reklam
Akademik Personel | 22 Ocak 2017, Pazar

45 Üniversite Hastanesi Ciddi Borç Batağında

29 Nisan 2016
45 Üniversite Hastanesi Ciddi Borç Batağında
       

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Gümüş, “Üniversite hastanelerimizin çok önemli sorunları, ciddi ekonomik sorunları var. Şu anda 45 üniversite hastanesi, ciddi borç batağı içinde”

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, 4-5 yıl sonra hekim sayısının 160 bine ulaşacağını belirterek, “Türkiye’de 160 bin hekimden sonrası ‘hekim işsizliği’ demek. Yeniden bunun değerlendirilmesi, tıp fakültelerindeki kontenjanların peyderpey azaltılması gerekiyor.” dedi.

Gümüş, Avrasya Üroonkoloji Derneği ve Türk Üroloji Derneğince Uludağ Üniversitesi (UÜ) Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Avrasya Üroonkoloji Bahar Kongresi” kapsamındaki “Prostat Kanseri ve BPH” konferansının açılışında yaptığı konuşmada, hekim istihdamının sağlanması konusunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bu yıl tıp fakültelerinden 8 bin 500 kişinin mezun olacağını bildiren Gümüş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İki yıl sonra da 12 bin hekim mezun olacak. Bu şekilde 4-5 yıl sonra 160 bin hekime ulaşıyoruz. Türkiye’de 160 bin hekimden sonrası ‘hekim işsizliği’ demek. Yeniden bunun değerlendirilmesi, tıp fakültelerindeki kontenjanların peyderpey azaltılması gerekiyor. Üniversiteler, almak istiyorlarsa da yabancı öğrenci alarak, kontenjanlarını doldurmalı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile bunları değerlendiriyoruz. Biz çalışmalarımızı yaptık. Bakanlık, 2023-2071 vizyonunu çalıştı; ne kadar hekim ne kadar hemşire olacak. Türkiye’nin açığı kapattıktan sonra hızlı bir şekilde sayıları azaltması lazım.”

– “45 üniversite hastanesi ciddi borç batağında”

YÖK ile üniversite hastanelerinin sorunlarını dikkate alan bir çalışma başlattıklarını anlatan Gümüş, şöyle devam etti:

“Üniversite hastanelerimizin çok önemli, ciddi ekonomik sorunları var. Şu anda 45 üniversite hastanesi, ciddi borç batağı içinde. Bunlarla ilgili devletin en üst mekanizması, Maliye Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve YÖK’ün olduğu bir çatı altında çalışıyoruz. Üç ay sonra üniversite hastanelerimizin hem eğitim hem de ekonomik anlamda kalkınmasını sağlayacak bir çalışmayı ilan edeceğiz. Burada üniversite hastanelerimizin kendi döner sermayelerinden eğitimi sübvanse etmelerinin kaldırılması gerekiyor. Döner sermayeyle bir ameliyat yapıyorsunuz, Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) alınan ücretle eğitimin, her türlü araştırmanın sübvansiyonu, bir sürü diğer tazminatların alınmasının kaldırılmasını ifade ettik. Üniversite hastanelerimize inşallah üç ay sonra yeni bir eylem planıyla yeni bir yol haritası çizilmiş olacak.”

Gümüş, bir hekimin doğu bölgesinde klinik kurup 3 yıl sonra orada bir yardımcı doçent yetiştirdikten sonra kadro yerine dönmesini sağlayacak kanun düzenlemesini hazırlamaya devam ettiklerini, bu düzenlemenin önümüzdeki ay TBMM’ye sunulacağını açıkladı.

“Özellikli organ nakli yapan hekimlerin döner sermaye tavanlarını 2 katına çıkarıyoruz.” diyen Eyüp Gümüş, bunu sağlayacak düzenlemeyle ilgili Maliye Bakanlığı ile mutabakata vardıklarını, organ nakli hekiminin büyük meşakkat ve emeğinin karşılığını vermeye çalışacaklarını vurguladı.

– “5 milyarlık tıbbi cihaz alacağız”

Gümüş, şu anda 22 bin aile hekimine bu yıl 5 bin hekimin daha ilave olacağı belirterek, şunları kaydetti:

“Sağlık endüstrilerini kullanıyoruz. Bunların bedelleri çok yüksek. Sadece ilaca ödediğimiz para, şu anda 19,5 milyar, 2015’te. 2016 bütçesine baktığımızda bu 21 milyara doğru gidiyor. Sağlık Bakanlığı olarak, 5 milyara yakın tıbbi sarf malzemesi kullanıyoruz, Bunların Türkiye’de imaline yönelik bir çalışma başlatıldı. Sağlık Endüstrisi Yönlendirme Kurulu Başkanlığı kuruldu. Bununla ilgili de çalışıyoruz. Özellikle şehir hastaneleri açarken 5 milyarlık tıbbi cihaz alacağız. Türkiye şuan, dünyanın 3 yıl içinde en fazla hastane yapan ülkesi.”

