reklam
reklam
Akademik Personel | 09 Aralık 2016, Cuma

Akademisyenlerin Yaşadığı Problemlerin Temeli

9 Mayıs 2014
Akademisyenlerin Yaşadığı Problemlerin Temeli
       

İngiltere’de saygınlığı ile bilinen “The Guardian” gazetesinin yapmış olduğu araştırmada akademisyenler yaşamış oldukları psikolojik problemlerin üniversite temelli olduğunu belirtti.

 

Doktora öğrencilerinden dekanlara kadar 2500 kişinin katılmış olduğu araştırmada, akademisyenlerin üçte ikisi yaşadıkları problemlerin doğrudan üniversitedeki işlerinden kaynaklandığını belirtti. Bu duruma en çok katılan grup ise 55-64 yaş aralığındaki emekliliği yaklaşmış akademisyenler.

 

Araştırmada akademisyenlere göre psikolojik problemlere yol açan temel etmenler; iş yükünün fazla olması, kimseden destek görmemek ve izole bir hayat sürüyor olmak. İzole olma duygusu ise en fazla 64%’lük bir oranla doktora öğrencileri ve 18-34 yaş grubu aralığındaki kitlede bulunmakta. Bunun yanı sıra, 45 yaş üstü akademisyenler fakülte ve üniversite yönetiminden gelen irrasyonel taleplerden psikolojik açıdan bunalmış durumda. Başka bir sonuç olarak, katılımcıların yarısından fazlasının iş yükünün psikolojik sağlıklarını olumsuz etkilediğini belirttikleri araştırmada, akademisyenlerin 44%’ü akademik camiada kimsenin kimseye destek olmadığını ifade etmekte. Son olarak katılımcıların neredeyse yarısı ise kendilerini dış dünyadan izole bir hayat yaşıyor olarak görmekteler.

Sonuçlara paralel olarak, Brunel Üniversitesi’nden Ruth Grant, akademisyenlerin psikolojik destek taleplerinde bir artış gözlendiğini ve üniversitelerin bu duruma bir çözüm bulmasının gerekliliğine değindi. Mutsuz akademisyenin doğrudan öğrencilere olumsuz bir etkisinin olacağını da ifade eden Grant, üniversitelerin akademisyen sağlığına gereken önemi vermelerinin önemini belirtti.

 

Katılımcıların akademik hayattaki strese dair görüşleri ise şöyle:

 

“21. Yüzyılda, akademisyenlerinden çok fazla bir beklenti ve talep bulunmakta. Hem iyi araştırmalar yapmak, güzel bir şekilde ders anlatmak, idarenin sonu gelmeyen taleplerini yerine getirmek, öğrencilere zaman ayırmaya çalışmak, bir de bunun yanında özel hayat – iş dengesini koruyabilmek. Ama bu neredeyse imkansız”

 

“ Çoğu akademisyen ve bilim insanı kaldırabileceklerinden çok daha fazla stres altında ve bu stres fiziksel ve psikolojik sağlıkları için oldukça zararlı. Düşük ücretler, artan iş yükü, akademisyenlerden sürekli artan beklentiler; her şeyin daha da kötüye gideceğini düşündürüyor”

 

“İş yükü ve diğer problemlerin yanı sıra meslektaşlar ve yöneticiler ile yaşanılan iletişim problemleri, belirsizlikler ve gündemin sürekli değişmesi çok yıpratıcı oluyor”

 

“Modern akademik hayat depresyon gibi zihinsel problemleri daha da derinleştiriyor, doktora öncesinde kendimi psikolojik olarak daha sağlıklı hissediyordum”

Araştırmanın Bulgularını Buradan İndirebilirsiniz. 

Hazırlayan: Akademikpersonel.org

       

Yorumlar

  1. zenginim diyor ki:

    zenginler akademisyenlikle, memurlukla neden uğraşmaz acaba….fakir mesleği sanki….yoksa o kadar cahil okumuş insanla bir arada bulunmayı kimse istemez. öyle bir yer hayal edin ki herkes kendini dünyanın en zeki insanı zannediyor…fakat masasında japonyanın ürettiği monitör, altında amerikanın HP marka bilgisayar kasası, onunda içinde sen bilimcilik oyunu oyna diye gatesin word, excel vesairesi…tabikide misafir kişi odadan çıkıncada açılmak üzere gizlenmiş facebook ve twitter sayfaları..evine güvenle gitmesi için çok sevdiği ithal arabası…emin olun askerde 7-8 kişiye öğrettiğim alfabe okuma yazma eğitimi ve onların mutluluğu. memlekette azımsanmayacak sayıda profun, doçun tüm bilim hayatlarından daha değerlidir. derdiniz bilimse üniversitede çalışmak zorunda değilsiniz. derdiniz kendinizi yalan da olsa tatmin etmek ve size benzeyen ekonomik güçlere ve geçmişlere sahip insanları hor görüp ezmekse akademisyencilik oyunu sizin için en ideal meslektir.

  2. ahmet diyor ki:

    akademisyen olmaktan ziyade olabilmek de ayrı bir sıkıntı. Uzun süren eğitim hayatı, bitmek bilmeyen hoca istekleri, iş ve eğitim hayatındaki keskin yol ayrımları, kadro isyanları tüm bu zorluklardan sonra eğer torpilin varsa katılabileceğin akademik dünya ve ardından yaşanan bir sürü olumsuz travma…. Herşey bilim için.!

  3. İsmail diyor ki:

    Bir hocamın; bilim kuma kabul etmez, karınız bile bilim için bir kuma sayılır sözünü hatırladım ve çalışmaya devam ediyorum 🙂

  4. acemi akademisyen kafayı sıyırdı. diyor ki:

    “acemi akademisyen kafayı sıyırdı.” Ekşisözlükte, facebookta ve youtubeda takip edebilirsiniz.

    Desteklenemsi, yanında durulması gereken bir arkadaşımız. Dürüstlüğünden dolayı tebrik ediyoruz.

    Bu işin acemisi ustası kalmadı. Bizim de sıyırmamız yakındır.

  5. Gözde diyor ki:

    bence biraz abartmışlar her işin zorluğu var

Yorum Yaz