reklam
reklam
Akademik Personel | 03 Aralık 2016, Cumartesi

Akademisyenler Okula Dönüyor

3 Mart 2015
Akademisyenler Okula Dönüyor
       

“Öğretmenlik tecrübesi olmadan öğretmen yetiştiriyorlar” sözleriyle eleştirilen eğitim fakültesi akademisyenleri “Okulda Üniversite” modeliyle ilk ve ortaokullarda derse girmeye başladı.

Nitelikli ve deneyimli öğretmen yetiştirmeyi hedefleyen model, İstanbul Ayazağa İlkokulu ve Ortaokulu’nda uygulanmaya başlandı. Okulun kadrolu öğretmenleriyle birlikte o5. sınıf öğrencilerinin derslerine giren akademisyen ve eğitim fakültesi öğrencileri, teorik bilgilerini okulda kazandıkları deneyimle perçinliyor. Geleceğin öğretmenleri, matematik notu düşük olan öğrencilere ders çalıştırırken, öğrencilerle iletişimi de öğreniyor.

TÜM DÜNYA ARAYIŞ İÇİNDE

22 yıl ABD’de öğretim üyeliği yaptıktan sonra mayıs ayında Türkiye’ye dönen “Okulda Üniversite” modelinin mimarı MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özcan, tüm dünyanın öğretmen yetiştirme konusunda arayış içinde olduğunu söyledi. Özellikle Türkiye’deki eğitim fakültelerinden mezun olan öğretmenlerin, öğrenci yetiştirme konusunda büyük eksiklikleri olduğunu vurgulayan Özcan, şunları anlattı:

“Türkiye’de tüm eğitim fakültelerini kapatsanız, mevcut durumda hiçbir değişiklik olmaz. Bu fakültelerde öğretmen adaylarına yeteri kadar deneyim kazandırılmadığı için gelecek nesillleri, okul sıralarındaki çocukları kaybediyoruz. Eğitim fakültelerinde öğretmen adaylarına sadece 72 saat uygulama yaptırılıyor. Bu süre başarılı fakültelerde 2 bin saate kadar çıkabiliyor ancak yeterli olmuyor. İyi yetişmemiş, mesleki tecrübesi olmayan, tabiri caizse acemi birinin öğretmen olarak görevlendirilmesi suçtur, geleceğe ihanettir. Kötü öğretmen çocukların geleceğini karartır. Öğretmen yetiştirenin de öğretmenlik deneyimi olmalı. Eğitim fakültelerimiz öğretmen yetiştirme konusunda son derece yetersiz. Bilgi ve yetkinliği yeniden yapılandırmamız gerekiyor.

EĞİTİM FAKÜLTELERİNDE DENEYİM ŞARTI

İki yıl süren bir çalışma sonucunda Okulda Üniversite modeli ile ilgili 330 sayfalık bir rapor hazırladım. Model eğitim çevresinin dikkatini çekti. Modele göre, eğitim fakültelerindeki tüm öğretim üyelerinin, öğretmenlik deneyimi olan insanlar arasından seçilmesi; öğretmen yetiştirecek akademisyenlerin, öğretmenliği bilmesi, anlaması gerekiyor. Hatta fakültelerde eğitim verebilmek için öğretmenlik deneyiminin zorunlu olması şartlar arasında yer almalı. Tıp fakülteleri ile hastaneler arasındaki ilişki nasılsa okullarla eğitim fakülteleri arasında da böyle bir ilişki olmalı.

ÜNİVERSİTE VE OKUL İŞBİRLİĞİ

Biz üniversitemizde modeli uyguluyoruz. Eğitim fakültemizin akademisyen ve öğrencileri, Ayazağa Ortaokulu’nda derslere girmeye, grup danışmalığı yapmaya başladı. Dekan olarak ben de okuldayım. İleride okulda bizim de bir odamız olacak, burada araştırmalar da yapacağız. Üniversiteleşmiş okullar olsun istiyoruz. Öğrencilerimiz daha üst sınıflarda bu okulda yardımcı öğretmen olacak. Sadece bizim akademisyenlerimiz burada derse girmeyecek. Okulun deneyimli öğretmenleri de üniversitede bizim öğrencilerimize ders verecek. Öğretmenlere hizmet içi eğitim vereceğiz. Üniversite ve okul işbirliğinin esas olduğu modelin, kaliteli ve nitelikli öğretmenlerin yetişmesi, gelecek nesillerin güneş gibi parlaması için YÖK tarafından benimsenmesi ve tüm eğitim fakültelerinde uygulanması gerekiyor.”

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

  1. none diyor ki:

    bence olumlu bir gelişme,

    bu arada öğretmenlik tecrübeniz yoksa ABD’de eğitim fakültelerinde MA ve PhD yapabilirsiniz. Ben en iyi ilk 10’da bir okulda yaptım, biliyorum.Bilmeden yazılanları görünce kendime hakim olamıyorum

  2. Byrm Akrs diyor ki:

    Bu model ABD’de yıllarca uygulanmaktadır. Eğer öğretmenlik tecrübeniz yoksa Eğitim Fakültelerinde Master/Doktora yapamazsınız.

Yorum Yaz