Anadolu Ajansı

       

Yorumlar

  1. Cem Cebir dedi ki:

    Yine zirtopozun teki pirtopat laflarla zartlaya zortlaya hekimlerin maaslarina takmis zittttirik aklini… Kafaniz basaydi da hekim olup o maaslari alaydiniz. Kiskanmayin bre! Heh! Hooh! Cusss!

    1. ali dedi ki:

      Herkes Tıp kazanana kadar girsin arkadaşlar, ne diye başka mesleklere gideceksiniz ki devletimiz bu alanlara daha çok değer veriyor ki maaşları da genelde daha yüksek. Kafanız basıyorsa sakın hukuk okumayın, sakın mühendis olmayın ne gereği var Cem Cebire göre öyle. Tıppa gidenlerin yarısı eski mezun olması da başkalarının da Cem Cebir gibi düşündüğünü gösteriyor. Merak etme herkes senin gibi Cem Cebir, arasıra biri der ki yeni birşeyler bulmalıyız,teknoloji de ileri gitmeliyiz ithal cihazlara teslim olmamalıyız bunun için en iyileri buraya gönderelim,senin gibi biri de çıkar der ki Yine zirtopozun teki pirtopat laflarla zartlaya zortlaya hekimlerin maaslarina takmis zittttirik aklini… Kafaniz basaydi da hekim olup o maaslari alaydiniz. Kiskanmayin bre! Heh! Hooh! Cusss!
      Böyle ileri görüşlü olamayanların faturasını da başkalarına olan bağımlılıklarımızla ödüyoruz. Umarım birgün düzelir.

      1. ali dedi ki:

        İnsanları genellemek tabiki haddime değil ama bu yaygın anlayış çok yanlış bir anlayış. Biraz da tıbbi cihaz yap Türkiye’de sağlık alanında %85’i ithal ürünler kullanıyoruz. İthal etmediğimiz o %15 ‘in büyük bir kısmı da şırınga gibi şeyler. Sen bundan sıkılmıyor olabilirsin Cem Cabir ama sıkılman gerekiyor. Kafan basıyor da durum böyle basmasa ne olacak. Teşekkürler

  2. ali dedi ki:

    Efendim hekim işsizliği için naçizane bir tavsiye.
    Pratisyen Hekime 5 000 TL den fazla maaş,
    Aile Hekimlerine 6 000 TL den fazla maaş,
    Araşt. Görevlisi Hekimlere 6 000 TL den fazla maaş,
    Uzman Hekimlere de 8 000 TL den fazla maaş,
    Cerrahi branşlardaki hekimlere de 10 000 TL den fazla maaş
    verilmesse borç oranında ciddi bir düşüş olur. Zira bu miktarlar da Türkiye şartlarında kişiyi yoksul duruma düşürecek miktarlar hiç değil. Hekimlik kesinlikle özel bir meslek ama aşırı maaşlar alabiliyorlar. Devletin menfaati için hekimlik mesleği örneğin bir mühendislik, kaymakamlık, öğretim üyeliği daha altta görülüyorsa herkes bu ösym sınavlarını en az dört beş defa deneyip Tıp Fakültesine yerleşip 6 yıl okumalı o zaman. Zira diğer türlü de hayat şartları hiç de kolay değil,Menfaat olayı başka ama Ösymye giren gençlerin ilk on bininin büyük çoğunluğunun bu fakültelere gitmesi, mühendislik,temel bilimler gibi fakülterinin puanlarını düşürdüğü istatisklerden yararlanılarak görülüyor. Günümüzün rekabetçi dünyasında Japon hükümeti halkı mühendislik fakültelerine yönlendirmek için sosyal bilimler fakültelerini dahi kısıtlama gereği duyarken bizim ülkemizde mühendislik gibi diğer branşların önemi de artırılması ülkemiz adına güzel bir gelişme olmaz mı ? Arada görülebilir bir basamak olmaksızın herkesin işini severek tatmin olarak yaptığı koşullar sağlanırsa belki de Tıp fakültelerindeki bir çok öğrenci aslında çok iyi olduğu matematikte kendini geliştirmek içim matematik mühendisliğine gidecektir. Bu alanlardaki yoğunlaşma ile son 15 yıldır yapılan teşviklerin karşılığı daha iyi yerini bulabilir. Arge projelerinin nitelikleri de artabilir. Daha ileri teknolojilere bizi götürebilecek ülkemizin yüksek teknoloji ihracatına katkı sağlayabilecek daha yüksek bir potansiyel oluşabilir. En son yapılan, dereceye girip temel bilimlerde okuyanlara yüksek burslar da mükemmel bir şey. Mükemmel arge destekleriniz var ama gençler garanti iş uğruna aileleri çevreleri tarafından okulu 2, 3 yıl uzatma pahasına bu alanlara yönlendiriliyor. Tıp fakültelerimiz çok iyiler, bir bireyin sağlıklı olması manen de çok özel bir konu büyük sevap fakat bu kişiler matematikte,bilgisayarda,fizikte kendini bulacaksa tıpta daha başarılı bir hekim olması daha zor olmaz mı? Bu alanlarda ciddi maaş iyileştirmeleri yapılması gerekmiyor mu ? Hekim maaşlarındada da bir sınır getirilmesi gerekmiyor mu ? Teşekkürler.

Yorum Yaz