reklam
reklam
Akademik Personel | 05 Aralık 2016, Pazartesi

Akademik ”Yardım”

28 Ocak 2014
Akademik ”Yardım”
       

Merhaba arkadaşlar. Bugün sizlerle yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum.

Akademik camia içerisinde hepinizin arkadaşları,dostları,iletişimde olduğu insanlar muhakkak vardır. İçinden çıkamadığınız bir durum olduğunda yardım isteyebileceğiniz kişiler var mı hayatınızda? Yoksa  ‘Benim kimseye ihtiyacım yok.Kendi işimi kendim hallederim” diyenlerden misiniz?

Etrafıma baktığımda yardım istenebilecek insanların sayısı o kadar az ki.Her türden insan var bu camiada. Kimisi seve seve yardım etmekte,kimisi ise size cevap vermemekte. Çıkara dayalı ilişkilerin maksimum olduğu bir zamandayız.

Tabi ki herkes aynı değil ancak insanlar zamanla bilgiyi paylaşmaktan yoksunlaşıyorlar. Bu camia içerisinde bilginin hoşgörü çerçevesinde aktarıldığı ortamların sayısı keşke daha fazla olsa. Bence akademisyenlik gönül işi. Kişi ne kadar işini sevip, saygı duyuyorsa  ondan yardım isteyen insanın halini anlaması bir o kadar kolay oluyor.

Geçenlerde kuzenimden  ve  bir arkadaşımdan bir şey rica ettim. Bir üniversitenin kütüphanesinden daha önce yayınlanmış bir bildirinin kopyasını istedim. Bana geri dönüşleri ikisinin de olumsuzdu. Eğer onların yerinde ben olsaydım ve bir arkadaşım böyle bir şey rica etseydi ne yapıp eder o bildiriye ulaşırdım.

Yukarıda anlattığım basit bir örnek. Sizler neler yaşadınız ve daha neler yaşayacaksınız, kim bilebilir.

Sizden yardım isteyenler olursa  elinizden geleni yapmaya çalışın. Gün gelir sizin de başınızın sıkıştığı durum olabilir ve siz yardım istemek durumunda kalabilirsiniz.

Bilginin paylaşıldıkça çoğaldığı yarınlara umutla…

       

Yorumlar

  1. Şukela Mukela diyor ki:

    Kötü her zaman kötüdür akademisyen olması şart değil. Allah böylelerinden uzak tutsun onlar mutlu olamazlar bırakın mutsuzlukları ile baş başa kalsınlar 🙂

  2. Someone diyor ki:

    Çıkarla, bencillikle, çekememezlikle ne alakası var anlamadım. Belki de insanların işi vardır yahu. Kuzeninizle arkadaşınız işini gücünü bırakıp akademisyen olarak sizin yapmanız gereken araştırma işini sizin yerinize yapmak zorundalar mı? Ben Ankara’da yaşıyorum mesela. Ankara dışında ne kadar arkadaşım varsa (sadece böyle sizin gibi bir işleri olduğu zaman) sürekli arıyorlar. Sana şu belgeleri göndersem benim adıma gidip şuraya başvurur musun? Benim adıma bilmem hangi bakalığa gidip şunu sorar mısın? Benim üniversiteme gidip benim adıma öğrenci belgesi ve transkript alır mısın? Benim eskiden çalıştığım bilmem hangi bakanlığa gidip ordan şu belgeyi alır mısın? Peki ben kendi işimi ne zaman yapacağım?

    1. The Korhan diyor ki:

      Korkma işinden de olmazsın! Dünya senin gibilerinin yüzünden egoist.Hiç kimse kimseye senin gibi üfürük sebeplerden dolayı yardım etmesin.Peh ne biliyorsun belki işi vardır demekten basit bir sebep olamaz.

