Akademik Personel | 23 Kasım 2017, Perşembe

Akademisyenler ve Tükenmişlik Sendromu

20 Şubat 2014
Akademisyenler ve Tükenmişlik Sendromu
       

Sakarya Üniversitesi’nden Prof.Dr.Rana Özen KUTANİS ile Arş.Gör.Ahmet Karakiraz’ın çalışmasına göre akademisyenlerde tükenmişlik sendromu görülmekte.

Tükenmişlik sendromu başarısız olma, yıpranma, aşırı yükleme sonucu güç ve enerji kaybı veya karşılanamayan istekler sonucu bireyin iç kaynaklarında tükenme durumu” olarak tanımlanabilmektedir. Peki tükenmişlik sendromuna yakalandığımızı nasıl anlayabiliriz?

Tükenmişlik sendromunun belirtileri nelerdir?

  • Yetersiz kalma, yıpranma ve tükenme hissi,
  • İşe bağlılığın azalması,
  • Yaratıcılığın kaybı,
  • Hizmet verilenlere, çalışanlara, işe ve örgüte karşı kayıtsızlık,
  • Sürekli mükemmel olmaya yönelten baskılara tepki gösterme,
  • Hizmet verilen bireylere ve kendine karşı olumsuz tutumlar geliştirme

Araştırma Nasıl Gerçekleştirildi?

Prof.Dr.Rana Kutanin’in 119 akademisyen üzerinde gerçekleştirdiği çalışmanın sonuçlarına göre, akademisyenlerde tükenmişlik sendromu sıklıkla görülmekte. Ancak, akademisyenlerin tükenmişlik düzeylerinin çalışılan bilim alanı ve sahip olunan akademik unvana göre anlamlı bir farklılık göstermemekte. Yani bu demek oluyor ki, akademik kariyerin tükenmişlik sendromu ile bir ilişkisi bulunmamakta, akademik ünvana sahip öğretim üyeleri de tükenme duygusu yaşayabilmekte.

Bunun yanı sıra; idari görevi, ders yükü olan ve ikinci öğretimde görev alan akademisyenlerin tükenmişlik sendromunu daha çok yaşadıkları görülmekte. Bu durum, özellikle akademik kariyerin ilk senelerinde çok sayıda idari görev yapan bazı araştırma görevlilerinin neden meslekten soğuduğunu da bir bakıma açıklamaktadır. 

Buna karşın unutulmamalıdır ki, her mesleğin ilk yılları genelde daha çileli ve zor geçmektedir.

Derleyen: Akademikpersonel.org

       

BENZER HABERLER