reklam
Akademik Personel | 24 Ocak 2017, Salı

Akademik Kariyerden Vazgeçip Solucan İşine Girdi

13 Şubat 2016
Akademik Kariyerden Vazgeçip Solucan İşine Girdi
       

Akademik kariyerden vazgeçen 30 yaşındaki Umut Kuruüzüm, Aydın’ın Yenipazar İlçesi’ndeki küçük arazisinde solucan gübresi üretmeyi seçti. Kariyer kavramını “mutlu olduğun işi yapma” olarak nitelendiren Kuruüzüm, her geçen gün yaptığı işten daha fazla keyif aldığını söyledi.

Boğaziçi Üniversitesi’nde işletme, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler bölümlerinden mezun Umut Kuruüzüm, çoğu kişinin peşinden koştuğu iş ve akademik kariyeri bir kenara bıraktı. Yenipazar’ın Çulhan Mahallesi’nde kendisine ait 10 dönüm arazide zeytin ve turunç ağaçları bulunan Kuruüzüm, verimi artırmak için doğal solucan gübresi üretimine başladı. Kilosu 2.5 lira olan solucan gübresinin toprağın verimini yüzde 40 artırdığını söyleyen Kuruüzüm, bu işe nasıl merak saldığını şöyle anlattı:

İNGİLTERE’DE DOKTORA YAPTI…“Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenciliğim sırasında okuduğumuz siyasi metinlerden ekolojiye, sürdürülebilir kalkınmaya ve permakültüre merak salmaya başlamıştım. Mezun olduğumda herkes gibi kariyer planlarım vardı. Prestijli bir işe girmem gerekiyordu. Bu yüzden toprakla ilgili bir şeyler yapmaya cesaret edemedim. En sonunda bir bankanın teftiş kuruluna girdim. İki sene kadar çalıştım. Sonra mutsuz oldum ve istifa ettim. İstifa ettikten sonra devlet bursuyla İngiltere’de London School of Economics’te (LSE) doktoraya başladım. Londra’da inanılmaz bir geri dönüşüm kültürü vardı ve ben de bu kültürden çok etkilendim. Bu dönemde az çok geri dönüşümle ilgili kitapları da okumaya başladım. Toprakla uğraşmak için cesaret geldi. Evimde solucan beslemeye başladım. Ufak fanuslar içerisinde neler yaptıklarını yakından görme fırsatım oldu.”

“OYSA KARİYER MUTLU OLDUĞUN İŞİ YAPMAKTIR”Yeni neslin tarımı ve toprağı bir değer olarak görmediğinden bahseden Kuruüzüm, “Herkes maaşlı masa başı bir iş istiyor ve buna da kariyer diyor. Oysa kariyer mutlu olduğun işi yapmaktır. Bana da soruyorlar ‘senin solucanla ne işin olur’ diye. Gülüyorum bazen içimden. Bu işin ne kadar keyifli, yaratıcı ve geleceği olan bir uğraşı olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Biz bu işe başlayalı yaklaşık 8-9 ay oldu. Gün geçtikçe daha da keyifli oluyor. Şu anda ufak bir organik gübre atölyemiz var. Bizim için burası bir okul gibi. Yenipazar pidesi yediğimiz günlerin birinde olur mu olmaz mı derken denemeye karar verdik ve 30 bin kadar Kırmızı Kaliforniya Solucanı’yla ufak bir üretim atölyesi kurduk. Şimdi 250 binden fazla solucanımız var ve Eylül 2016 tarihi itibariyle yaklaşık 2 milyon kadar solucanımız olacak. Mutlu insan her şeye sahip olan insan değil, sahip olduklarını hiç kaybetmeyecek kadar çok sevendir” dedi.

SOLUCAN GÜBRESİNİN ÖNEMİ…
Herkesin kendi gübresini üretebileceğinin altını çizen Kuruüzüm, “Biz kendimize yetecek kadar gübre üretiyoruz ve organik tarım yapıyoruz. Çiftçiler kendi gübre ihtiyaçlarını kendileri karşılayabilir ve bu sayede yüzde 40 daha fazla ürün elde edebilirler. Kimyasal gübre kullanmaktan kaçınmalarını tavsiye ediyorum. Kimyasal gübrelerden başlarda iyi bir sonuç alınmasına rağmen daha sonra topraktaki verim azalıyor. Bu yüzden solucan gübresinin önemi her geçen gün artıyor. Topraktaki organik gübre miktarı düştüğünde sürdürülebilir bir sonuç almamız mümkün değil” dedi.

40 YILLIK ÇİFTİLER ONLAR ÖĞRENİYOR 
Kuruüzüm’e yardımcı olan çiftçi Mehmet Çobanoğlu (60), solucan gübresi üretmeyi yeni öğrendiğini belirterek, “Kırk yıllık çiftçilikle uğraşıyorum. Tecrübelerim tabii ki var ama bu iş için yurt dışından kitaplar sipariş ettik hep birlikte okuyup öğreniyoruz. 10 dönüm kadar arazimiz mevcut ve amacımız kimyasal gübre kullanılan bu araziyi önce iyi tarım ilkelerine göre dönüştürmek daha sonra da organik tarıma geçmek” diye konuştu.

Kaynak: Milliyet

       

Yorumlar

  1. symo++ dedi ki:

    başlığa bak önce bi maşallah ,sonra beddua gelecek inşallah!..

    yahu akademik kariyer dediğiniz ney ki..bikere balık baştan nkokar..senin eğitimin ilk ve orta ayağını çürüttün..bazı mülakatlartda var ya hiç ciddiyetten eser yok. pişkin pişkin konuşmalar cabası..yükseköğretim kısmında ne bekliyosun ki..bikere şu anda avm den çok üniversite vardır ,bilip bilmeden heryere bi üniversite..peki sen kaç kişiye istihdam sağlayabiliyorsun bunu soran var mı?? ,yani üst birimdede çok bişey beklemesin lütfen kimse hani gerçekleri görsün ,ben iü mezunuyum onunki kadar yüksek puanla almıyo bizm okul ama bence kalitesi iyi fakat bence o adam çok da hata yapmamış ,tezli programdaki 2 tane profesör peşimden koşturacak nerdeyse..bende okumak devam etmek istemiyorum bunlarında hoıcasına sordum yani tez danışmanıma dedim ki..” bakın lisasnta çok çalıştım hemde inek gibi..ama atanamadım 2-3 yıldır..doktora bitiminde benzer yada aynı durum olur mu diyorum ..cevap yok..ee en güzel yıllarım boş geçse bile daha iyi diyorsun ..memlekete zaten düşünen lqazım değil ki burası artık akp krallığı cumhuriyet falan da yok bu ülkede kimse kendini kandırmasın..

  2. emrah dedi ki:

    yıllarca ne istediğini bilmeden yaşamış, çaba göstermiş. olsun yine de kazanımları kendinde saklıdır. geç de olsa mutlu olduğu işi bulması iyi bir örnek.

Yorum Yaz