  3. AnyOne diyor ki:

    Sanırım akademisyenliğe atılalı çok uzun zaman olmadı. 🙂 Yadırgadığınız Bu durum malesef sadece bizim ülkemize ya da bizim kültürümüze ait bir hadise değildir. Bilim tarihi boyunca bizim hayatlarını okuduğumuz incelediğimiz ilham aldığımız dahi beyinler dahi böyle şeyler yapmış ve yapmaktadırlar. Bilim elbette kimsenin malı değil. İşin ilginci bulduğumuz şeylerde bizim sadece “bulduğumuz” şeyler yarattıklarımız değil. Burada bilim felsefesine çok girmek istemiyorum ancak bu konudaki kitapları ve bilim tarihi ile ilgili metinleri okursanız bu konudaki tartışmaların çoook uzun zamandan beri geldiğini bilimin felsefesi üzerine çok fazla şeyin yazılıp çizildiğini, bilim tarihi içerisinde de çalmaların, saklamaların, çarpıtmaların, ön kesmelerin oldukça fazla da olduğunu söylemek lazım. Sonuçta bilim insanı dediklerinizde “insan” . Ruh yapısı karakteri, huyları aynı diğer insanlar gibi. Herkesin ihtirasları ve buna bağlı hayalleri var. Ancak bizim meslekte sanırım bu biraz daha fazla. Meslekte 15 yılını devirmiş bir bilim insanı olarak başıma gelenler ve yaşadıklarım oldukça ürkütücü. Ve benim gibi bir sürü meslektaşımın olduğuna da eminim. Yapmadım mı ?. Kesin yapmışımdır bende 🙂

    Çekememezlik, kıskançlık, bilgi saklama, çarpıtma, çalma gibi konular malesef bu mesleğin cilveleri. Sonuçta mesleki yapıya dikkat ederseniz bu meslek bireysel bir meslek. Aynı avukatlık, doktorluk gibi.. Dolayısıyla başarı bireysel. Ancak biz basketbol antrenör, yönetici gibi icra ettikleri meslekteki başarıları “takım”‘a bağlı olan bir mesleği icra etseydik. Sizin bu şikayet ettiğiniz konular çok büyük bir oranda sanırım yaşanmayacaktı. Çünki bizim başarımızda ne derseniz deyin ama asıl başarılı olup olmamak “tamamen size ve stratejilerinize” bağlı 🙂

    Toparlarsak; Bu işin cilvelerinden bir tanesi de budur. Bunun dünya da bilim yapan herkesin başına geldiğini bilin. Ancak bunun dozu elbette insandan insana kültürden kültüre ve şansından dolayı farklı olabilir olmuştur. Bununla yaşamaya alışın ve kafanıza fazla da takmayın 🙂 Bu sizden öncede vardı sizden sonrada olacak.. 🙂

  4. mkbl diyor ki:

    Kısa olan hayatta bu kadar bencil olmak niye daha geçenlerde dersimize giren bir akademisyen hoca bu hayatta bu konularda bencil olmalısınız dedi. Şaşırdım neden bencil olmalıyız ki bilgi hepimizin değil mi ?Nedir bu akademisyenlerin bencillikleri ve de hiç gülmeyen yüzleri..

  5. k diyor ki:

    Hoca, akademisyenliğin salt memurluğa dönüştüğü bir ülkede yaşıyoruz. Bilgi, araştırma, paylaşma, yeni bir şeyler yaratma, yazma çizme ve bunları insanlarla paylaşma dürtüsü ve heyecanı yerine; tüm bunlarsız, bu kişiler statü ve makamlarını yükseltme, daha çom maaş alma ve daha çok saygı duyulma peşindeler. Doğal olarak içerik değil, biçim önemli hale gelmiş artık. E böylesi bir at yarışında kendi çıkarları ve hırsları için koşturan ünsanların, sizinle bir şeyler paylaşması pek olası değil. Ben de aynı şeyi yaşıyorum. Hatta komik bir örnek vereyim. Geçenlerde asistan bir arkadaşa okuduğu ve elindeki 4 yazarlık derleme kitabın içinde bir yazarın olup olmadığını sordum işime yarayacağı için, yok dedi. Konu itibariyle allah allah nası olmaz diye gittim kitabı satın aldım baktım ki kitabın neredeyse yarısı sorduğum adamın makalesinden oluşuyor. Yani bunları bile hesap ediyorlar.

Yorum Yaz