetime olan güven’, ‘merkezileşme düzeyi’ ve ‘güçlü örgüt kültürü’ olduğu ortaya konuluyor.
Bu çerçevede öğretim elemanlarının bilgi paylaşımı sonrası adaletli davranma ve bunun zeminini hazırlama konusunda Üniversite yönetimine olan güven düzeylerinin ortalamanın altında kaldığı vurgulanıyor.
Araştırmada ankete katılan akademik personelin yüzde 53,5’nin erkek, ağırlıklı yaş grubunun ise 50’nin altında kaldığı görülmekte çalışma süresi bakımından ilk sırayı yüzde 35,8 ile 5 yıldan az olanların meydana getirdiği, akademik unvan bakımından da en fazla katılımın yüzde 23,9 oranında Yardımcı Doçentlerin oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Bu önemli Araştırmayı gerçekleştiren Doç.Dr.Kürşad Zorlu konuyla ilgili yaptığı açıklamasında, “elde edilen sonuçların Türkiye’deki akademik yükselme yöntemi ve kriterleri ile ilişkilendirilmesinin mümkün olduğunu ve Üniversitelerin bilgi paylaşım alanları olmak yerine bilginin sadece yükselme kriterlerinin sağlanması için üretildiği yarış alanları haline gelmekte olduğunu” ifade etti.


SORUNLARIN GİDERİLMESİ İÇİN NE YAPILMALI

Zorlu, araştırmada ortaya çıkan sorunların giderilmesi için ise şunları kaydetti, “Akademik anlamda bilgi paylaşımına yönelik bu olumsuz bakış açısı akademik anlamda kolektif üretimin beklentilerin gerisinde kalmasına neden olmakta ve burada yaşanan eksiklik Türkiye’nin uluslararasılaşma düzeyine de olumsuz etki etki etmektedir.

Akademisyenlerin özellikle yükselme kriterlerinin kalıcı ve sağlıklı üretimin önüne geçtiğini, kısa zamanda çok yayın anlayışının akademisyenler arasında bilgi paylaşımını nitelikli ve doğal süreçlerden uzaklaştırabileceğini göstermesi bakımından önemlidir. Buradan elde edilen bulgular akademisyenlerin yükselmesi ve performanslarına yönelik sistem ve kriterlerin birlikte üretim ve kolektiflik yaklaşımını teşvik eder bir içerik kazanması gerektiğini açıkça göstermektedir.
Bununla birlikte Üniversitelerimizde akademik personelin bilgi paylaşımını teşvik edici bir yapısal ve kültürel sistem meydana getirilmesi bilgi paylaşımına olan olumsuz bakış açısını göreli olarak giderebilme potansiyeli taşımaktadır” şeklinde konuştu.            

Kaynak: Haberler.com

       

Yorumlar

  1. Cemile diyor ki:

    TEBRİKLER. Her zaman söylerim. Bilgi paylaşıldıkça çoğalır. Gerçek bir bilimci bilgi saklamaz.

  2. emeğesaygı diyor ki:

    Cengaver bey ve akademisyene karşı olanlar;
    biz akademisyenler de insanız ve bu ülkenin vatandaşıyız, bu ülkeye hizmet ediyoruz. başkalarının emeklerini, haklarını, yaşamlarını vs. bilimsel bir temel üzerinde savunurken, yazarken, araştırırken, kendi emeğimizin karşılığını istememizde gayet doğal.
    biz kazançlarımızı alıp, saraylarda yaşamıyoruz. hangi halktan kopukluktan bahsediyorsunuz. ben tam olarak devletin inşaa ettiği sosyal konutların ortasında kalan bir sitede oturuyorum, halktan kopuk değil tam olarak halkın hem de en yoksul, en dışlanmış gruplarla birlikte yaşıyorum. bu durumdan da memnuniyetsiz değilim (buradan da yeni bir polemik konusu oluşturulmasın) ancak sizlerin belirttiği gibi halktan kopuk bir durumumuz da yok.
    herkes emeğinin karşılığını almalıdır, biz de emeğimizin, yıllardır eriyen maaşlarımızın karşılığını istiyoruz. greve giden arkadaşımın da, yaşıtları gençliklerini yaşarken gençliklerini kitaplar arasında masa başında geçiren bilim insanlarının da emeğinin karşılığını istemesinden daha doğal ne olabilir.
    insanların hangi bölümü okuduklarına bakıp dalga geçerken hiç mi Allah korkusu taşımazsınız, kurduğunuz cümleler seviyenizi belli ediyor ancak insanın kaderini belirleyen Allah’tır bunu da unutmayın. kulu kuldan üstün kılacak temel unsur, hangi bölümde okuduğu değil takdir edersiniz ki.
    Son olarak Yunus Emre’nin dediği gibi; ” İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsin Ya nice okumaktır”….

  3. adil berk diyor ki:

    araştırmayı merak ettim incelemek istiyorum. nerede yayınlanmış bulamadım. nerden edinebiliriz?

    1. akademikportal diyor ki:

      Hocam yayınlanmamış henüz, şu anda anket sonucunu vermiş basına.

  4. mehmet koç diyor ki:

    ya biz zaten ispanyol vatandaşıyız. cengaver arkadaşım gibi insanlar bir dolu. memurlar.netin yorumlarındanda anlaşılacağı gibi biz oturmuşuz kaf dağına milleti aşağılıyoruz. bu tabu bir türlü yıkılmadı. yaa arkadaşım biz siz askeri ücretle yaşayın biz 10 bin tl maaş alalım demiyoruz ki. ben ziraat mühendisliğinden mezun oldum üniversitede akademisyenim doktora yapıyorum kendi paramla doktora eğitimim için kaç km yol yapıyorum. bakanlıktaki lisanstan arkadaşım benden 500 tl fazla para alıyor. biz adaletsizlik düzelsin istiyoruz. daha bugün borç aldım bölümdeki hocamdan. ay sonu gelmiyor bir türlü. herkeste tutturmuş arkadaş akademisyenler ne iş yapıyor ki zaten yattıkları yerden para veriyorlar. diceksin lan kpssden geçerli not alamıyan cahilsin, atanamamışın bile klavye üzerinden babayiğitlik yapıyorsunuz. madem biz akademisyeniz yatıyoruz sizde YDS belasını geçin gelin. elinizden tutan mı var. ben bu insanlardaki nefreti bir türlü anlamadım.

    1. ismail diyor ki:

      adama bak ziraat mühendisliği mezunuyum diyor caka satıyor,sanki tıp kazanmış da konuşuyor.Ben başka yerimle gözüm kapalı işaretlesem test kağıdını ziraat mühendisliğini kazanırım.Sanki tıp okumuş bitirmiş de havalara girmiş,cahilmiş falanmış filenmiş.Ziraat okuyup iş bulduğuna sükret, bugun kimin ihtiyacı var ziraate 1kg domates olmuş 2 lira…70li yılların mesleği

      1. mehmet koç diyor ki:

        ismail sen ne okudun. senin zaten yukardaki yazıdan çaka sattığımı anlamandan çokda ileri seviyede okur yazar olmadığın anlaşılıyor. sende oku gir bilader bakanlığa al 3 kağıdını cebine at madem bu kadar dertlisiniz. gerçi boşuna uğraşıyorum size. çünkü idraki meali bu akla gerekmez zira bu terazi bu sikleti çekmez….

  5. cengaver diyor ki:

    üfff bunların da dertleri bitmiyor.Tonla para alıyorlar, halktan kopuk dısarılarda rahat hayat suruyorlar, devamlı arıza bildirimi yapıyorlar.Sokaktaki vatandaş ne yapsın biraz da zor durumdaki tc vatandaşlarını düşünün be

Yorum Yaz